‘SESİMİ DUYAN VAR MI?’
Marmara'nın haritasını bile değiştiren, sadece kentleri yok etmekle kalmayarak, hayatları da enkaz altında bırakan asrın felaketinin üzerinden14 yıl geçti.
Depreminde hayatını kaybedenler için Gölcük Belediyesi tarafından önceki gün anma programı gerçekleştirildi. Kavaklı Marina’da gerçekleşen anma programı kapsamında gece saat 03:02’de depremde yaşamını yitirenler anısına denize çelenk ve kırmızı karanfil bırakıldı
Asrın felaketi olan 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 14 yıl geçti. Marmara'nın haritasını bile değiştiren asrın felaketi, sadece kentleri yok etmekle kalmadı, hayatları da enkazın altında bıraktı. Depreminde hayatını kaybedenler için Gölcük Belediyesi tarafından önceki gün anma programı gerçekleştirildi. Kavaklı Marina’da gerçekleşen programına; Kocaeli Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, AK Parti Milletvekili İlyas Şeker, CHP Milletvekili Haydar Akar, CHP İl Başkanı Yalçın Kuşkan, Başbakanlık Afet, Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Onurlu, CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, MHP İlçe Başkanı Necati Erdurmuş ile parti yönetimi ile çok sayıda vatandaşlar katıldı. Depremde yaşamını yitirenler anısına Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okundu.
‘14 YIL ÖNCE KIYAMET YAŞADIK’
Anma programında konuşma yapan Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, 14 yıl önce bir kıyamet yaşandığını belirtti. “14 yıl önce yaşadığımız asrın felaketinde yaşamını yitiren tüm deprem şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. 14 yıl önce merkez üssü Gölcük’te yaşadığımız depremde yaklaşık 6 Bin insanımızı şehit verdik. İşte o zaman anladık ki deprem gerçeği var. Depremin olduğu yıl, Kavaklı’da ikamet ediyordum. Depremde Kavaklı Sahili suya batmış, sahilde ikamet eden insanlarımız sular altında kalarak şehit oldu. Burada bir gerçek var ki, deprem değil, binalar öldürdü. Çünkü binalarımız depreme dayanıksızdı. Depremden büyük ders çıkardık. Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu unutmayarak, çalışmalara başladık. 17 Ağustos depreminde yıkılan binaların yanında birde ağır, orta ve az hasarlı binalar tespit edildi. Bina sahiplerimizin bazıları, kendi imkanları ile binaların hasarını giderdi. Kimisi de devletin verdiği imkanları ile binalarını yaptı. Her binaya baktığımızda ister istemez acaba yıkılacak mı diye düşünüyoruz.Kafamızdaki bu sorulara karşı devletimizin verdiği imkanlarından yararlanarak karşılıklı bir çalışma içerisinde olmalıyız. Valiliğimiz önderliğinde yeni yapılandırma için binaların araştırılması açısında vatandaşlarımızın bilgi sahibi olmasını istiyorum” dedi.
‘ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR’
Konuşmasında “Hiç kuşku yok ki ateş düştüğü yeri yakmakla birlikte pek çok ailenin yaşadığı dram sonucu oluşan travma hepimizi sarsmıştır” diyen Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, “4 yıl önce meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandırılan sadece ilçemizi değil ülkemizi derinden sarsan ve vatandaşlarımızın hayatını derinden etkileyen 17 Ağustos Gölcük Depreminin yıl dönümünde bir kez daha hüznü ve acıyı kalplerimizde hissediyoruz. Resmi kayıtlara göre ilçemizde 6 Binin üzerinde insanımızın yaşamını yitirdiği ve bir o kadar vatandaşımızın yaralandığı ve pek çok mal kaybının oluştuğu felaket sonucu ortaya çıkan korkunç ve ürkütücü manzara hepimizi derinden etkilemiş, pek çok olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Hiç kuşku yok ki ateş düştüğü yeri yakmakla birlikte pek çok ailenin yaşadığı dram sonucu oluşan travma hepimizi sarsmıştır. Şüphesiz ki ülkemiz dünyanın en önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yaşanan depremlerin günümüzde ve gelecekte de yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. Burada önemli olan husus artık depremle yaşayabilmeyi öğrenebilmek ve yapı stoklarımızı, evlerimizi, işyerlerimizi depreme dayanıklı hale getirmektir. Başka çaremiz olmadığına göre yaşadığımız yüzyılın bilimsel verileri ışığında sahip olduğumuz bilgi, birikim ve teknolojinin imkanlarını kullanarak bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Toplumun ve kurumların her birine aynı derecede sorumluluklar düşmektedir. Valiliğimizce yürütülen orta hasarlı binalar üzerindeki çalışmalar ile kentsel dönüşüm yasasının da geçmişte depremden hemen sonra kaçırılan bir fırsatın belki karşımıza yeniden çıkması olarak çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Gölcük halkı yaşanan bu elem verici felaketin ardından onca mal ve can kaybı vermesine rağmen yüreğinde taşıdığı sonsuz güçle Devletiyle el ele vererek çok kısa zamanda toparlanmış, ülke olarak gösterdiğimiz olağanüstü dayanışma, birlik ve beraberlik içersinde huzur içinde yaşanılan bir şehir olarak varlığımızı sürdürmekteyiz. Böylesine bir acının ne ilçemizde ne ülkemizde, nede dünyada bir daha yaşanmaması için Yüce Mevla’ya dua ederken yitirdiğimiz deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine başsağlığı ve sabrı cemil diliyorum” dedi.
