‘Sorunlara beraber çözüm bulmalıyız’
14 Temmuz 2019 15:51

‘Sorunlara beraber çözüm bulmalıyız’

Türkiye Büyük Millet Meclisi Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozuklukları ile İlgili Araştırma Komisyonu toplantısına katılım gösteren

+1 Fark ile Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı Belgin Abanoz, Çarşamba günü tekrar katılacakları toplantı ile ilgili olarak, “Sorunlara beraber çözüm bulmalıyız” dedi

+1 Fark ile Gölcük Down Sendromlular Derneği Başkanı Belgin Abanoz, Ankara’da gerçekleştirilen ve kendilerinin de katılmış olduğu toplantı ile ilgili olarak bazı açıklamalarda bulundu. Başkan Abanoz, yapmış olduğu açıklamada “Türkiye Büyük Millet Meclisi Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozuklukları ile İlgili Araştırma Komisyonu’na dernek olarak katılım gösterdik. 14. kez yapılan bu toplantıya biz ikinci kez katılım sağladık. Çarşamba günü yine bu toplantıya katılım göstereceğiz. Orada görsel bir sunum hazırlayacağım ve down sendromuna, sorunlarına ve çözüm önerilerine yönelik bilgiler vereceğim. Katıldığımız son toplantının gündemi içerisinde Bandırma Otizm Derneği, İstanbul Tohum Otizm Vakfı sunumlar gerçekleştirdi” dedi.

‘ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI’

Sözlerine devam eden Başkan Abanoz, “Toplantıda yapılması gerekenler ve çözüm önerileri anlatıldı. Çocukların ve ailelerinin yaşadıkları sorunlar konuşuldu. Eğitim, sağlık ve sosyal imkanlar konuşuldu. Bu konuda sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin işbirliği içerisinde olması yönünde kesin karara varıldı. AK Parti Antalya Milletvekili ve Komisyon Başkanı olan Kemal Çelik, yerel yönetimlerin de bu konuda etkili olması adına ciddi talimatlar verdi. Çocukların genellikle sosyal hayata katılmalarına yönelik olarak bilgiler verildi. Çocukların okullarda istenmemeleri, dışlanmaları hakkında açıklamalar yapıldı. Onların çalışma alanlarının çoğalması gerektiği konusunda düşünceler dile getirildi” dedi.

‘KIRSAL KESİMDE ÇALIŞMALAR DAHA ZOR’

Başkan Abanoz, toplantıda kendisinin yaptığı sunum ile ilgili olarak da bilgiler verdi ve “Benim yaptığım sunumda down sendromuna yönelik olarak anlatılan bilgiler vardı. Onların her türlü faaliyetlerde ciddi ilerleme kaydeden çocuklar olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini dile getirdim. Büyükşehirlerde bu tür çalışmaların daha kolay, kırsal kesimde daha zor olduğunu belirttim. Ailelerin en büyük probleminin, kendilerinden sonra çocuklarının ne durumda olacaklarını düşünmeleri, endişelendiklerini ve bu konuda güvencelerinin olmadığını ifade ettik. Bu konuda da bakım merkezlerinin yapılması, özellikle otizmli bireyler için alanların çoğaltılması gerektiğini söyledim. Milli Eğitim’e bağlı tüm okullarda alt sınıfların oluşturulması gerektiği konusunda fikir beyan ettim” dedi.

‘PSİKOLOJİK DESTEK VERMEK ÇOK ÖNEMLİ’

Açıklamalarını sürdüren Başkan Abanoz, “Anne karnından itibaren tespit edilen engelli çocukların nasıl ki aşı takvimi takip edilebiliyorsa aynı şekilde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı tüm merkezlerde psikolog ve sosyal hizmetler bulundurulmasından ötürü anne karnında tespit edilen bebeklerin anne ve babalarına, tespit edildiği andan itibaren psikolojik destek verilmesi gerektiğini belirttim. Engelli bakım maaşlarının yüzdeler nedeniyle kısıtlandırılmasını değil tüm oranlara göre engelli bakım maaşlarının verilmesini, öğrencilerinin daha kaliteli imkanlarının olmasını istedik. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde alınan eğitimlerin yetersiz olduğu ve ders saatlerinin arttırılması gerektiği konuşuldu. Kocaeli bölgesinde var olan tüm hastanelerin sadece iki tanesinde çocuk psikiyatrisi var. Fakat olması gereken, tüm hastanelerde en az bir çocuk psikiyatrisinin olması gerektiğidir. Benim yaptığım açıklamanın en önemlisi de şuydu: Nasıl ki ücretsiz kurslar varsa engelliler için de ücretsiz kursların açılması gerekiyor. Aktif çalışan sivil toplum kuruluşlarının belediyelerden kesinlikle destek alması gerektiği konuşuldu” dedi.

‘1 YILLIK RAPOR ÇIKARILMALI’

Hastane sürecine değinen Başkan Abanoz, “Ailelerin karşılaştığı bir diğer problem de hastane sürecinde yaşanmakta. Özel eğitime ihtiyaç duyan çoğu bireyin karşılaştığı ortak problem, rapor sürecidir. Otizm tanısı 3 yaştan önce konulamamaktadır. Çocuklarda birkaç belirti olmasına rağmen gözlem süreci gibi en azından 1 yıllık rapor çıkarılarak etkilenme sürecini en aza indirmek mümkün olabilir. Bildiğimiz üzere 0-3 yaş, gelişim açısından kritik bir dönemdir. Bu yaşta öğrenilemeyen becerilerin daha sonradan öğrenilmesi daha da zorlaşmakta. Çocuk ne kadar erken yaşta eğitime başlarsa o kadar etkili ve verimli olacaktır. Bu şekilde otizmli birey sayısı en aza indirilebilir” dedi.

‘DOWN SENDROMLULARDA RAPOR SÜREKLİ OLMALI’

Açıklamalarına son veren Başkan Abanoz, “Aileler, hastane randevusu almakta da zorlanıyor. Aylar süren bir süreç, zaman zaman rapor bittiği için bireyin eğitiminin kesilmesine, eğitimine ara verilmesine ve onlar için hayati önem taşıyan maaşlarının kesilmesine neden olmaktadır. En önemlisi, özel gereksinimli bireylerin çabuk unuttuğunu düşünürsek bu durum gerilemeye neden olmaktadır. Tanı konulduğunda verilen sağlık kurulu raporlarının bir-iki yıl süreli değil, otizmli bireylerde en az 5 yıllık olması gerekiyor. Down sendromlu gibi sürekli durumlarda tek seferde sürekli rapor verilmesi, hastanelerdeki yükü hafifletecektir” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X