‘Trabzonluların Atatürk sevdasından bihaberler’
‘Trabzonluların Atatürk sevdasından bihaberler’
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük belediye başkan aday adayı İbrahim İnanç Çakıroğlu, CHP milletvekilinin açıklamaları sonrasında, yaptığı basın toplantısında “Trabzonluların Atatürk sevdasından bihaberler” dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük belediye başkan aday adayı İbrahim İnanç Çakıroğlu, CHP milletvekilinin Trabzonluları Pontus diye nitelendirmesi ve Diyanet İşleri Başkanı’nın Kadir Mısırlıoğlu’na yaptığı ziyaret hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Açıklamada Çakıroğlu’nun yanı sıra MHP İlçe Başkanı Bilal Çakır ve İlçe Yöneticisi İrfan Ayaz da hazır bulundu. MHP Gölcük Belediye Başkan Aday Adayı Çakıroğlu, konu ile ilgili açıklamasında “Geçtiğimiz günlerde Diyanet İşleri Başkanı’nın Atatürk düşmanlığı ile nam salmış Kadir Mısırlıoğlu ziyaretini eleştirmek için basın açıklaması yapan Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Özcan Aygün, bir deli ve meczubu baz alarak Trabzonluları Pontus diye nitelendirme gafletine düşmüştür. Yapılan bu bariz hata, CHP Milletvekili Aygün’ün Türk tarihi, Trabzon tarihi ve Trabzon halkının Türklüğe, Atatürk’e olan sevdasından bihaber olduğunu gözler önüne sermiş ve biz Trabzonluları derinden üzmüştür. Bu üzüntü ile birtakım tarihi gerçeklikleri açıklama gereği duymuş bulunmaktayız. Saka ve İskit Türkleri, Milattan Önce 8. yüzyılda Karadeniz kıyılarına yerleşmiş bir Türk kavmidir. Daha ortada Pontus Devleti yokken bu coğrafyaya yerleşen İskitler’in varlığından bir milletvekilinin haberdar olmaması, bilgi noksanlığı taşıdığının göstergesidir. Akabinde bölgede zaman zaman egemenliğin Rum, Gürcü hanedanlıklarının eline geçmesi, Selçuklular’ın, Danişmentli’lerin ya da Mengücekli beyliklerinin bölgeye devamlı yaptığı akınların varlığını görmezden gelmeye bahane değildir” dedi.
‘TRABZON, EREN BÜLBÜL’DÜR’
Sözlerine devam eden Aday Adayı Çakıroğlu, “Tarih boyunca önemli bir konumda olan Trabzon kenti, şehzadelerin yetiştiği önemli bir şehirdir. Trabzon, Fatih Sultan Mehmet’in 1461’de fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın şehzade olarak yönettiği, batıyı titreten Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu şehirdir. Trabzon, 1912 Balkan Harbi neticesinde Çatalca’ya kadar gelmiş Rus ve Bulgar askerlerine karşı Mehmet Ali Bey ve dönemin Tabakhane Camisi İmamı Arap Hafız ile 500’den fazla Trabzonlu gencin örgütlenip Çatalca’daki saldırıya karşı koymak için gidip sadece 3 kişinin dönebildiği 87. Alay’ın filizlendiği kenttir. Trabzon, 1. Dünya Savaşı devam ederken Of’a kadar gelmiş Rus askerini, bölge halkının oluşturduğu milis gücü ile 22 gün geçirmeyen ve o dönem Anadolu’da İtilaf Devletleri’ne karşı ilk milli direnişin gösterildiği yerdir. Trabzon, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basan milli mücadele kahramanımız Atatürk’ün ‘İlk defa Samsun’a ayak bastığım zaman bana kalp kuvveti verenlerin ilk sırasında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım’ sözlerine mazhar olan vatan evlatlarının şehridir. Trabzon daha 15 yaşında gözünü kırpmadan can veren Eren Bülbül’dür” dedi.
‘87. ALAY’I ANLATAN KAYNAKLARI KENDİSİNE İLETEBİLİRİM’
Çakıroğlu, açıklamasının devamında “Atatürk’ün partisinden vekil olmuş birinin bu bilgilere sahip olmadan Trabzon Öğrenci Yurdu’ndan yurt parası ile ticaret yaptığı için ihraç edilen ilk ve son kişi olan Kadir Mısırlıoğlu adındaki Yunan galibiyetini Türklüğe tercih eden, Atatürk’e hakaret etmekten geri kalmayan, milli yazarımız Mehmet Akif Ersoy’a ağza alınmayacak hakaretler eden bir deliyi muhatap alıp hakaret etmesi, özür ile kapatılabilecek bir durum değildir. Özcan Aygün’e buradan sesleniyorum: 87. Alay’ı anlatan, doğu Karadeniz tarihi ile ilgili bilgi veren kaynaklara sahibim. Kendisine bu kaynakları gönderebileceğimi beyan etmek isterim. Belki bu kaynaklardan öğreneceği bilgiler ile özrünün yetersiz kalacağı ve istifa etmesi gerekliliğini görür” dedi.
‘YAPILAN ZİYARETİN NERESİ İNSANİDİR?’
Sözlerine, Diyanet İşleri Başkanı’nın Kadir Mısırlıoğlu’na ziyareti hakkında konuşarak son veren Çakıroğlu, “Sözlerime son verirken gündemde sıcaklığını koruyan Diyanet İşleri Başkanı’nın ziyareti ile ilgili bir şeyler söylemek isterim. Bu ziyaretin planlı bir şekilde, toplumu kutuplaştırmak adına yapıldığı ortadadır. 10 Kasım’da basında yer bulsun diye 9 Kasım’da yapılan ziyaretin neresi insanidir? Eğer bu ziyaret insani ise Ali Erbaş, üstündeki devletin malı olan cübbeyle mi insaniyet göstermek istemiştir? Ali Erbaş, oraya şahsı adına değil, Diyanet İşleri Başkanı olarak gitmiştir. Cübbesini çıkardığında hiçbir kişiliği olmayan, kişiliğini makamından alan Ali Erbaş, madem insani ziyaret yapmayı seviyordu, neden bir tane şehit yakını ya da gazi ziyareti yerine ülke kurucusuna ve milli değerlere sövmekten zevk alan bir deliyi ziyaret etmiştir? Bunun açıklamasını yapmadan istifa etmesi, en doğru tercihtir” dedi. Erdem ŞENGÜL