‘Toplumun tüm fertleri duyarlı hale gelmeli’
25 Eylül 2019 14:55

‘Toplumun tüm fertleri duyarlı hale gelmeli’

6. Uluslararası Deprem Sempozyumu’nda konuşan Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, “Özellikle toplumun tüm fertleri bu konuda duyarlı hale gelmelidir. Herkesin mutlaka yapacağı bir şeyler var” dedi


Kocaeli Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Yalova Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Düzce Belediyesi,  AFAD, MARKA, MÜSİAD ve Kocaeli Ticaret Odası işbirliği ile düzenlenen ‘Kocaeli ve Düzce Depremlerinin 20. Yılına Özel Sempozyum’ konulu 6. Uluslararası Deprem Sempozyumu The Ness Otel’de başladı. Sempozyuma; Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Büyükşehir Belediye Başkanı Doç Dr. Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Vali Yardımcısı Dursun Balaban, İlçe Kaymakamları, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Aslan, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik, AFAD Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Nurlu, daire müdürleri, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Salim Tekoğul ile Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Azerbaycan, Yunanistan, Lübnan, Cezayir ve ülkemizden 300 akademisyen katıldı. Sempozyumda 1999 yılında bölgemizde deprem çalışmalarında bulunmuş seçkin akademisyenlerin yanı sıra, inşaat mühendisliğinin önde gelen isimleri ile birlikte afetlerde etkin çalışan yardım kuruluşlarının temsilcileri de katılıyor. Geçmişten geleceğe Kuzey Anadolu fayı, güvenli şehirler, dirençli toplum, sismik riskler ve güvenli şehirler için mühendislik çalışmaları gibi konuların ele alındığı paneller deprem gerçeğine ışık tutacak.

‘ÜLKEMİZDE 10 YILDA BİR YIKICI DEPREM’

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan KOÜ Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof Dr. Fadime Sertçelik, “Türkiye dünyanın en aktif faylarının üzerinde bulunuyor. Ülkemiz bu nedenle yoğun ve farklı fay sistemlerinin bir arada olduğu nadir ülkelerden biridir. Yaklaşık 10 yılda bir yıkıcı bir deprem olmaktadır. Ülkemizde cumhuriyet tarihinde oluşan en büyük deprem 1939 yılında Erzincan’da olmuştur. 1999 yılında ise sadece 87 gün arayla 17 Ağustos Kocaeli Gölcük ve 12 Kasım Düzce depremleri olmuştur” açıklamasında bulundu.

SORGULAMAMIZ GEREKTİĞİNİ HATIRLATTI

Sertçelik konuşmasının devamında, “17 Ağustos 1999 sabahı Türkiye deprem gerçeğine uyandı ve bu gerçek her açıdan kendimizi sorgulamamız gerektiğini hatırlattı. Bu süreçte yönetsel olarak bazı kurumlar açıldı bazı kurumlar kapandı. Kocaeli ve Marmara Bölgesi oluşacak yeni bir depreme hazır olmalıdır. Olası bir depremde en az zarar görecek yerlerden birisi Kocaeli’dir. Biz bu depremi yaşadık ve acıları hala hatırımızdadır. Kocaeli bu depremlere her zaman hazır olmak durumundadır. Biz akademisyenlere düşen görevi her zaman yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘BİLİM NESNEL VE SOMUT BAKMAK ZORUNDA’

Ardından konuşan Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Genç, “Depremin üzerinden 20 sene geçti. Üzerine çok şeyler söylenebilir. Büyük afetler toplumlar üzerinde derin izler bırakabilir. Ancak bilim dendiğinde başka bir yöntem akla gelir. Çünkü bilim nesnel ve somut olarak bakar. Öyle de bakmak zorundadır. 100 yıl önce bin yıl önce depremin izahı yoktu ama bugün var. Dün depreme dayanıklı bina yapılamıyordu fakat bugün yapılabilir. Bilim insanları yeni teorileriyle depremin anlaşılmasını sağlamak üzere deneysel çalışmalar yapıyorlar” diye konuştu. 

‘EKSİKLİKLERİ SORULAMAMIZ GEREKİYOR’

Sonrasında kürsüye gelen KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, “Kocaeli ve Düzce depremlerinin 20’nci yılına geldiğimiz şu dönemde geçen süreci nasıl değerlendirdiğimiz çok önemlidir. Her öğrencinin karne alması gibi bizler de doğanın, evrenin bir öğrencisi olarak yer alıyoruz. Bu sistemi yaratan, insana aklı da vermiştir. Deprem gerçeğinin şahsım adına önemli bir yeri vardır. Ülkemizin özellikle 1999 depreminin içerisinde bulunduğu gerçekleri biraz açmamız gerekiyor. Fay hattına düşerek yalnızca 1 kişinin öldüğünü biliyorum. O 1 kişi dışında 20 bin kişi yaşamını yitirdi ve bu 20 bin ölümün neden olduğunu, hangi eksikliklerden kaynaklandığını sorgulamamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘İÇİMİZDE YAKINLARINI KAYBEDENLER VAR’

