Sendikalardan memur zammına ortak tepki
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun memur ve emeklisine yapılacak zammı hükümetten geldiği son şekliyle açıklaması üzerine,
Kocaeli’de bulunan 4 sendika başkanı yaptıkları açıklamalarla karara tepki gösterdi. Yetkili sendikanın zam konusunda hükümet ile masada anlaşamaması üzerine konu, hakem kuruluna aktarılmıştı. Beş gün boyunca zam oranını değerlendiren hakem kurulu, zammı hükümetten geldiği gibi kabul etti. Görüşmeler süresince zam oranının azlığından yakınan sendikaların ilimiz temsilcileri ise kararı kınadı. Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı ve Memur Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık, Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı Emine Çalık, Türk Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı Yaşar Şanlı ve Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Erdal Yıldırım zam oranına ortak bir tepki göstererek memurun son günlerde üst üste gelen zamlarla zor günler geçireceğini söyledi. 4 şube başkanının açıklamaları şöyle:
ÇALIK: ALIN TERİNE SAHİP ÇIK
Eğitim İş Kocaeli Şube Başkanı Emine Çalık açıklamasında, “Sevgili emekçiler uyanın artık uyanın... 11 üyesinin 6’sının hükümetçe atandığı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, memur maaşları ile memur emeklisi aylıklarına 2020'nin ilk 6 ayında yüzde 4, ikinci 6 ayında yüzde 4, 2021'nin ilk 6 ayında yüzde 3, ikinci 6 ayında yüzde 3 zam yapılmasını kararlaştırdı. Yetkili konfederasyon hangi haklarını masada savundu? Mutfaklar yanıyor, gıda giderlerinde geçen yıla göre fiyat artışları yüzde 54 olmuş, memura zam yüzde 4. Yıllarca 3600 ek gösterge dedik, masada yok. Vergi dilimi adaletsizliği dedik, masada yok. Eşit işe eşit ücret dedik, masada yok. Ey yetkili sendika yani şimdi sen memur için hangi hakları kazandın? Bak emekçi kardeşim!!! Sen o masaya emek mücadelesi veren konfederasyonları oturtacaksın, ben çıkarım için oradayım demeyeceksin, sahte timsah gözyaşlarına inanmayacak, itibar etmeyeceksin, ya ne yapacaksın? Kendi emeğine, kendi alın terine kendin sahip çıkacaksın” ifadelerine yer verdi.
ŞANLI: YETKİ Mİ? ALDATMACA MI? İCAZET Mİ? Türk Eğitim Sen Kocaeli Şube Başkanı Yaşar Şanlı açıklamasında “Bir yandan 1 milyona yakın üyeniz olacak ama toplu sözleşme sürecinde bir kere bile üyelerinizin gücünü gerçek manada göstermeyeceksiniz. (Göstermelik ve tiyatral eylemleriniz dışında) İş bırakma bir yana (15.00-17.00 arası part time iş bırakma hariç) toplu pazarlık sürecinde Ankara'da bir kere bile miting yapmayacaksınız. (Boşaltılmasına büyük katkınız olan boş cüzdan eyleminiz ve nezaketten kırılacak özenle seçilmiş cümlelerden oluşan basın açıklamanız hariç) Hükümeti gerçek anlamda rahatsız etmekten hassasiyetle kaçınacaksınız. “Yetkili Sendikaya Dayanışma Aidatına” “ihtimam” göstereceksiniz ama enflasyonun üstünde zam, milli gelirden pay umurunuzda olmayacak. Bu mudur sendikacılık! İcazet sendikacılığın ve sendikal aczin ifadesi olan söz ve davranışlarınız memurların ayvayı yemesinin asıl sebebini gösteriyor. İcazet ve ihtimam sendikacılığı ile bu kadar oluyor. Kabahatin çoğu senin demeye dilim varmıyor ama kabahatin çok memur kardeşim!” ifadelerini kullandı.
YAŞLIK: VİCDANLAR YARALANDI
Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı ve Memur Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık açıklamasında, “Aileye bakamayan çalışana hakkını teslim edemeyen masayı göremeyen sosyolojiyi okuyamayan Bakan'dan sonra adil olamayan emeği hiçe sayan sadece sorunlu yasanın zorunlu organı olabilen 'hakem heyeti' hakem değil 'noter heyeti' olduğunu tescilledi… Ha Maliye Bakanımızı da unutmayalım. Maliye Bakanımız her şeye çift rakamlarla zam yapıyor... Memura sıra gelince hava gazı veriyor. Toplu sözleşme süresince kamu işveren heyetinin tutumu ve hakem heyetinin (hükümet kanadının) yaptıkları vicdanları yaralamıştır…” sözlerini kullandı.
YILDIRIM: SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ BİTMEDİ
Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Erdal Yıldırım yaptığı açıklamada, “Biz bir yola çıktık. Üyelerimizin ve tüm kamu çalışanlarının hakkını arayarak onları enflasyona ezdirmeyen Hükümetin deyimiyle yeni büyük ve güçlü Türkiye'ye yakışır şartlar altında yaşasınlar diye gayet makul teklifler sunduk. Ancak kamu işveren tarafı bu noktada hep dayatmalara başvurdu. Biz dayatmaları kabul edemezdik. Sorunlarımızı 20 günlük müzakere sürecinde tek tek dile getirdik. Kamu işveren tarafı üstelik kanunsuz bir şekilde bunları da yok saydı. Sonuçta son söz hakem heyetine kaldı. Maalesef kamu hakem heyeti de bırakın hakemliği noterlik bile yapamayacağını herkese ilan etti. Bu sürecin başından beri tüm teşkilatlarımızın desteğini gördük. Onlar ne derse onu yapmaya çalıştık. Daha söyleyecek sözümüz de bitmedi. Kamu çalışanlarının hakkını her ortamda aramaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte desteğiniz bize güç verecektir...” dedi.