Sessiz Çığlık 53. Haftasında
Sessiz Çığlık Eyleminin 53. Haftası Cumartesi günü geniş katılımla gerçekleştirildi. Her hafta sonu Cumartesi günü Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda tutuklu asker eşleri ve yakınları tarafından gerçekleştirilen
Sessiz Çığlık Eylemi’nde konuşma yapan Emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen’in eşi Nuray Türkmen, asker eşleri olarak haksız yere zindanlara atılan 324 vatanseverin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını istediğini dile getirdi.
Her Cumartesi günü Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda tutuklu asker eşleri ve yakınları tarafından gerçekleştirilen Sessiz Çığlık Eylemi, 53. Haftasını geniş katılımla gerçekleştirdi. Eylemde Emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen’in eşi Nuray Türkmen yaptığı konuşmasında, “Bugün Sessiz Çığlığımızı adalete duyurmak umuduyla tekrar bir aradayız. 53 haftadır İstanbul’da, Ankara’ da, İzmir’de, Eskişehir’de, Antalya’da, Bursa’da, Trabzon’da, Marmaris’te, Datça’da olduğu gibi burada, bu medyanda da Balyoz’un nasıl bir dava olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Balyoz davasının ne olduğu ile ilgili bugüne kadar çok şey konuşuldu, yazıldı. Kısaca ifade etmek gerekirse Balyoz Davası, insanlık tarihinde eşine az rastlanacak bir iftira, sahtecilik ve hukuksuzluk bütünüdür. Öyle bir iftira kampanyasıdır ki, onlarca gazete ve televizyon haftalarca, hatta yıllarca bu yalan kampanyasını birlikte yürütmüştür. Yalın gerçek çıplaklığı ile ortaya çıkmış olmasına rağmen bir kısmı buna hala devam etmektedir. Öyle bir sahtecilik ürünüdür ki bunu duymayan bilmeyen kalmamıştır. Ancak asıl duyması ve bilmesi gerekenler derin bir sessizlik içindedir” dedi.
‘AYDINLIK GÜNLERİN GELMESİNİ İSTİYORUM’
Türkmen konuşmasının devamında, “Öyle bir hukuksuzluk bütünüdür ki, dava sürecinde evrensel hukukun bütün temel ilkeleri ihlal edilmiş, görmezden gelinmiştir. Hukuki anlamda tek bir delil olmamasına, dolayısıyla ortada suç ve suçlu bulunmamasına rağmen, sahte delillere dayanılarak açılan dava nedeniyle 324 vatansever halen Silivri, Hasdal, Maltepe, Mamak ve Sincan zindanlarındadır. Bildiğiniz gibi hukukçulardan oluşan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu, 5 temmuz 2013 tarihinde açıklanan kararı ile Balyoz sanıklarının evrensel hukuk kurallarına göre adil yargılama haklarının ihlal edildiği ve keyfi olarak tutuklu olarak yargılanmış olduklarına hükmedilmiştir. Birleşmiş Milletler hukukçularının gördüğü yalın gerçeği artık bizim hukukçularımızın da görmesini bekliyoruz. Bu anlamda, 10 gün sonra yani 9 Ekim 2013 günü, Yargıtay 9 uncu Ceza dairesinin Balyoz Davası ile ilgili olarak açıklayacağı karar çok önemlidir. Beklentimiz Yargıtay’ın bu hukuksuzluk sürecine son vermesi, bizlerde ve kamuoyunda Ankara’da Hakimler var duygusu uyandırmasıdır. Eşlerimizin, vatan ve bayrak sevgilerinin, demokrasiye ve hukuka bağlılıklarının, en önemlisi de masumiyetlerinin en yakın şahitleri olarak, bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını bekliyoruz. Bizler yaklaşık 3 yıldır, kör bir kuyunun dibinde karanlıkta yaşıyoruz. Bize bu acıları yaşatanları vicdanları ile baş başa bırakıyorum. Artık bu haksızlığın bitmesini, bu karanlığın sona ermesini ve aydınlık günlerin gelmesini istiyorum” dedi.