Prof. Dr. Hülagü konuşmasının devamında, “Planlı bir kentleşmenin önü açılmalı, kentleşme ve yapı güvenliği bilimin ön gördüğü şekilde gerçekleşmelidir. Bu çerçevede her konunun çözümünün olacağına inanıyorum. İçimizde yakınlarını, evlatlarını kaybeden çok insanımız var ve acılar çok büyük. Ben 1967 Varto Depremi’nde çocuktum ve Erzurum’da sokaklarda yattığımızı hatırlıyorum. Ancak 1999 Gölcük Depremi’ni gördükten sonra o günleri de daha net hatırlıyorum. Akademik toplantıların yapılması oldukça güçken, özellikle Kocaeli Büyükşehir Belediye’miz bu konuda her türlü desteğini sürdürüyor. Böyle önemli bir konu üzerinde düzenlenen sempozyum içerisinde yer alan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” sözlerini kullandı.

‘DALGALI DENİZDE YÜRÜMEYE ÇALIŞMAK GİBİYDİ’

Prof. Dr. Hülagü’nün ardından konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “Bu konuda özeleştiri yapmakta fayda görüyorum. Biz her zaman güzel toplantılar yapıyoruz, konuşuyoruz. Ama sonuç kısmını bir türlü tamamlayamıyoruz. Depremden önce yapılacak işler belli. Binaların, zeminin dayanıklılığını arttırmak için çalışmamız gerekiyor. Şu anda elimizde bir simülasyon olsa ve burada 6 şiddetinde bir depremi gösterecek olsak, eğitimli insanlar bile yanlış tavırlarda bulunabilecektir. 1999 depremini ben de yaşadım. Uyumuyordum. Bir odadan diğer odaya geçene kadar adeta dalgalı bir denizde yürümeye çalışmak gibiydi. Benim yaptığım şuydu, köşeye gidip ayakta durmak. Biz eşimle birlikte iki eğitimli insanız fakat deprem anında yine de yanlış olan tavrı gösterdik” dedi.

‘DEPREME EN HAZIRLIKLI OLANLAR ASKERLERİMİZDİR’

“Akademik bilgiler teorik olarak kalıyor” diyen Büyükakın, “Bunun pratiğe geçmesi için aralardaki boşlukların doldurulması gerekiyor. Öncelikle zeminimiz ve binalarımızın güçlendirilmesi gerekiyor. Biz belediye olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte üniversitemizin de bu konuda çalışmaları olması gerekiyor. Bize bir sonuç bildirgesi hazırlayın ve neler olması gerektiğini söyleyin. Biz de bunun için gerekli olan ne varsa onları gerçekleştirelim. Aslında deprem konusunda en hazırlıklı olanlar askerlerimizdir. Bizim de en az onlar kadar hazırlıklı olmamız gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları da bu açıdan çok önemlidir. Afetler için her mahallede örgütlenmemiz gerekiyor. Akademik beyinlerimizin de oralara etki etmesi gerektiğine inanıyorum” açıklamasında bulundu.

‘HİZMET GRUPLARI ÇALIŞMALARINI GÖZDEN GEÇİRMELİ’

Ardından konuşan Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, “Kocaeli, afet açısından tehlikenin yüksek olduğu bir konumdadır. 1999 depreminde nüfus ve sanayii kapasitesi itibariyle en çok etkilenen il olmuştur. Yapılacak olan çalışmalarda geçmişte edinilen tecrübeler de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle AFAD ile başlayan olası bir afet anında bir kriz yönetiminden etki yönetimi ve risk yönetimine doğru bir dönüşüm gerçekleşti. Bu konuda her hizmet grubu çalışmalarını gözden geçirmelidir. Hizmet gruplarımız bu açıdan bir araya gelerek tatbikat çalışmalarını da yapmalıdır. Bunun yanında özellikle toplumun tüm fertleri de bu konuda duyarlı hale gelmelidir. Herkesin mutlaka yapacağı bir şeyler var” sözlerini kullandı.

AFAD’IN EYLÜL AYI GÜNDEMİ DEPREM ÇANTASI

“AFAD Başkanlığı’mız her ay bir konuyu gündeme alıyor” diyen Vali Aksoy, “Eylül ayının gündemi de deprem çantası oldu. Bir deprem anında acil durum çantamızda neler bulunmalı bunlar belirlenmiştir ve bu konu da deprem anında büyük önem arz etmektedir. Deprem öncesinde alınacak tedbirlerin zamanında alınması, bir deprem anında bize gerçek manada avantajlar sağlayacaktır. Hasarlı binaların gözden geçirilmesi, güçlendirme ya da yeniden inşa etme gerekiyorsa bunlar gözden geçirilerek bir an önce çalışmalar hızlandırılmalıdır. Bu anlamda hep birlikte el ele verdiğimizde bu gibi zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum. Bu sempozyumun amacına ulaşması temennisiyle emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuşmasını sonlandırdı. Sempozyumda konuşmaların ardından AFAD Deprem Dairesi Başkanı Murat Nurlu yaşanan depremler, yapılan çalışmalar ve eksiklikler ile ilgili bir sunum yaptı.

 

BENZER HABERLER
X