‘Tromboz en sinsi kalp ve damar hastalığıdır’
21 Ağustos 2019 10:31

‘Tromboz en sinsi kalp ve damar hastalığıdır’

‘Tromboz en sinsi kalp ve damar hastalığıdır’

Prof. Dr. Barlas Naim Aytaçoğlu, Tromboz yani ‘Kan Pıhtılaşmasının’, kalp ve damar hastalıkları içerisinde en sinsi seyreden ve yaşam kaybı oluşturacak kadar ağır sonuçları olabilen hastalıklardan birisi olduğunu belirtti. Kalp ve damar hastalıkları içerisinde en sinsi seyreden ve ölüme sebep olabilen hastalıklardan birisi olan, tromboz hastalığı hakkında, Prof. Dr. Barlas Naim Aytaçoğlu açıklamada bulundu. Prof. Dr. Barlas Naim Aytaçoğlu açıklamasında, Tromboz yani “Kan Pıhtılaşmasının”, kalp ve damar hastalıkları içerisinde en sinsi seyreden ve yaşam kaybı oluşturacak kadar ağır sonuçları olabilen hastalıklardan birisi olduğunu belirtti. Tromboz denilen kan pıhtılaşması ve bundan kopan pıhtı parçalarının bilhassa akciğere gidip solunum yollarının tıkanmasına neden olan emboli olduğuna değindi.

  ‘TROMBOZ AÇISINDAN RİSKİ YÜKSELTMEKTEDİR’

Prof. Dr. Aytaçoğlu “Bu hastalık yalnızca Avrupa’da yılda yaklaşık 500 bin insanın ölümüne neden olmaktadır. Bu rakam AIDS, meme kanseri, prostat kanseri ve trafik kazalarında bir yılda ölenlerin sayısının yaklaşık olarak iki katına eşittir. ‘Venoztromboz’ her yaşta, her cinste ve ırkta eşit şekilde görülmektedir. Bu nedenle bu rahatsızlığa yakalanacak insanların şans dağılımında önemli bir farklılık göze çarpmamaktadır. Ancak, kişilerde bazı yatkınlıkların olması tromboz açısından riski yükseltmektedir” ifadelerini kullandı. 

‘RİSKİN ÖNÜNE GEÇMEK MÜMKÜN’

Risk faktörlerinin düzeltilebileceğini belirten Aytaçoğlu, “Bunların başında da sigara içmemek ve kilo kontrolü gelmektedir. Sigara KOAH’ın da baş nedenlerinden birisidir. Dolayısıyla sigara içmemekle bir diğer risk faktörünü de elimine etmiş oluruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişiler tromboz yönünden son derece dikkatli olmalıdırlar. Hastanelerde uzun süreli yatan ya da söz edildiği gibi önemli cerrahi girişimler yapılan hastalara trombozu önlemek için varis çorabı tedavileri ya da pıhtı olmasını önlemek için kan sulandırıcı tedaviler zaten önleyici olarak yapılmaktadır. Rahatsızlığı evde ya da bir sağlık kurumu dışında başlayan kişilerin ise problemi ciddiye almaları ve zaman yitirmeden hekime başvurmaları hem komplikasyonların önlenmesi hem de problemin ölümcül sonuçlarından korunulması bakımından çok önemlidir” dedi. 

‘ZAMANINDA MÜDAHALE GEREKLİ’ 

‘Venöztrombozun’ karşılaştığımız en önemli komplikasyon olduğunu belirten Aytaçoğlu, “Sıklıkla ölümcül sonuçları olan akciğer embolisi (Pulmoneremboli)dir. Bilhassa diz ve kasık bölgesine kadar uzanmış pıhtıların varlığında pıhtıdan kopan parçalar sağ kalp aracılığıyla pulmoner arter denilen akciğer damarına gider ve orayı tıkar. Kan akciğere ulaşamaz ve dolayısıyla oksijenlenemez. Bu durum aynı zamanda sağ kalp kasında da, artan basınç nedeniyle yetmezliğe neden olur. Hasta ise bu tabloyu göğüste ani başlayan ağrı, nefes almada zorlanma ve hızlı nefes alıp verme ve çarpıntı olarak hisseder. Zamanında müdahale edilemeyen vak'alar neredeyse yüzde 60-75 oranında ölümle sonuçlanır” dedi.  İHA

BENZER HABERLER
X