‘Sistem tüm yönleriyle gözden geçirilmeli’
Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Zorunlu eğitim sistemi tüm yönleriyle yeniden gözden geçirilmeli, öğrencilerin yeteneklerini merkeze alan yeni bir model oluşturulmalıdır” dedi
Saadet Partisi (SP) Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, eğitim sistemindeki sorunlara ve vatandaş üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Başkan Özsoy, öncelikle yeni eğitim öğretim yılının öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve eğitim camiasının tüm mensuplarına hayırlar getirmesini temenni etti. Özsoy, “Yeni bir eğitim öğretim yılına daha büyük umutlarla giriyoruz. Rabbim yavrularımıza başarılı, öğretmenlerimize verimli, velilerimize huzurlu bir eğitim yılı nasip etsin. Ancak her yeni dönemde aynı sorunları konuşmak zorunda kalıyor olmamız, eğitim politikalarının artık köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyaç duyduğunu göstermektedir" dedi.
‘ÖĞRETMENLERİMİZ GEÇİMİNİ SAĞLAMAKTA ZORLANIYOR’
Özsoy, yüz binlerce öğretmenin görev beklediğini ifade ederek “Bugün ülkemizde yaklaşık 80 bin öğretmen açığı bulunduğu ifade edilirken, buna rağmen 400 binden fazla öğretmenimiz atama beklemektedir. Bu tablo kabul edilemez. Gençlerimiz yıllarca emek veriyor, üniversite bitiriyor, sınavlara hazırlanıyor; fakat sonunda işsiz kalıyor. Diğer taraftan yaklaşık 80 bin öğretmen ücretli öğretmenlik sistemiyle güvencesiz biçimde çalıştırılıyor. Asgari ücretin dahi altında gelirle hayat mücadelesi veren bu öğretmenlerimizin sigortaları eksik yatırılıyor, özlük haklarından mahrum bırakılıyor. Artan kira fiyatları, hayat pahalılığı ve yüksek yaşam maliyetleri karşısında birçok öğretmenimiz geçimini sağlamakta büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Öğretmeni ekonomik kaygılar içerisinde olan bir ülkenin eğitimde başarıyı yakalaması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
‘ÜCRETSİZ YEMEK ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ’
Eğitim sisteminin mevcut yapısının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Özsoy, “12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması beklenen faydayı sağlayamamış, birçok alanda yeni sorunları beraberinde getirmiştir. Gençlerimizin ilgi ve kabiliyetlerine uygun mesleki yönlendirmeler yapılamamakta, ara eleman ihtiyacı her geçen gün büyümektedir. Zorunlu eğitim sistemi tüm yönleriyle yeniden gözden geçirilmeli, öğrencilerin yeteneklerini merkeze alan yeni bir model oluşturulmalıdır. Bugün Türkiye'de milyonlarca öğrencimiz sabah evinden kahvaltı yapamadan okula gitmektedir. Yoksulluk artık sınıfların içerisine kadar girmiştir. Aç bir çocuğun ders dinlemesini, başarılı olmasını beklemek gerçekçi değildir. Bu nedenle devlet okullarında öğrenim gören her öğrenciye günlük en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek verilmesi zorunlu hale getirilmelidir. Saadet Partisi iktidarında bu uygulama bir vaat değil, yerine getirilecek bir taahhüttür. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi sosyal devlet olmanın en temel gereğidir" dedi.
