‘Türk Halk Müziği, halkın sesidir’
13 Kasım 2016 11:14

‘Türk Halk Müziği, halkın sesidir’

Gölcük Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği Koro Şefi Kamil Kudret Dağlı ile sanat geçmişi ve Türk Halk Müziği korosu hakkında bir röportaj yaptık. Şef Dağlı, “Türk Halk Müziği, halkın sesidir’” dedi

Gölcük Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği Koro Şefi Kamil Kudret Dağlı ile sanat geçmişi ve Türk Halk Müziği korosu hakkında bir röportaj yaptık. Dağlı, bizlere müzik geçmişi ve koro çalışmaları ile ilgili bilgiler verdi, koroya katılmak isteyenlere de önemli tavsiyelerde bulundu.

Kamil Kudret Dağlı kimdir?

1962 yılında İstanbul’da doğdum. TRT’nin değerli bağlama sanatçılarından, İstanbul Radyosu ilk bağlama sanatçısı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı öğretim üyelerinden Orhan Dağlı’nın oğluyum. Evli, bir çocuk babasıyım. İlk ve orta öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. 1982 – 1983 eğitim öğretim yılında Tekirdağ Halk Eğitimi Akşam Sanat Okulu’nda Orhan Dağlı adına açılan bağlama kursunda kurs yöneticiliği ve hocalığı yaptım. Bir sonraki yıl (1984-1985) İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nü kazandım. Temel Bilimler Bölümü’nde tezimi, Orhan Dağlı’nın danışmanlığında hazırladığım “Bağlama Metodu” çalışmasıyla vererek 1990 yılında mezun oldum. Yine aynı okulda açılan yüksek lisans sınavına girdim ve yüksek lisans sınavını kazanarak Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde öğrenimime devam ettim. Yrd. Doç. Dr. Şenel Önaldı’nın danışmalığında “Kol Havaları” adlı tezimi vererek yüksek lisans eğitimimi tamamladım. 1987 yılında Elazığ’da yapılan halk eğitim merkezleri arası folklor ve müzik yarışmasında solo (bağlama) çalgı dalında Türkiye dördüncüsü oldum. 1988 yılında Kütahya’da yapılan halk eğitim merkezleri arası folklor ve müzik yarışmasında Kocaeli adına yarıştım ve solo çalgı (bağlama) dalında Türkiye birincisi oldu. 1988 – 1991 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Şef Sayın Adnan Ataman’ın yönetiminde bağlama sanatçısı-öğretim görevlisi olarak çalıştım. 1990 – 1991 yılı içinde TRT İstanbul Radyosu’nda dönemin bağlama sanatçıları ile bir yıl süre ile akitli bağlama sanatçısı olarak çalıştım. 03 Mart 1991 günü meslek hayatıma İstanbul’da müzik öğretmeni olarak başladım. 1994 – 1995 yılları arası askerlik görevini GATA Sağlık Astsubay Okulu’nda müzik öğretmeni olarak yaptım. 1995 yılında asker dönüşü, Kastamonu Merkez İmam Hatip Lisesi’nde görevime devam ettim. Burada 7 yıl çalıştıktan sonra kendi isteğim ile Kastamonu Mustafa Kaya Anadolu Lisesi’ne müzik öğretmeni olarak atandım. 21-23 Mayıs 2000 tarihleri arasında 1. Kastamonu Kültür Sempozyumu’na bildiri sunarak katıldım. Bunlarla beraber, ilk ve orta öğretim kurumları arasında halk oyunları müsabakalarına, kurduğum orkestra ile Türkiye il, grup ve finallerine iştirak ettim. Konservatuarlara ve müzik eğitim fakültelerine doktora, master ve araştırma görevlisi düzeyinde öğrenciler hazırladım. 2004 yılında Ankara’da açılan güzel sanatlar lisesine öğretmen alımı sınavını kazanarak Kastamonu Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ne bağlama öğretmeni olarak atandım. 2004 – 2005 yılında Ankara Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda seçmeli müzik derslerine girdim. 24 Kasım 2006 tarihinde öğretmenlik kariyer basamaklarında yükseltme yönetmeliğine göre Uzman Öğretmen Sertifikası aldım. Bu dönem içinde 7 kez çalışkanlık ödülü ile ödüllendirildim. 2008 yılında Gaziantep Şehit Şahin Lisesi’ne atandım. 2008 – 2010 yılları arasında Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nın Temel Bilimler, Ses Eğitimi ve Halk Oyunları Bölümü’nde bağlama derslerine girdim. Gaziantep Üniversitesi Spor Meslek Yüksekokulu’nda beden eğitimi bölümünde ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde de müzik derslerine girdim. 2010 yılı Ağustos ayında İzmit Halk Eğitim Merkezi Akşam Sanat Okulu’na uzman müzik öğretmeni olarak atandım. Burada halk eğitim korosunu çalıştırdım ve bağlama kurslarını yönettim. Sene sonu gösterileri ve konserleri verdim. 2012 – 2013 eğitim öğretim yılında Kocaeli Hayretin Gürsoy Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’ne ücretli öğretmen olarak girdim. Süleyman Demirel Konser Salonu’nda okul etkinliğinde halk müziği konseri verdim. 14 Ekim 2013 tarihinden itibaren İzmit Halk Eğitim Akşam Sanat Okulu’nun yanı sıra Gölcük Belediyesi Konservatuarı’nın Türk Halk Müziği Korosu’nu çalıştırmaya başladım.

