Türk Eğitim-Sen, kontenjanları eleştirdi
18 Nisan 2018 16:45

Türk Eğitim-Sen, kontenjanları eleştirdi

Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, yönetimi ile birlikte, sınavla öğrenci alacak liseler ve kontenjanların açıklamasının ardından bir açıklama yaptı

Türk Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, sınavla öğrenci alacak olan liseler ve kontenjanlarının açıklanmasının ardından konu hakkında bir açıklama yaptı. Başkan Şanlı, yaptığı açıklamada “Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ortaöğretime Geçiş Sistemi kapsamında sınavla öğrenci alacak liseleri ve kontenjanları açıklamasıyla birlikte tartışmalar daha da alevlendi. En başından beri ifade ediyoruz. Resmi eğitim kurumları, nitelikli ya da niteliksiz olarak sınıflandırılamaz. Eğer sınıflandırmaya kalkışılırsa kamu, eğitim hizmetini vatandaşlarına eşit ve adaletli bir şekilde sunmadığını, sınıf farkı gözettiğini, toplumu kategorik hale getirdiğini kabul etmiş olur.  Bu sebeple bu tür ifadeler, fırsat ve imkân eşitliğini tehlikeye soktuğu gibi ileride telafisi imkânsız pek çok sorunun yaşanmasına sebep olabilir” dedi.

 ‘48 İLDE ANADOLU LİSESİ SAYISI YETERLİ DEĞİL’

Başkan Şanlı, açıklamasının devamında “Buradaki sorunların başında, tam 33 ilde sınavla öğrenci alacak bir tane bile Anadolu lisesi bulunmaması geliyor. Anadolu liseleri, akademik eğitim açısından hayati öneme sahiptir. Dolayısıyla her ilde ve hatta her ilçede mutlaka  Anadolu lisesi olmalıdır. Öte yandan 48 ilde Anadolu lisesi var ama sayısı yeterli değil. Anadolu liselerinin sayısı ihtiyacın çok altında kalmaktadır. Bu durum, başarı düzeyi yüksek olan öğrencilerimizin akademik eğitiminin önünü tıkayacak, akademik eğitime darbe vuracaktır. Fen liselerinin kapasite sorunu nedeniyle karşılayamadığı ihtiyacı illerimizdeki akademik başarısı yüksek olan Anadolu Liseleri karşılamaktaydı. Üniversitelerin bilim üreten tıp, mühendislik, bilgi teknolojileri, yazılım gibi hayati önem taşıyan bölümlerinin öğrenci ihtiyacını, bu akademik liselerimiz karşılamaktaydı. MEB’in meslek liselerini teşvik etmek, meslek liselerindeki kaliteyi ve standardı yükseltmek için sınavla öğrenci alacak liseler arasında meslek liselerinin sayısını artırmasını olumlu buluyoruz. Ancak burada da ciddi handikaplar bulunmaktadır. Meslek liselerine verilen kontenjanlar, kapasitelerinin çok altındadır. Meslek liselerinin listeye sadece göstermelik olarak alındığı açıktır. Bakanlığın amacı gerçekten meslek liselerinin önünü açmak olsaydı kontenjan oranlarını öğrenci kapasitesine uygun hale getirirdi” dedi.

 ‘SENDİKAMIZI HİÇBİR ŞEKİLDE TATMİN ETMEDİ’

Sözlerini sürdüren Başkan Şanlı, “Bakan İsmet Yılmaz’ın, sınavla öğrenci alan okul listeleri belirlenirken alınan kriterler hakkındaki açıklaması, sendikamızı hiçbir şekilde tatmin etmedi. Merkezi sınavla öğrenci alacak okulların belirlenme sürecinde mahalli kaynaklardan görüş alınmış mıdır? Yerleşim bölgelerinin sosyal durumları, nüfusu, iş kollarının çeşitliliği, niteliği ve yüzölçümü gibi konularda ARGE birimleri bir araştırma yapmış mıdır? Önceki yıllarda sınavla öğrenci alan ve başarı düzeyi yüksek olan birçok Anadolu lisesinin merkezi sınavla öğrenci alacak okullar arasına girememesinin gerekçeleri nelerdir? Bu sorulara cevap alınmadığı sürece, bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalıdır. Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte itirazların yükseleceğini, birçok öğrencinin istemediği okula gitmek zorunda kalacağını, yüz binlerce öğrencinin mağdur olacağını hep birlikte göreceğiz. Adrese dayalı kayıtta çember denilen nasıl olacağı belirsiz bir sistem ile karşı karşıya kalacak öğrencilerimize 5 tercih dayatması yapılmaktadır. 3 okul türünden 3’er tane olmak üzere toplam 9 okul tercihi sunulacaktır. Ama öğrencilere 5 tercih hakkı verildiği için her halükarda öğrenciler 2 tercihini istemediği okul türünden yapmak zorunda kalacaktır” dedi.

 ‘SİSTEM, SAHTE ADRES BEYANINA DA ZEMİN HAZIRLAMIŞTIR’

Başkan Şanlı, konuşmasını sürdürerek “Sınavla öğrenci alan okulların listesinin açıklanmasının ardından veliler kendince tedbir geliştirmeye başlayacak. Çocuklarını istedikleri okula yazdırmak için semt değişikliğine gitmeye hazırlanan, kiralık ev arayan velilerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bazı okullar için ciddi yığılmalar söz konusu olacaktır. Bu sistem, sahte adres beyanına da zemin hazırlamıştır. Kocaeli’de 1410 öğrenci kapasiteli liselere giremeyen çocuklar, doğal olarak ailesi dar gelirli ise mahallerindeki liseye gidecektir. Mahalledeki liseler, adrese dayalı öğrenci alacağı için sınıflar heterojen özellik gösterecek ve fen lisesini üç soruyla kaybeden çocuk, %60’lık dilime dahi giremeyen çocukla aynı sınıfta öğrenim görmek zorunda kalacaktır. Bu uygulama, nitelikli öğrencilerin kaybedilmesine, yok olmasına ve akademik geleceklerinin ipotek altına alınmasına neden olacaktır. Bu çocukların devlete olan inancı ve bağlılığı zarar görecektir” dedi.

 ‘ÖZEL OKULLARIN ÖNÜ AÇILDI’

Sözlerine son veren Başkan Şanlı, “MEB, yeni ortaöğretime geçiş sistemi ile adeta özel okulların önünü açmıştır. Daha önceleri ekonomik teşvik paketleri ile öğrencileri, velileri özel okullara yönlendiren Bakanlık, bu kez de puan oyunuyla öğrencileri özel okullara yönlendirmektedir. Resmen devlet eliyle özel okul dayatması yapılmaktadır. Devletin her çocuğa ‘Eğitimde fırsat ve imkân eşitliği’ sunma görevi olduğu unutulmamalıdır. Bu liste, anne-babaların dişinden tırnağından artırarak çocuğunu özel okula göndermesine zemin hazırlamaktadır. Peki dişinden, tırnağından bile artıramayan, parası olmayanlar ne yapacak? Fırsat eşitsizliğinin tavan yaptığı ülkemizde, bu durum daha fazla eşitsizliğe prim vermeyecek mi? Türkiye’deki bölgeler, iller, hatta mahalleler arasındaki uçurum ortadan kaldırılmadıkça, tüm çocuklar aynı imkanlara sahip olmadıkça hangi sistemi getirirseniz getirin eğitimde ne başarı sağlayabilirsiniz ne de uluslararası alanda rekabet edebilirsiniz” dedi. n Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X