Toprak; Dik baş, tok karın, mutlu yarın diyeceğiz
Ülkücü İşçiler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Savaş Toprak, 1 Mayıs İşçi Bayramı hakkında yazılı açıklamalarda bulundu. Toprak, “keşke memur ile işçi ayrımında uçurumlar açılmasa” dedi
Ülkücü İşçiler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Savaş Toprak, 1 Mayıs İşçi Bayramı hakkında yazılı açıklamalarda bulundu. Dernek Başkanı Toprak, yaptığı açıklamalarında “İnsanoğlu asırlardır tabiri caizse ekmek parası uğruna çalıştı, didindi durdu. Ekin ekti çiftçi oldu, kamu hizmeti yaptı memur oldu, halka ürün ve hizmet sundu esnaf oldu ama en önemlisi en ağır işlerin sorumluluğunu alarak; yeri geldi bin metre toprak altına indi maden çıkardı, yeri geldi 100 metre yüksekliğinde iskelede sıva yaptı işçi oldu. Memura devlet güvencesinde dediler, esnafa kendi işinin patronu dediler ama nedense işçiyi hep küçümsediler. Ne iş garantisi oldu, ne emeğinin değeri ne de aldığı ücretin bereketi. Bugün en düşük memur maaşı 2 bin 114 lira olarak belirlenirken; işçinin ki asgari ücret oldu. (949,07 TL). İki işçi bir memur edemedi. Bu ithamımızda memurlarımızı rencide etmek gibi bir amacımız kesinlikle söz konusu değildir. Ne onların aldığı maaşta ne de yaptıkları işte kesinlikle gözümüz yok. Gönül ister ki onlar da muasır medeniyet seviyesindeki mevkidaşları gibi 2 Bin 500-3 Bin Euro maaş alsalar. Ama yine orda ki gibi sözde değil özde adil düzen ile fark olmasa meslekler arasında. Uçurumlar açılmasa memur ile işçi ayrımında” dedi.
‘BAYRAM DEDİĞİMİZ GÖNÜL COŞKUSUDUR’
Toprak, “Kapitalist düzen öyle bir işledi ki halkımızı inceden inceye yıllardır. Tüm yıl aramaktan imtina ettiğimiz, bir tatlı sözü esirgediğimiz anamıza, anneler gününde hediye aldık, maalesef son zamanlarda senenin her günü esefle izlediğimiz kadın terörünü yaşarken, kutlayıverdik senede bir gün dünya kadınlar veya sevgililer günü. Halbuki her sabah kalktığımızda gereken değeri versek sevdiklerimize ne gerek var böyle özel günlere. Derler ya tabiri caizse ‘deliye her gün bayram’. Yaşasaydı güzel anam; benim için olurdu her gün gerçek bayram.’ Elbette bu konunun 1 Mayıs’la ne ilgisi olduğunu düşüneceksiniz. Fakat bayram dediğimiz şey gönül coşkusudur, mutluluk ve duygu selidir. Aldığı ücret ile akademik kariyerde Nirvana yapmış profesörlere taş çıkartan bir hesap kabiliyeti olan işçi kardeşimde, 950 TL ile kira, fatura, mutfak ve diğer giderler arasında bermuda şeytan çokgeni kaosunu yaşayan emektarımda, aynı masada çalıştığı, aynı işi yaptığı fakat statüsü memur olduğu için yaz tatili planları yapan arkadaşının karşısında geleceğinde çıkmaz sokak kabusu gören sözleşmeli kardeşimde ne gönül coşkusu kaldı ne de duygu seli” dedi.
‘İŞÇİLERİMİZİN HOR GÖRÜLMEDİĞİ BİR BAYRAM TEMENNİ EDİYORUZ’
Toprak, “İşin en acı boyutu ise muhtemelen işçi kardeşlerimize bu hayatı yaşatan ve layık gören siyasi irade bu akşam işçilerimizin bayramlarını kutlayarak methiyeler düzecek kardeşlerimize. Olmaz ya açsalar meydanları; doldursa işçiler tüm alanları bağırsalar avazları çıktığınca; İşçiyiz haklıyız kazanacağız’ diyerek. Sevgili işçi kardeşim. Kesinlikle haklısın. Kazanmalısın. Lakin hep birlikte yaşadık, gördük; avaz avaz bağırana değil; usul usul götürene hak veriyorlar. Çalıştıkça değil çaldıkça itibar ediyorlar. Bizlerse bu durumda ne yapacağız, sessiz çığlığımız ile sandıkta slogan atacağız. ‘Dik baş tok karın mutlu yarın’ diyeceğiz. Sokakta bayramına biber gazı ile müdahale edenlere sen sandıkta müdahil olacaksın. Siyasetin tüccarına değil; Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyene vereceksin oyunu. Tüm bu duygu ve düşüncelerimizle işçilerimizin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutluyor ve işçilerin kötü muamelelere maruz kalmadığı, hor görülmediği bir bayram temenni ediyoruz” dedi.