Müzik tutkunuz nereden geliyor?

Müzik tutkumun bu derece büyük olmasında tabii ki ilk önce evde, ailede bir sanatçı babanın olmasından kaynaklanıyor. İsmini sürekli radyodan duyduğumuzda yaşadığımız heyecan tarifsizdir. Bu tanınmış kişinin oğlu olmak aynı zamanda bir şans fakat ben bu şansı lise çağlarımda değerlendirmeye başladım. Nedeni ise spora olan yatkınlığımdan dolayı müziğe biraz daha az önem veriyordum. Lise çağıma geldim ve liseler arası halk müziği yarışmalarına katılıp burada İstanbul ili içinde kazanılan birincilik ve farklı dereceler ile okuduğum lisenin müzik öğretmeni ve müdürünün bu yarışmalardan sonra bizleri okulumuzun bahçesinde yapılan törenlerde, arkadaşlarımız önünde taltif edip ödüllendirmeleri, bende müziğe olan ilginin artmasına ve bir tutkuya dönmesine katkı sağladı. Bu aşamadan sonra müziğe daha fazla zaman ayırıp daha iddialı çalışmalara başladım ve bilindiği üzere lise tahsilimi tamamladıktan sonra İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nı kazanıp akademik eğitim ile taçlandırmayla tahsil hayatımı da başarı ile tamamladım.

Musiki anlamında sizin için önemli unsurlar neler?

Musiki anlamında, yaptığım işimin özüne ve kurallarına bağlı olarak çalışırım. Her sanat kolunda olduğu gibi müzikle ilgili çalışmalarda da iş disiplini ve konuya olan hâkimiyet önemlidir. Bu hareket tarzı öğrenci ve kursiyer konumunda olanları önceleri sıksa da başarılı çalışmaların altında ve arkasında disiplinli çalışmaların neticeleri çok önemlidir. Bunlar bu çalışmaların olmazsa olmazıdır.

Gölcük Belediyesi THM Korosu hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Gölcük Belediyesi Türk Halk Müziği Topluluğu’nun kültürel zenginliklerin geleceğe aktarılması konusundaki çalışmaları desteklemesini çok güzel buluyorum. Katılan koristler, büyük bir özveriyle çalışmaları desteklemektedir. Bu özverili çalışmalar, konsere gelenlerce de büyük bir beğeni ile karşılanmıştır.

Vermiş olduğunuz konserlerde sizi en çok etkileyen ne oldu?

Nerede konser verirsem vereyim, bütün konserler benim için aynıdır. Ama konservatuar topluluğuna ilk defa uzun hava okutacağımı söyleyince topluluğun yüzündeki ifadeyi görmeniz gerekirdi. Bu, topluluk için olmayacak bir şeydi. Fakat benim onlara verdiğim moral ve destek ile beni takip ederek, onları yönlendirerek okuduğumuzda topluluk içinde herkes uzun havayı okumuştu. İşte bu uğraşıda, topluluktaki kişilerin işi ne kadar ciddiye alıp başardıklarını görünce yüzlerindeki sevincin tarifi anlatmak mümkün değil. Çünkü bu uzun havayı amatör bir topluluğa ilk defa okutmanın ve başarmanın mutluluğunu beraber yaşadım. İlk kez bir amatör topluluğa uzun hava okutmuştum ve bu heyecanı da yaşadım. Topluluk, bu çalışmayı konserde başarılı bir şekilde icra etti ve seyircinin de çok ilgisini çekmişti. Ben aldığım taltiflerden ve bu yaşadığım başarılı topluluk çalışmasından dolayı çok etkilenmiştim.

Konserler dışında sosyal projeleriniz, hedefleriniz var mı?

