‘Toplumsal fay hatlarına basınç oluşturmaya devam ediyoruz’
07 Mart 2017 14:19

‘Toplumsal fay hatlarına basınç oluşturmaya devam ediyoruz’

Saadet Partisi İlçe Teşkilatı haftalık olağan toplantısında açıklamalarda bulunan İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız, “Zor günlerden geçmemize rağmen toplumsal fay hatlarına basınç oluşturmaya devam ediyoruz” dedi

Saadet Partisi İlçe Teşkilatı haftalık olağan toplantısı, parti binasında gerçekleşti. Toplantıya, Saadet Partisi İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Yıldız, “Değerli arkadaşlar, zor günlerden geçiyoruz. Buna rağmen toplumsal fay hatlarına ısrarla basınç oluşturmaya devam ediyoruz. Yeri geldi mi Mevlana’ya, Yunus’a, Hoca Ahmet Yesevi’ye, Hacı Bektaşi Veli’ye atıfta bulunuyoruz . Ancak iş faaliyete geldiğinde birbirimizi bir kaşık suda boğabilmek için fırsat kolluyoruz. Oysa koskoca bir tarihimiz bin bir türlü tecrübelerle dolu. Geriye dönüp baktığımızda ne badireler atlattığımızı, ne sıkıntılara düşer olduğumuzu daha net görebiliyoruz. Ancak hiçbirisinden ibret almak gibi bir gayret göstermiyoruz” dedi.

‘BİR ÇATIMIZ VAR’

Yıldız, açıklamasının devamında; “Bir çatımız var. Bu çatının altında bütün farklılıklarımıza rağmen bir arada, barış içinde yaşamaktan başka çaremiz yok. Farklı düşünebiliriz. Dünyayı farklı zaviyelerden de okuyabiliriz. Ancak bütün bunlar ortak geçmişimizi, kader birliğimizi ortadan kaldırmaz. Bu durum aynı coğrafyada aynı gelecek tasavvurunu birlikte inşa etmemize engel değil. Daha dün denilebilecek bir zaman diliminde, kurtarılmış bölgelerin, mahallelerin olduğu acı tecrübelerle yüzleşmedik mi? Çanakkale’de sırt sırta yatan dedelerin torunlarının, birine sağcı, diğerine solcu denilerek iki ayrı düşman kamplara ayrıldıklarına şahit olmadık mı? İçinde kan, gözyaşı, ölüm, zulüm olan oyunların, senaryoların, tezgahların, planların muhatabı bizler değil miydik? Bizi kendimize düşman edenlerin, aramıza kin ve nefret tohumları ekenlerin, kahvelerini yudumlayarak birbirimizi boğazlamamızı seyrettiklerini ne çabuk unuttuk? Düne kadar her şey emanet edilebilecek insanlara, bugün bir kesim nefret nazarıyla bakıyorsa, hatta bu nefretle beraber din sorgulanır olmuşsa hiç aynaya bakmayacak mıyız? Hatadan münezzeh insanlar mıyız? Herkesin yaşadığı andan sorumlu olduğunu, imtihanın hayatımızın her evresini kuşattığını bilmiyor muyuz? Ektiklerimizi biçeceğimizi unuttuk mu? Bir adım sonrası uçurum görmüyor muyuz? İşte bu yaşananların önlenmesi için en büyük reçete Milli Görüş reçetesidir” “dedi.  Fahri HANER

BENZER HABERLER
X