‘Toplumda değişimin gücü olduk’
10 Eylül 2017 13:53

‘Toplumda değişimin gücü olduk’

CHP Gölcük İlçe Yönetimi, Cumartesi günü Anıtpark’ta, partilerinin 94. kuruluş yıldönümünü kutladı. CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, “Toplumda değişimin gücü olduk” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Yönetimi, Cumartesi günü Anıtpark’ta, partilerinin 94. kuruluş yıldönümünü kutladı. Kutlamaya CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları yönetimi, CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Güney Yılmaz ve yönetimi ile partililer katılım gösterdi. Kutlama programı kapsamında ilk olarak Anıtpark’ta bulunan Atatürk Anıtı önüne çelenk sunumu gerçekleştirildi. Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından CHP İlçe Başkanı İsmet İşerigünün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. CHP İlçe Başkanı İşerikonuşmasına,“Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyerek yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin devamı olarak 9 Eylül 1923’de kuruldu. Bugün burada, kökleri toplumumuzun tarihinde ve UlusalKurtuluş Savaşımızda olan partimizin 94. yaş gününü kutluyor ve yüce Atatürk’ü bir kez daha saygı ile anıyoruz” ifadeleri ile başladı.

 

‘YENİLEŞMENİN ÖNCÜSÜ OLDUK’

Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti ile iç içe gelişti, birlikte olgunlaştı ve toplumumuzun temel değerlerini paylaşıp geliştirerek büyüdü. Başlangıçta Halk Fırkası adıyla kurulan parti, 1924 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935 yılında da Cumhuriyet Halk Partisi oldu.1927 yılında Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik, CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsendi. 1935 yılında ise bu ilkelere Devletçilik ve Devrimcilik de eklenerek partimizin amblemi olan altı ok ve altı ilke belirlendi. Cumhuriyet Halk Partisi, her dönemde yenileşmenin ve büyük dönüşümlerin öncülüğünü üstlenerek toplumumuzda değişimin gücü olmuştur. Bu özellikleriyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi, ulusal kurtuluş mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihiyle özdeştir. Kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk önderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile bağımsızlığımızı kazandık, Cumhuriyetimizi kurduk, saltanatı kaldırıp hilafete son verdik, ulusal birliğimizi sağladık, ulusal sanayimizin ve ekonomimizin geliştirilmesine öncülük ettik, hukuk, eğitim ve toplumsal alandaki reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni biçimlendirdik” diye konuştu.

 

‘CHP, DEVLET PARTİSİNDEN HALKIN PARTİSİNE DÖNÜŞTÜ’

CHP İlçe Başkanıİşeri, partinin ilerleyen yıllardaki gelişimine değinerek, “Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra da devrimci ve öncü çizgimize sadık kaldık. Çok partili rejime geçiş sağlayarak temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi verdik. 1960’lı yıllarda sola açılarak kendimizi ortanın solu olarak tanımladıktan sonra, 1970’li yıllarda düzen değişikliğini hedefleyerek ideolojimizi demokratik sol kavramıyla tanımladık. Bu süreç sonunda Cumhuriyet Halk Partisi, devlet partisinden halkın partisine, düzen partisinden değişimin partisine dönüştü, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimsedi. Bu temel ilkelerin ışığında özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme ilkeleri de Cumhuriyet Halk Partisi programında yer aldı.2. Dünya Savaşı sürecinde genel eğilim totaliter rejimler iken CHP Türkiye’yi demokrasiye taşımıştır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arası dönemde dünyada yaşanan genel eğilim, totaliter (faşist ve komünist) rejimlerin yükselişte olmasıdır. Kemalist Türkiye’nin bu tarz partilerle ilişki kurmak yerine radikal/ilerici ve demokratik partilerle ilişki kurması ve dünya konjonktürünün tersine iki kez çok partili rejim denemesinde bulunması ve iktidarı kaybetme pahasına çok partili rejimi üçüncü denemede başarması, dikkat çekicidir” ifadelerini kullandı.

 

‘ÇOK PARTİLİ REJİM, CHP İLE GELDİ’

Açıklamasını sürdüren Başkan İşeri, “CHP’nin millet ve milliyetçilik anlayışı hiçbir zaman ırk temeline dayalı olmamıştır. Yeni Türkiye’nin millet ve milliyetçilik anlayışı, 1924 Anayasası’nda net bir şekilde yer almaktadır. Anayasanın 88. maddesi şöyledir: Türkiye’de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese Türk denir.Türk Devrimi’nin öncelikle ülkeyi kurtarma girişimi, sonrasında da bir modernleşme projesi niteliği taşıdığı dikkate alındığında, bu hareketin doğal sonucunun demokrasi olması gerektiği açıktır. Nitekim 1924-1925 yıllarında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denemesi, 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi, müstakil milletvekilliği (1931–1939) ve Müstakil Grup (1939–1946) arayışları demokrasinin yerleştirilmesi girişimleri olarak değerlendirilmelidir. Türk Devrimi’nin tamamlanması, 1950 seçimlerinin dürüst ve güvenilir bir şekilde gerçekleşmesi ve bunun neticesinde 27 yıllık tek parti iktidarının sorunsuz ve demokratik yollardan sona ermesi ile önemli ölçüde gerçekleşmiştir. Bir tek parti yönetiminin kendi isteği ile çok partili rejime yönelmesi ve iktidarı muhalefete devir, o döneme kadar ve sonrasında görülmüş bir uygulama değildir. İsmet İnönü’nün ve dönemin CHP yöneticilerinin bu çabaları ile Cumhuriyet rejimi demokrasi ile tamamlanmıştır. Söz konusu çaba, o yıllarda tüm dünyada hayranlık ve saygı uyandırmıştır. Nitekim ülkeyi işgalden kurtaran, tam bağımsızlığı sağlayan ve Cumhuriyeti kuran CHP, demokrasiyi de kurmuştur” dedi.

