Sessiz çığlık eyleminde herkes ‘Duracak’
23 Haziran 2013 14:40

Sessiz çığlık eyleminde herkes ‘Duracak’

Tutuklu subay, asker eşleri ve yakınları tarafından her hafta sonu gerçekleştirilen Sessiz Çığlık Eylemi dün Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda yapıldı.

Tutuklu asker eşleri ve yakınları bu sefer eylemlerini Atatürk heykeline dönerek yaptı. Seslerini duyuramadıklarını söyleyen eylemciler bundan sonraki haftalarda eylemlerini sadece durarak gerçekleştireceklerini belirtti

‘SESİMİZİ DUYMUYORLAR’

Tutuklu subay, asker eşleri ve yakınları tarafından her hafta sonu gerçekleştirilen Sessiz Çığlık Eylemi dün Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda yapıldı. Bundan sonraki haftalarda eylemi durarak devam ettireceklerini söyleyen tutuklu asker yakınları bu sefer Değirmendere Çınarlık Meydanı’ndaki eylemi Atatürk heykeline dönerek gerçekleştirdi.

KATILIMIN AZ OLMASI DİKKAT ÇEKTİ

Her haftasonu Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda eylemlerini gerçekleştiren tutuklu asker eşleri ve yakınları bu haftaki katılımın az olmasına memnun olmadı. Eyleme tutuklu asker eşleri ve yakınları dışında bazı vatandaşların katılması sayının düşük kalmasını sağladı. Havanın çok sıcak olmasından dolayı katılımın azalması ise gözlerden kaçmadı.

‘ADALETE GİDEN YOLDA BİR KÖPRÜ DAHA YIKILDI’

Eylemde tutuklu askerler adına konuşma yapan tutuklu Dz.Kurmay Albay Önder Çelebi'nin eşi Gonca Çelebi şunları söyledi: “Asrın iftirası Balyoz Davası yargılama sürecinin en başında, karanlık güçlerin cumhuriyet düşmanlarıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı kurduğu hain komplo tarafımızdan açıkça ortaya konmuştur. Buna rağmen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı 17 Haziran 2013 tarihli tebliğname ile de bu komplonun farkına varılmadığı görülmektedir. Kesinlikle siyasi olan ve hukukun katledildiği bu dava tebliğname ile bir zemine oturtulmaya çalışılmışsa da, bu nafile çaba somut delillerle ortaya koyduğumuz hukuksuzların hiç birine cevap vermeye yeterli olmamıştır.

‘MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ’

Böylece hukuk tarihine asla silinemeyecek kara bir leke daha sürülmüştür. Çünkü özünde hukuksuzluk ve haksızlık olan hiçbir şey meşru zeminine oturtulamaz. Tebliğname Yargıtay’ın nihai kararı olmamakla beraber hukuksuzluğun devam etmesi nedeniyle adalete giden bir köprü daha yıkılmıştır. Bu durum Cumhuriyetimiz ve geleceği açısında da endişe verici bir gelişme olmuştur. Dünya tarihinde örneği görülmemesi kin ve nefrete dayalı iftiralarla özgürlükleri ve gelecekleri çalınan devletin birliği ve ülke bütünlüğü için canı pahasına görev yapan bizlere uygulanan haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik ve zulüm devam ettirilmektedir. Ne zulüm yapılırsa yapılsın ve hangi komplo kurulursa kurslun bizlerin masum olduğu gerçeği asla değişmeyecektir. Aziz Türk milleti, biz değişmez başkumandan Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleriyiz ve tüm dünyanın da bildiği gibi onun askerleri eğilip bükülmezler ve asla boyun eğmezler” dedi.

EYLEMCİLER DURARAK TEPKİ GÖSTERDİ

Değirmendere Çınarlık Meydanı’na toplanan tutuklu asker eşleri burada ikinci yaptığı basın açıklamasında Taksim Meydanı’nda başlayan durma eylemine destek vereceklerini söyledi. Basın açıklamasında şu sözler yer aldı: 39 hafta önce sessiz çığlık başladığında ağızlarımızı bantlamış hiç konuşmadan öylece durmuştuk. Birkaç hafta sonra açıklama yapma gereksinimi duyduk. Çünkü bizi görenlere neyi niçin yaptığımızı anlatmamız gerekiyordu. Bugün 39. Haftada ilk haftalardaki gibi sessiz durmaya karar verdik. Bundan amacımız ülke genelinde yaygınlaşan duran adam eylemine katkı vermektir. Bu demokratik eylemi anlamlı ve yerinde buluyoruz. 1 Haziran’dan beri süren direniş eylemlerinin yurtsever aydınların bilim adamlarının yazarların gazetecilerin askerlerin içinde bulunduğu haksızlık ve hukuksuzluklara da bir tepki olduğuna inanıyoruz.

‘DAĞ FARE DOĞURDU’

Bizler vardiya bizde platformu üyeleri de bu eylemin bir parçası olduğumuzu ilan ediyoruz. Haksızlık ve hukuksuzluklara karşı olan herkesi de bu demokratik direniş eylemelerine katılmaya davet ediyoruz. Bilindiği gibi Yargıtay başsavcılığı Balyoz davasının gerekçeli kararının incelemesini bitirerek Yargıtay’a talebini sunmuştur. Yüksek yargıdan beklentimiz açısından sonuç dağ fare doğurdu ifadesi ile açıklanabilir. Aynen 13. Ağır Ceza Mahkemesi gibi savcılıkta sahte dijital belgelere dayalı sahte darbe planı ile ordu plan seminerini ilişkilendirmiştir. Oysa her ikisi farklı şeylerdir. Eğer aynı olsa idi. Seminere katılan 162 kişinin tamamı sanık olurdu. Oysa seminere katılanların sadece 48’i yanı 4’te 1’i yargılanmış diğerlerinin ifadesi bile alınmamıştır. 365 sanıklı davadan seminere katılan 48 kişi yani sanıkların yaklaşık 8’de 1’idir.

‘GÜVEN VE HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ’

Bu koşullarda bazı sanıklar için seminere katılmadığı gerekçesiyle beraat talep edilmesi anlaşılır gibi değildir. Delillerin yasalara aykırı elde edildiği sahte dijital verilerin delil kabul edildiği sanıkların savunmasının engellendiği sanıklar lehine olan delillerin karartıldığı veya yok sayıldığı bu davanın yüksek yargıdan savcılıkça talep edildiği gibi geçmesi yüksek yargıya olan güveni yok etmeye adaydır. Yüksek yargının şimdiye kadar yapılan tüm hataları haksızlık ve hukuksuzlukları temizleyerek bağımsız, tarafsız adil Türk yargısını geri getirmesi en büyük beklentimizdir. Yargıya güven olmayan bir ülkede hiçbir güvencenin kalmayacağı ne demokrasiden ne de özgürlüklerden söz edilemeyeceği açıktır. Öz vatanımızda hür özgür güven ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Yüce Türk yargısına olan güvenimiz yitirmek istemiyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.

BENZER HABERLER
X