‘GÜVENLİK TEDBİRLERİ YETERLİ DEĞİL’
Özsoy, “Bilgi kadar ahlakın, başarı kadar karakterin de önemli olduğu bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır. Maalesef okullarımızda manevi eğitim yeterince önemsenmemektedir. Ahlaki değerleri güçlü, milletine ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmenin yolu; akademik eğitimin yanında milli ve manevi değerleri esas alan bir eğitim anlayışından geçmektedir. 2026 yılında hâlâ öğrencilerimizin can güvenliğini tam anlamıyla sağlayamıyor olmamız büyük bir eksikliktir. Okullarda güvenlik tedbirleri yeterli değildir. Bunun yanında birçok okulda temizlik malzemeleri yetersizdir. Tuvaletlerde sabun bulunmamakta, hijyen malzemeleri eksik kalmaktadır. Yeterli sayıda yardımcı personel ve hademe görevlendirilmediği için okullarımız temizlik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. 21. yüzyıl Türkiye'sinde çocuklarımızın bu şartlarda eğitim görmek zorunda bırakılması Türk eğitim sistemine yakışmamaktadır" diye konuştu.
‘KIRSALDA YAŞAYAN AİLELER DESTEKLENMELİDİR’
Kapatılan köy okullarının yalnızca eğitim değil, kırsal yaşam açısından da olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten “Bir köy okulunun kapanması yalnızca bir okulun kapanması değildir. Köyün geleceğinin kapanmasıdır. Köy okullarının kapatılmasıyla birlikte kırsaldan kentlere göç hızlanmış, köyler boşalmış, tarımsal üretim ve hayvancılık ciddi darbe almıştır. Bugün gıda fiyatlarının yükselmesini konuşuyorsak bunun önemli sebeplerinden biri de üreticinin köyünü terk etmek zorunda kalmasıdır. Köylerin yeniden canlanması için köy okulları acilen açılmalı, kırsalda yaşayan aileler desteklenmelidir" dedi.
‘AKARYAKIT, ÜRETİMİN VE TAŞIMACILIĞIN TEMEL GİRDİSİ’
Açıklamalarına akaryakıt fiyatlarındaki artışla devam eden Özsoy, “Benzin fiyatlarının 100 TL'nin üzerine çıkması yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir mesele değildir. Akaryakıt, üretimin ve taşımacılığın temel girdisidir. Yakıta gelen her zam; pazardaki sebze ve meyveden sanayide üretilen ürüne, nakliyeden ekmeğe kadar her kalemin fiyatını artırmaktadır. Özellikle çiftçilerimiz artık üretim maliyetlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Mazot ve benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok üreticimizin üretimden çekilme tehlikesi bulunmaktadır. Çiftçi üretimden çekildiğinde bunun sonucu raflarda daha pahalı gıda, sofralarda daha yüksek enflasyon olacaktır" ifadelerini kullandı.
‘MALİYETLERİN FATURASI DAR GELİRLİYE KESİLMEKTEDİR’
Başkan Özsoy, “Vatandaş her akaryakıt aldığında aslında yüksek vergiler ödemektedir. Hükümet, vatandaşın yükünü hafifletmek yerine adeta benzin istasyonlarını birer vergi dairesi gibi kullanmaktadır. Vergi yükünü azaltacak düzenlemeler yapmak yerine sürekli zam politikası uygulanması kabul edilemez. Bu anlayış sürdürülebilir değildir. Artan maliyetlerin faturası en çok dar gelirliye, emekliye, işçiye, memura ve esnafımıza kesilmektedir. Saadet Partisi olarak üretimi destekleyen, çiftçiyi koruyan, vergiyi adaletli hale getiren ekonomik politikaların hayata geçirilmesini savunuyoruz. Üretenin kazandığı, vatandaşın ezilmediği, adaletin hâkim olduğu bir ekonomik düzen mümkündür. Saadet Partisi olarak günü kurtaran değil, geleceği inşa eden politikalar ortaya koymaya devam edeceğiz. Eğitimden ekonomiye, üretimden sosyal adalete kadar her alanda milletimizin sorunlarını dile getirmeyi ve çözüm önerilerimizi paylaşmayı sürdüreceğiz. Daha yaşanabilir, daha müreffeh ve daha adil bir Türkiye mümkündür. Bunun için çalışmaya, milletimizin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diyerek açıklamalarını sonlandırdı. Meltem ALKAN