 

‘9 EYLÜL 1992’DE YENİDEN AÇILDI’

12 Eylül sonrasında CHP’nin durumunu aktaran Başkan İşeri, “1992 yılında DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde yapılan bir yasal düzenlemeyle 12 Eylül sonrasında kapatılan siyasal partilerin yeniden açılabilmeleri önündeki yasal engeller ortadan kaldırılmıştır. Böylece 9 Eylül 1923’teki ilk açılışından 69 yıl sonra, 9 Eylül 1992’de CHP yeniden açılmıştır. 12 Eylül öncesindeki 1979’daki delegeleriyle toplanan CHP Kurultayı, CHP’nin aynı ad ve amblemle açılması kararını almıştır. Genel başkanlığa ise Deniz Baykal seçilmiştir. CHP’nin yeniden açılması, Türk solunun CHP çatısı altında yeniden toparlanması, Türkiye’deki sol birikimin yeniden yapılanması ve yenilenmesi açısından önemli bir fırsat sağlamıştır.Bugünlerde ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Uzun yıllardır devam eden PKK terör belasının verdiği derin acılar yetmiyormuş gibi bir de 15 Temmuz darbe girişimiyle terörist bir örgüt oldukları alenen tescillenen FETÖ örgütüyle de mücadele etmek zorunda kalmış bulunmaktayız. Demokratik laik hukuk devlet yapısının devamı için tüm bu terörist faaliyetlerle mücadelemiz devam edecektir. Ancak OHAL nedeniyle yürütülmekte olan soruşturmalarda ve göz altılarda, sapla samanın birbirine karıştığını görmekteyiz. Yapılan bu mücadelede ve göz altılarda FETÖ ile hiçbir bağı olmayan milliyetçi, Atatürkçü, cumhuriyetçi, demokratik laik hukuk devletine saygılı birçok insanın da kurban gittiğini görmekteyiz. Bunlar hukuk devletine yakışmıyor. Nitekim bu durum ülkedeki var olan ayrışmayı daha büyük ayrışımlara ve kutuplaşmalara sürükleyebilir” ifadelerine yer verdi.

 

‘ADALET YÜRÜYÜŞÜ SES GETİRDİ’

Tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak en önemli unsurun, adalet kavramının en iyi şekilde işlemesiyle mümkün olduğunu belirten CHP İlçe Başkanı İşeri,“Nitekim ülkemizde yok olan adaleti yeniden tesis etmek için Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından 15 Haziran 2017 tarihinde başlatılan, 9 Temmuz 2017 Tarihinde Büyük Maltepe Mitingi’yle taçlandırılan Adalet Yürüyüşü, ülkemizde ve tüm dünyada büyük farkındalık yaratmış ve büyük takdir toplamıştır. Demokratik direnme hakkımızı anayasal çerçeve içerisinde sürdürmeye devam eden partimiz, bu kez Kurtuluş Savaşı’mızın sonlarına doğru Büyük Taarruz’un başladığı yerde 26 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen, 29 Ağustos’ta sona eren 4 günlük Adalet Kurultayı’nda mahkemede adalet, yaşamda adalet, seçimde adalet, inançta adalet, geçimde adalet, eğitimde adalet, devlette adalet ve medyada adalet başlıklarıyla oturumlar,çalıştaylar yapılmış ve böylece ülkemizdeki adaletsizliği gündemde tutmaya devam ettirmiştir” dedi.

 

‘ÜLKEMİZ İÇİN TÜM ÇABAYI GÖSTERİYORUZ’

 “Temennimiz ve beklentimiz odur ki adaletin tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bir an önce var olmasıdır” diyen Başkan İşeri, “Çünkü adaletin olmadığı yerde hukuk kuralları işlemez. Hukuk kuralları işlemeyince demokrasi askıya alınmış olur. Demokrasinin olmadığı bir ülkede kaos olur. Böylesine bir ülkeye de yabancı yatırımcı gelmez. Ekonomi ve yaşam standartları gittikçe irtifa kaybeder. Böylesine olağanüstü bir durum karşısında tüm siyasi partiler, ülke çıkarlarını kendi siyasi çıkarlarının üzerinde görmek zorundadır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkenin bugünkü zor günlerinde üzerimize düşeni yapacağımıza, kendi siyasi çıkarlarımızın üzerinde tutarak elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimize hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü bu ülke bizim; hepimiz aynı gemideyiz, batarsak hep birlikte batarız. Bundan dolayıdır ki tüm ülke insanlarını akıllı ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Kuruluşumuzun 94. yılındaAtatürk ilke ve devrimlerinden ayrılmayacağımıza, ulusal bütünlüğümüzü ve üniter yapımızı koruyacağımıza, ülkemizi eğitimde, aklın bilimin ve fennin ışığında çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağımıza bir kez daha söz veriyoruz.Yurdunu ve ulusunu seven, Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkan, emperyalizmin oyuncağı olmayan, bölücü gerici ve iş birlikçilere karşı tavır alıp çağdaş ve aydınlık bir gelecek hedefleyen tüm yurtseverleri saflarımızda mücadele etmeye çağırıyoruz. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi” diyerek konuşmasını tamamladı. Konuşmanın ardından CHP’nin kuruluşunun 94. yıldönümü ile ilgili kutlama pastası kesildi. Pastayı CHP’nin en eski üyeleri olan Osman Asyalı (87), Mustafa Kemal Kahraman (84) ve Fevzi Atak (78) kesti. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X