Tokay; Yeni Türkiye’nin hal haritası iç acıcı değil
Türk Eğitim Sen Gölcük Şubesi Başkanı Yaşar Tokay, ülke gündemi hakkında açıklamalarda bulunarak “Güzel bir gelecek umudunu tüketmek istemiyoruz” dedi
Türk Eğitim Sen Gölcük Şubesi Başkanı Yaşar Tokay ‘Yeni Türkiye’nin Hal Haritasını Kamuoyuna Sunuyoruz’ diyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Tokay açıklamalarında “Ülkemiz; siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel hadiselerin, gün gün değiştiği bir süreçten geçmektedir. Sokakta can güvenliğinin olmadığını gösteren cinayetlerin ardından, son olarak alan hâkimiyetini iyice genişleten bölücü terör örgütünün, Fırat Çakıroğlu’nu Ege Üniversitesi Kampüsü içinde hastaneye 500 metrelik bir mesafede öldürmesi, cüret ve alçaklık tarihine kazınmış kara bir lekedir. Yaşanan bu elim olayı kınıyor, lanetliyoruz. Fırat’ın ailesine ve Türk Milletine başsağlığı ve sabır diliyoruz” dedi.
‘GENCECİK YAŞINDA FIRATLAR YİTİRİLMEYECEKTİ’
Tokay, “Çözüm sürecinin tarafları olan siyasi partilerin meseleyi nasıl çözdükleri, PKK terörünün ülke içinde her tarafa ne derece sızdığı ve sindirdiğinden anlaşılmaktadır. Mecliste, sokakta, üniversitelerde, belediyelerde, devletin içinde, terör düşünce ve eylemselliğinin açık açık gözümüzün içine girdiği ortada. Terör, taş, molotof, yakıp yıkma gibi düzene karşı olan girişimlerin sanki ülkede yıllardır yokmuş gibi çözümün, yeni çıkacak iç güvenlik yasasına bağlanması da çok manidar. 1983 yıllarından bu yana terörün her çeşidiyle mücadele etmiş bir devlet olarak, çözüm süreci nedeniyle; yaratılan korku, baskı, şiddet, talan, yol kesme- kimlik kontrolüne karşı iktidarın sessiz kalma nedenini milletçe merak ediyoruz. Kanunlar, yasalar yetersiz, el kol bağlıymış algısı yaratılmış, bol şiddet sahneleriyle meclis iç güvenlik yasasına kilitlenmiş hale getirilmiştir. Herkesin mutabık olacağı güvenlik yasasına karşı çıkacak hiç kimse yoktur. Mevcut yasalar uygulansaydı Yunan askerinin İzmir’i işgaline benzer Ege Üniversitesi işgal edilmeyecek, Hasan Tahsin gibi vatan için gencecik yaşında Fıratlar yitirilmeyecekti. Fırat’ın ölümüyle Türkiye’nin birçok ilinde yaşanan şiddetli protesto ve gıyabi cenaze namazları, ülke tansiyonunun yükseldiğinin işaretleridir. Sorumluların sokakta meydana gelecek bölücü tahriklere, organize öfke ve gerilimlere karşı uyanık olmasında yarar var” dedi.
‘TAMAMEN YÜRÜTMENİN KONTROLÜNDE Mİ?’
Yaşar Tokay, “Diğer bir konu da Başkanlık sistemi tartışmalarıdır. Bu konu Cumhurbaşkanı ve iktidarın bir kısmı tarafından gündem haline getirilirken, yönetimdeki görüntü şöyle izah edilebilir. Buna hem Cumhurbaşkanı, hem de Başbakan tarafından idare edilen çift başlı kendine özgü bir model de denilebilir. Merkez Bankasının faiz indirme kararına, ekonomi bakanından daha çok Cumhurbaşkanının tepki vermesi bu tespiti güçlendiren argümanlardan sadece biridir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında, oturan Cumhurbaşkanı ile koşan Cumhurbaşkanına ait yetki ve sınırlar yazılı mıdır? Bunlar ayrı ayrı belirtilmiş midir? İllaki Başkanlık sistemine geçmek mecburiyeti var mıdır? Yıllardır Temsili demokrasi ve kabine sistemi ile işleyen sistem durduk yerde infilak mı etmiştir? Günümüz demokrasi uygulamasında olması gereken erkler (güçler) ayrılığı yani yasama, yürütme ve yargı, bağımsız mı yoksa iç içe girmiş tamamen yürütmenin kontrolünde mi? Buna benzer sorularla ülkemizdeki mevcut model ve işleyişi, batı tipi, örnek demokrasi kurallarının oturduğu bir ülkeyle karşılaştırabiliriz. Sistemin iyi işlediği ülkelerde başkanlık dayatmasına gerek kalmadan tüm kurumların sağlıklı bir yapıda fonksiyonlarını yerine getirdiği görülecektir” dedi.
‘SİYASİ BİR PROPAGANDA HEDEFLENDİĞİNİ AKLA GETİRMEKTEDİR’
Tokay, “Memleketin hal haritasında göze çarpan diğer bir unsur da, Bülent Arınç’ın ifadesiyle ülke insanı iktidar ve muhalif olarak ikiye ayrılmış durumda. Ülkenin geleceğiyle ilgili iktidarın az da olsa endişesi varsa toplumun diğer kesimini dışlayan bir dil, ötekileştiren ve değersizleştiren bir anlayıştan uzak olması gerektir. Osmanlı’nın devlet, kültür ve adalet takipçisiyiz diyenlerin, Yunus’un sevgi diline, Mevlana’nın hoşgörü anlayışına, Hacı Bektaş-i Veli’nin edep –adap tarifine, Ömer’in adaletine kendilerini teslim etmeleri geleceğin tamiri açısından elzemdir. En büyük sorun her şeye siyaset gözlüğüyle bakmamızdır. Biz prangalanmış siyaset zırhını üstümüzden çıkarmadıkça derin ayrılık ve düşmanlıkların önüne geçmek çok zor. Süleyman Şah Türbesine yapılan sınırlı operasyonun gerçek haliyle anlatılmayıp, yandaş medya tarafından fetih ve zafer havasıyla şişirilmesi, siyasi bir propaganda hedeflendiğini akla getirmektedir. Bir milli meselede bile ortak duygu ve his yaşanmamaktadır. Milli meseleler danışma ve istişareden geçip, mutabık olup karar verilirse sağlıklı sonuçlar doğurur” dedi. Türk Eğitim Sen Gölcük Şubesi Başkanı Yaşar Tokay, açıklamalarının sonunda; “Yüce Türk Milleti Yeni Türkiye’nin hal haritası maalesef iç acıcı değil. Türk Eğitim Sen Gölcük Temsilciliği olarak; daha güzel bir gelecek umudunu tüketmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.