‘HİZMETLER SİYASİ DEĞİL, GÖNÜL İŞİDİR’
CHP Kocaeli milletvekili Haydar Akar ise “Değerli arkadaşlar felaketler yaşanır, kazalar olur. Ama işin gerçeği ise bu felaketlerden ders çıkarmalıyız. Kürsülere çıkıp konuşmak bir şeyi değiştirmiyor. Konuşmanın sadece kürsüde kalmaması gerekiyor. Depremden 14 yıl geçti. Kentsel dönüşüm projesi adı altında hasarlı binaların yıkımına başlandı ve bizde bu projeye destek verdik. Değerli arkadaşlar bu çalışmalar tek taraflı olmamalı ve herkes tarafından desteklenmelidir. Deprem yılı ben Yalova, Derince, Kartepe ve Gölcük’ü gezdim. Gördüğüm binaların hiçbiri depreme uygun değildi. Gölcük’ün ardından Van depremi yaşandı. Can kaybı azdı, ama depremden ders çıkararak, eğitim alan GESOTİM başarısını gösterdi. GESOTİM ekibine teşekkür eder, başarıların devamını dilerim. Değerli arkadaşlar bu hizmetler siyasi değil, gönül işidir” dedi.
‘BİNALARIN ÇOCUKLARIMIZA MEZAR OLMASINI ÖNLEMELİYİZ’
Akar’ın ardından konuşma yapan AK Parti Milletvekili İlyas Şeker “Öncelikle depremde yaşamını yitirerek şehit olan vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Depremden tam 14 yıl geçti ve bugün sanki depremi bir daha yaşıyoruz. Yaşadığımız sürece depremi yaşatacağız ve 14 yıl değil de 114 yılda olsa bu depremi unutmayacağız. Bu deprem bizim için bir milat oldu. 17 Ağustos depreminde bilim ve teknoloji yetersiz kaldı. Bugün bilim ile teknoloji had safhasında. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın cenazesi ülkemizin her yerine gitti.Bir daha yaşanacak depremlere karşı önlemler almaya çalıştık. Ama bu yeterli mi?. Tabi ki yeterli değil. Bunun için daha da çalışmak gerekir. Deprem insanı öldürmüyor, fakat depreme uygun olmayan binalar insanı öldürüyor. Depremden önce yapılan yapıların güvensiz ve sağlıksız binaların yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Pilot bölge Kocaeli olduğu için Kocaeli’nde planlı çalışmalara başlandı. Planlı çalışmalara sadece devlet çalışmaları yeterli değil. El birliği ile hataları düzelterek, binaların çocuklarımıza mezar olmasını önlemeliyiz. Binalar tekrar yapılır, ama depremde ölen insanları, asla geri getirilemez” dedi.
‘HER ZAMAN HAZIRLIKLI OLMALIYIZ’
Vali Yardımcısı Şükrü Çakır ise yaptığı konuşmasında, “14. yılında şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Allah bir daha bu felaketi yaşatmasın. 17 Ağustos 1999 Marmara depremini, Trabzon’da izledim. Her gün geçtikçe yardım yapılmakta zorlanılıyordu. Bu deprem tüm ülkemizi derinden üzdü. Ülkemiz deprem bölgesidir. Depremlerden ders alarak yaşanan afetlere karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Afetlere karşı sivil savunma ekipleri kendini yenilemediğinden dolayı kapsamlı bir afette yeterli olamadı. Bugün ise bizler biraz daha bilgilendik ve bu bilgiler kapsamında tüm Kocaeli ve ilçeleri, sanayisi ile yaşanılabilir hale geldi. Burada dikkat edilen konuların en önemlisi bilimsel olarak yapıları geliştirmektir. 1999 yılı öncesi yer kapmak, bina yapıp satmak, hırs ile para kazanma adına yapılar bilinçsizce yapıldı. Bunların bir daha yaşanmaması için el birliği ile çalışmalar yapmalıyız” dedi.
