“Şirketlerin diğer işletmelerden bir farkındalığı olmalı”
İlçemizin tanınan simalarından, gazetemiz köşe yazarı ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, torba yasa ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun
10. maddesi diğer indirimler bölümüne yeni bir indirim kalemi eklendiğini belirterek dün konu ile ilgili açıklamalarda bulundu
İlçemizde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik yapan gazetemiz köşe yazarı Hakan Bıçakçı, sermaye şirketlerine vergi avantajı hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Bıçakçı, açıklamasında “Torba yasa ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi diğer indirimler bölümüne yeni bir indirim kalemi eklenmiştir. Hep şunu vurgularız! Şirketlerin güçlü ve diğer işletmelerden farkındalığı olmalı. 01.07.2015 tarihinden itibaren şirket sermayesini ilave artıranlar, bu vergi avantajından yararlanabilecektir. Yalnız, artırılan bu sermayenin Ticaret Sicili’ne tescil edilmiş olması gerekir. Ayrıca, indirimden yararlanılabilmesi için nakdi sermayenin ödenmiş ve çıkarılmış olması gerekir. Şirket, 01.07.2015 tarihinden sonra yeni kurulacak ise, sermayenin nakit karşılanan kısmı vergi indiriminden yararlandırılıp sermayenin diğer ödenmeyen kısmı ise ödendiği yıllarda vergi indirimine konu olacaktır. Nakdi sermayenin ödendiği ilk yıl kıst dönem uygulanacak ve ödendiği ay, tam ay olarak dikkate alınacaktır. Uygulamada, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ticari kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama yıllık faiz oranı üzerinden hesaplanan tutarın yarısı (%50) indirim olarak dikkate alınacaktır” dedi.
“%100 İNDİRİME TABİ TUTULMASI GEREKİR”
Bıçakçı, açıklamalarının devamında, “Örnek olarak, 2015 Ağustos ayı içerisinde şirket sermayemizin nakit olarak 50.000 TL arttırıldığını ve 2015 yılı TCMB Ticari Krediler’de uygulanan ortalama faiz oranının %20 olduğu var sayımı ile: (50.000*0,20*0,50)/5=1.000 TL, 2015 yılı vergi matrahından indirilecektir. Bu indirimler muhasebe kaydı olarak sadece nazım hesaplarda yer alacak olup Kurumlar Vergisi Beyannamesi üzerinden indirimi gerçekleşecektir. Kanun maddesinde ‘İzleyen her bir dönem için ayrı ayrı yararlanılır’ dendiğinden bu döngü, izleyen her bir dönem içinde, bulunduğu yılın faiz oranına göre yeniden tam yıl hesaplanıp yarısı indirim konusu yapılabilecektir. Matrahın yetersiz olması durumunda indirilemeyen tutarlar, gelecek senelere devrolup indirim konusu yapılabilecektir. Bu uygulamayı, şirketlerin sermayelerini nakit olarak güçlendirecek teşvik mahiyetinde algılayabiliriz. Paranın bir getirisinin olduğu gerçeği ile şirket sahibi, var olan nakdini başka alanlara kaydırma yerine kendi şirket sermayesini güçlendirme yolunu seçecektir. Dışarıdan kullanılan krediler, şirkete bir faiz külfeti getirmektedir. Bu faiz giderleri ilgili gider hesaplarına intikali sağlanmaktadır. Şirket sahiplerinin de aynı şekilde kendi şirketlerini güçlendirme adına nakden sağladıkları kaynaklar üzerinden yürütülecek faizlerin, aynı anlayışla %50 yetmez, %100’ünün indirime tabi tutulması gerekir” dedi.