“Tasarı derhal geri çekilmelidir”
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı
Başkan İşeri, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Roma İmparatorluğu zamanında babasının gazabından kaçan Santa Barbara'nın 4 Aralık günü bir mağaraya sığındığı ve mağarada çalışmakta olan madencileri koruduğuna inanılmış, Santa Barbara'nın İzmit'te yaşamış olması ve efsanenin geçtiği mekânların Anadolu olmasından dolayı 4 Aralık, önce Anadolu'da, daha sonrada Avrupa ve tüm dünyada ‘Dünya Madenciler Günü’ olarak kutlanılmaya başlanmıştır. Bu yeraltı kaynaklarını her türlü tehlike ve zorluk altında doğayla mücadele ederek üreten madencilere, toplumun vefa borcu bulunmaktadır. Yerin metrelerce altında insanlığa hizmet için gerektiğinde canlarını hiçe sayan maden emekçilerine hak ettikleri değerin verilmesi aynı zamanda bir insanlık görevidir” dedi.
“HER YEDİ DAKİKADA BİR İŞ KAZASI YAŞANIYOR”
Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Her vardiya başında ‘selametle’ diye uğurlanan, maden ocaklarının girişinde ‘selametle’ ve ‘uğur ola’ yazan, çıkışta birbirlerine ‘geçmiş olsun’ diyen, başkalarının da onları ‘geçmiş olsun’ diye selamladığı başka bir meslek yoktur. Her şeyin ama her şeyin; insan, doğa, ekolojik sistem, tüm kavram ve etik değerlerin ‘ticarileştirilerek’ yıkımının arsızca sürdürüldüğü günümüzde madenlerimiz de sadece ticari bir meta, piyasa malı gibi değerlendirilmiş ve pazara sürülmüştür. Bunun sonucu; her yedi dakikada bir iş kazası yaşanması, ölümler, maden mühendislerinin giderek artan işsizlik gerçeği, çalışma koşullarının olumsuzluğu ve yaşam standartlarının sürekli düşüşü ile kaynaklarımızın talanı olmuştur” dedi.
‘BEN YAPTIM OLDU’ ANLAYIŞI ETKİN OLMAKTADIR”
Demokratik kuralların kullanılmadığını belirten Başkan İşeri, “Bütün bu sorunlara çözüm üretmek ve uygulamak, ülkeyi yönetenlerin ve siyasi iktidarların asli görevidir. Demokratik ülkelerde ulusal düzlemde herhangi bir mevzuat değişikliği yapılacağı zaman izlenmesi gerekli yol bellidir. Mevzuat değişikliği ilgili uzman kurum ve kuruluşlar ile ilgili taraflardan sendikaların, meslek odalarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak yapılır. Ülkemizde ise; son yıllarda yapılan değişikliklerde, demokrasinin evrensel kuralları yerine, ‘Ben yaptım oldu’ anlayışı etkin olmaktadır. Yaşamın pek çok alanında yaptığı yasal düzenlemelerle önemli ve onarılmaz sonuçlara yol açan bu iktidarın madencilik alanının icrasını doğrudan Başbakan’a vermesi ve bizzat Başbakan tarafından yürütülmesi dahi sonuç vermemiştir” dedi.
“BU AYMAZLIĞI ANLAYAMIYORUZ”
Yasa hakkında açıklama yapan Başkan İşeri, “Soma'da 301 maden emekçisinin, Ermenek'te 8'i halen ocakta mahsur maden emekçilerinin yaşamlarını yitirmeleri dahi iktidardaki AKP hükümetinin sorumluluğunu yerine getirmeye yetmemektedir. Bu aymazlığı anlayamıyoruz. Soma ve Ermenek faciaları nedeniyle hazırlanmakta olan ‘Maden Yasası Taslağı’ birçok meslek odasına resmi olarak gönderilmemiştir. Bu taslak maden sektöründeki çevreler tarafından tartışılmaktadır. ‘Maden Yasa Taslağı’ Teknik Nezaretçiliğin kaldırılması üzerine kurularak, Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından atanacak olan yetkilendirilmiş tüzel kişilerce denetim yapılmasını öngörmektedir. Denetim de taşeronlaştırılarak piyasanın emrine sunulmaktadır. MİGEM sorumluluk almaktan kurtularak kendisine bir iş bulmuştur, madencilik sektörüne ‘hayırlı’ olsun. ‘Maden Yasa Taslağı’ rödavanşı sürdürmeye devam etmektedir, cezaları dört sıfırlı hale getirmiştir, teminatı ruhsat bedeline dönüştürmüştür, vesayet sürsün diye ruhsat devri bakanın yetkisine verilmiş, bir sorumlu arandığında bulunsun diye maden mühendislerini işverene daimi nezaretçi, yetkilendirilmiş tüzel kişilere kurban olarak vermiş, iş cinayetlerini ödüle bağlamıştır. Soma milat olmayacaktır. Yapılmak istenen değişiklikler yasalaştığı takdirde; ulusal madenciliğimiz sona erecek ve tüm yeraltı zenginliklerimiz borsaya kote edilecek, uluslararası tekeller işbirliği halindeki yandaş şirketlere peşkeş çekilecektir. Uluslararası şirketler üretim yerine borsa üzerinden kar elde edecek ve üretim düşecek, ulusal sanayimize ucuz hammadde girdisi azalacak, istihdam alanları daralacak ve işsizlik artacaktır. İşçi sağlığı ve güvenliğinin Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri ile piyasalaştırılmasına, MİGEM tarafından yapılması gerekli olan kamusal denetimin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılması eklenince maden sektöründe yaşanan sorunlara ve iş cinayetleri devam edecektir. Teknik nezaretçiliğin kaldırılması maden mühendislerinin çalışma yaşamındaki istihdam daraltacak ve dolayısıyla var olan işsizliği daha da arttıracaktır. Mevzuat değişiklikleri ‘Ben yaptım oldu’ anlayışı yerine meslek odalarının, üniversitelerin, sendikaların ve sektör temsilcilerinin ortak katılımı ve kararı ile yapılmalıdır. Göstermelik toplantılar ve dayatmalarla sorunları çözmeyecektir. Teknik Nezaretçilik kaldırılarak, projelendirme ve kamusal denetim hizmetleri özelleştirilerek piyasaya devredildiği takdirde Soma'lar, Ermenek'ler, Şırnak’lar, Kozlu'lar, Karadon’lar, Kemalpaşa'lar, Dursunbey'ler, Gediz'ler, Sorgun'lar, Merzifon'lar ve yüzlercesi binlercesi yaşanacak ve yaşanmaya devam edecektir. Yaşanacak olan faciaların sorumlularını şimdiden kamuoyuna açıklıyoruz. Öncelikli sorumlular bu tasarıyı hazırlayan ETKB ve MİGEM bürokratları ile bu tasarıyı meclise taşıyacak olan Sayın Bakan ile AKP Hükümeti ve oylarıyla tasarıyı yasalaştıracak olan milletvekilleri olacaktır. Gerçek şu ki; tasarı derhal geri çekilmelidir. Dünya Madenciler Günü’nü insan onuruna yakışır ortamlarda neşeyle kutlayacağımız günlerin CHP iktidarında geleceği inancıyla, maden kazalarında yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyoruz” dedi.