‘VATANDAŞ OLARAK MUHTARINIZI SORGULAYIN’
Başbakanlık Afet, Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Onurlu, Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu söyleyerek, “Bu ülke bir deprem ülkesi ve hazırlıklarımızı buna göre yapmak zorundayız. Deprem zararlarının azaltılması ile ilgili önlemler tek tek hazırlanmış durumda. Sağlık bakanlığımızın özellikle ulusal medikal guruplarının güçlendirilmesi ve kapasitelerinin arttırılması gerçekleştirildi. Ulusal deprem planı 2023 yılına kadar süren bir süreç. Sivil toplum kuruluşlarının gösterdiği üstün başarılar var. Yarın deprem olacak veya 2 sene sonra deprem olacak sözlerine inanmayın. Bilim camiasının yapmış olduğu uygulamalarda depremi önceden tahmin etmek diye bir konu söz konusu değil. Depremde nasıl davranılacağını bilmemiz gerekiyor. Depremle baş etmek için bilinçli olmalıyız. Depremle baş etmenin olayı bilinçli olmamızdan geçiyor. Bizler şuanda eğitime önem vermiş durumdayız. 14 sene sonra bu bölgede yaşanan karmaşalar yaşanmayacak. Deprem olacak. Biz ne kadar kendimizi hazır hissedersek, sorun o zaman ortadan kalkacak. Biz hazır olmak zorundayız. Ankara merkezden ben size depreme hazırsınız dersem yalan söylemiş olurum. Vatandaş olarak muhtarınızı sorgulayın. Depremde çadır alanı nerede diye sorun. 'Deprem öldürmez bina öldürür' diyoruz. Dere yatağına ev yapmış vatandaşımıza izin vermeyelim. Vatandaşımız konutunu yaparken deprem yönetmeliğine göre yapsın. Biz kurallara ne kadar uyarsak ve bilinçli olursak deprem zararlarının azaltılmasında bu ülke hızlı bir şekilde yol alacaktır” dedi.
‘EĞİTİME ÇOK ÖNEM VERİYORUZ’
Deprem konusunda eğitime önem verdiklerini söyleyen Murat Onurlu, “. Marmara depremi bana 3.5 saat sonra haber verildi. 14 yıl önce imkanlar kısıtlıydı. 14 yıl önce bende deprem dairesinde çalışıyordum. Gittiğimizde depremin yerini bilemiyorduk. Sabaha karşı yer ve büyüklük belli oldu. Tahmini olarak ölü ve yaralı sayıları önümüze koyulmaya başlandı. Ulaşım ve iletişim yoktu. 2011 yılında Van depremini yaşadık. Yaklaşık 1 sene içinde de kalıcı konutlar yapıldı. 17 bin adet ev teslim edildi. 14 sene önceki olay o zamanın imkanları ile değerlendirmekte fayda var. 14 sene önce koordinasyonda problem yaşanıyordu. 2009 yılında başbakanlığa bağlı Başbakanlık Afet, Acil Durum Yönetimi Başkanlığı oluşturuldu. Deprem konusu üzerine yoğunlaştırıldı. Deprem eylem planı hazırlandı ve devreye sokuldu. Şuanda 600 deprem gözlem istasyonu var. 14 yıl önce 45'i. 7 gün 24 saat depremleri izlemekteyiz. 2012 yılında 28 bin 740 deprem oldu. 2011 yılında 29 bin 750 idi. Depreme her zaman hazırlı olmalıyız. Yaşamlarını yitirenlere Allah'tan rahmet diliyorum yakınlarına başsağlığı diliyorum” dedi.
DENİZE ÇELENK VE KIRMIZI KARANFİL BIRAKILDI
Konuşmaların ardından sonra Hafız Hasan Çakmak ve Hafız Ali tarafından Kuran tilaveti okundu. Kuran tilavetinden sonra Dursun Ali Erzincanlı şiirler okudu. Akabinde Tasavvuf Konseri ve Sema Gösterileri yapıldı. Gece saat 03:02’de törene katılanlar Deprem Anıtı önünde bir araya geldi. Depremde yaşamını yitirenler anısına denize çelenk ve kırmızı karanfil bırakıldı.