Evet, konserler dışında hayallerim ve de bunları gerçekleştirmek için projelerim olacaktır. Bunlardan birisi bir atölye kurup burada amatör olarak müzikle ilgilenen kişilere yardımcı olmak, bunun dışında farklı Türk müziği aletlerini çalan akademisyen arkadaşlarla bir merkez oluşturmak, Türk müziğini tanıtma anlamında hazırlanacak gerek festival gerek gösteri grupları ile Türk müziği icra eden topluluklarla Avrupa ve daha farklı coğrafyalarda konserler vermek,  düşüncelerim ve projelerim arasındadır. Bunu dışında ahşap enstrüman tamiri ve tadilatı ile tamamen sıfırdan, baştan bağlama imali yapmak isteyenlere kuracağım atölyede yer vermeyi düşünüyorum.

Musikinin  daha da gelişmesi adına yapılması gerekenler nelerdir?

Gölcük’te ilçe genelinde müzik adına yapılması gerekenlerin başında konservatuarın tanıtılmaması ve gösterilerin ilçenin dışına çıkarılmaması, konservatuarlara olan ilgiyi artırmak için bu konserlere farklı ve tanınmış, popüler ses ve saz sanatçılarının davet edilmeme eksiklikleri, ilçede çocuk korosunun oluşu fakat gençlik korosunun ilgi bulamadığından kurulamamış olması, gözle görülen fakat düzeltilebilecek, tamamlanabilecek eksikliklerdir. Bunları düzeltmek için biraz kabuk dışına çıkmak gerekiyor. Yani İzmit ili içerisinde gerek Sabancı Kültür Merkezi’nde gerekse Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapılacak konserler ve bu konserlerin zenginleştirilmesinin sağlanması, konserlere davet edilecek konuk sanatçılar, Gölcük Belediyesi konservatuarının tanınması ve popüler olmasında, topluluğa olan ilginin artmasında çok önemli unsurlar olacaktır.

Repertuar seçiminde neyi göz önünde bulunduruyorsunuz?

Konser çalışmalarımız, yıl içerisinde kış ve bahar konserleri olmak üzere 2 defa yapılmaktadır. Repertuar seçimi ve oluşumunu yaparken her şeyden önce bunu bir kompozisyon olarak görüyor ve buna göre repertuarımı oluşturuyorum. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşan repertuar, genelde ağır eserler ile giriş, daha sonra orta hız ve karakterde herkesin katılabileceği eserler ile gelişme, sonuçta da hareketli eserler ile konserleri sona erdiriyorum. Bu arada eserleri bilmeyenler içinde konser sırasında seyircilerin görebileceği bir yere türkülerin sözlerini slâyt perdesine yansıtarak takip etmelerini sağlayıp konsere olana katılımı daha renkli hale getirdim ve seyircilerden çok memnun kaldıklarını öğrendim. Çünkü seyirciler, bilmedikleri türkülere bu slâyt çalışması ile katılabildiklerini ve çok zevk aldıklarını söyledi.

Koroya yeni başlayacaklara tavsiyeleriniz nelerdir?

Koronun içinde yer alacak her yaş gurubundan katılımcıların müziğin içinde olması, müzikle yaşamaları, onlara pozitif kazançlar sağlayacak, kötü alışkanlıklardan uzak tutacak, duygu ve sevgi yükleyecek, müziğe ve hayata daha pozitif bakmalarına yardımcı olacaktır. Tabii bu arada gençleri de ihmal etmemeliyiz. Bizim en kıymetli değerlerimiz onlar olacaktır. Koroya yeni katılacak katılımcılara tavsiyemiz, her şeyden önce çalışma disiplinine sahip olmak gereklidir. Koroya katılacak arkadaşlarıma tavsiyem, beni veya bir başka şefi, hocayı çok iyi dinlemeli, bıkmadan usanmadan çalışmalara hazırlanmaları gerekiyor. Bugün günümüzde görsel medyadan da istifade ederek repertuar çalışmalarını zenginleştirip koro repertuarını da bu kaynaklardan faydalanarak hazır şekilde koro çalışmalarına katkı sağlayabilirler. Yukarıda söze başlarken bahsettiğim disiplin çok önemli. Önceki yıllarda müzik topluluklarında, bu tarz bir çalışmaya alışık olmadıkları için ilk etapta sıkılabilirler ama çalışmalar ilerledikçe yerli yerine oturdukça keyif alacaklarından eminim. Bu söylediklerimi şu an toplulukta bulunan devamlı arkadaşlarımıza da sorabilir ve öğrenebilirsiniz. Burada biz hiç eğlenmiyoruz, gülmüyoruz zannetmesinler. Bizim de içimizde zaman zaman eğlencelerimiz, yemeklerimiz olmaktadır. Ama biz şunu ayırıyoruz: çalışma zamanı çalışma, eğlence zamanı eğlence.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X