‘Tepkimizi 16 Nisan’dan önce vermeliyiz’
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, Avrupa ülkelerinde bakanlarımıza karşı yapılan olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, “Tepkimizi 16 Nisan’dan önce vermeliyiz” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, Avrupa ülkelerinde bakanlarımıza yapılan ve son günlerde gündemde olan olaylar hakkında bazı açıklamalar yaptı. Başkan İşeri, olayı tasvip etmediklerini ifade ederek “Gerek Almanya’nın gerekse de Hollanda’nın ülkemiz bakanlarına yaptıkları tamamen hukuk dışı, demokrasi anlayışının dışında, despotça bir davranıştır. Kendilerini demokrasi havarisi olarak gören bu ülkelerin böylesi davranışları asla kabul edilemez. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her ne kadar siyasi rakip olsak da ülkemizin prestiji, her şeyin önünde gelir. AKP’li bir bakan benim de bakanımdır. Böylesine bir davranışı asla hak etmiyor, kabullenmiyor ve şiddetle kınıyoruz” dedi.
‘BU TİP DİPLOMATİK GİRİŞİMLER, SESSİZ SEDASIZ YAPILIR’
Başkan İşeri, açıklamasının devamında, “AKP’nin kurucularından eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’ın ifade ettiği gibi bu tip diplomatik girişimler, sessiz sedasız yapılır. Ülkenin prestijini bu denli sarsmamak lazım. Diplomasi kültürü içerisinde bu iş çözülmeliydi. Eğer Dışişleri Bakanımızın uçağına giriş izni verilmiyorsa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızın karayoluyla geçişinde de ısrar edilmemeliydi. Böylelikle ülkemiz, bu denli prestij kaybı yaşamayacaktı. Osmanlı döneminden bu yana, 90 yıllık Cumhuriyet döneminde bile hiçbir bakanımız böylesine geri çevrilmemiştir. Oradaki konsolosluklarımız, yabancı ülkelerin ülkemizde bulunan konsoloslukları gibi ülkenin kendi toprağı olarak kabul edilir. Propaganda izni verilmese dahi aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza, konsolosluğumuza gidiş izni verilmesi gerekirdi. Bunu yapan Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerine, bunun bedelini bir şekilde ödetmemiz gerekir. Fakat bu durum, duygularla veya atıp tutmakla olmaz. Hollanda’nın ve Almanya’nın ürünlerini boykot edelim, ticari ilişkilerimizi donduralım. Bunu da 16 Nisan’dan sonra değil, partimizin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifade ettiği gibi İncirlik’teki Alman askerlerini derhal kapı dışarı edelim. Kullandığımız Alman otomobillerini derhal devre dışı bırakalım, kullanmayalım. Söylediğimizin arkasında durursak devlet ciddiyetimizi onlara kabul ettirmiş oluruz” dedi.
‘MAALESEF ÜLKEMİZİN İTİBARI ZEDELENMİŞTİR’
Başkan İşeri, açıklamasının sonunda ise, “298 sayılı, seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki kanunun 94/A maddesinde, 2008 yılında yapılan bir değişiklikle yabancı ülkelerdeki gümrüklerde, konsolosluklarda seçim yasağı uygulaması yürürlüğe kondu. Zaten kendi çıkardığımız kanunla kendimizi bağlıyoruz. Böylesine bir yasal düzenleme olmasına rağmen akılcı, tutarlı bir diplomasiyle bunlar aşılabilirdi. Fakat izlenen bu dış politika, maalesef ülkemizin itibarını oldukça zedelemiştir. Kaybolan itibarımızın yeniden tesis edilmesi için ‘Bunların hesabını vereceksiniz’ diyen Cumhurbaşkanımızın sözünün arkasında durmasının bizde yanındayız. Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi yapılacak her türlü yaptırımın destekçisi olacağız. Bir referandum sürecini yaşıyoruz. Bu süreç içerisinde AKP, neden evet dediklerini anlatmak yerine bir takım hamasi nutuklarla, içeriğinde hiçbir mesaj olmayan, insanların neden evet diyeceğini bilgilendirmeden yürütülen kampanyaları ile halkla alay etmektedir. Ama biz neden hayır dediğimizi gerekçeleriyle, anayasadaki değişiklik metinleriyle birebir anlatıyoruz. Halkımız gerçekleri öğrendikçe kesin olarak evet oyu verecek kişilerin dahi kafası karışıyor. ‘Hakikaten durum çok vahimmiş’ diyebiliyorlar. Evet oyu verecek birçok kişiyi bu yönde ikna ettiğimizi söyleyebilirim. Bu bir siyasi yarış değildir. Anayasamız bizim yaşantımız, özgürlüğümüz demektir. Bir siyasi algıyla tercih konusu yapılacak bir seçim değildir. 2019’da herkes kendi siyasi tercihini, siyasi parti ambleminin altında mertçe, rahat bir şekilde ortaya koysun. Ama halkımız, bu referandumdaki tercihlerini çok iyi değerlendirip neden evet veya hayır diyeceklerini bilerek ortaya koymalıdır” dedi.
Erdem ŞENGÜL