“Şehit ecdadımıza yapılan bir hakarettir”
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Murat Uzuner ve yönetimi, geçtiğimiz gün ilimizdeki gazetelerden birinde çıkan..
Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi personelinin yapmış olduğu bildirimi ile ilgili olarak bugün parti binasında tepki dolu bir basın açıklaması yaptı
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Murat Uzuner ve yönetimi, Gölcük Belediyesi Sanat Galerisi’nde görev yapan bir personelin yapmış olduğu açıklamaya karşı, tepki dolu bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Murat Uzuner okudu. Başkan Uzuner, açıklamasında “Gölcük Belediyesi çalışanlarından Yasin Alp'in sosyal medyada, hatta Kocaeli basınında haber konusu olan Çanakkale Zaferi’yle ilgili bu haksız söylemlerine karşı, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Gençlik Kolları’nca hem parti sorumluluğumuz hem de yurtsever bir ecdadın torunları olarak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla sorumluluğumuzun bir gereği olarak bize bu basın açıklamasını yapma zorunluluğu hasıl olmuştur. Biz Cumhuriyet Halk Partisi gençleri olarak 1071 Malazgirt Savaşı’yla Anadolu'nun kapısının açılmasından günümüze kadar geçen dönemi hiçbir zaman inkar etmedik. 1915 Çanakkale Zaferi, sadece biz Cumhuriyet Halk Partililer tarafından değil tüm dünya tarafından takdir edilen bir zaferdir. Kaybedilen savaşın kazanılan cephesi olan Çanakkale Cephesi geçilmiş olsaydı Fatih Sultan Mehmet'in fethettiği İstanbul işgal altında olmuş belki de şu anda ay yıldızlı bayrak dalgalanmıyor olacaktı. Madem Mustafa Kemal'in amacı son kalan Osmanlıyı parçalamaktı o zaman sorarız sana nasıl oldu da bu son kalan halkla beraber cumhuriyeti kurdu? Savaştaki askerinden komutanına kadar tüm şehit ve gazilerimizin amacı ülkeyi korumak düşmanın vatan topraklarına ayak basmasını önlemek değil miydi? Dini, namusu, bayrağı korumak amacıyla verilen bu savaşta hangi komutan şahsi çıkarını askerler üzerinden kullanır?” dedi.
“ONLARIN KEMİKLERİNİ SIZLATMAK HİÇ KİMSENİN HADDİNE DEĞİLDİR”
Başkan Uzuner, açıklamalarının devamında “Bilakis Mustafa Kemal'in ‘Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum’ sözünü artık geriye dönüşün hiçbir faydasının olmadığı, vatan toprakları sathında ölümün şehitlik mertebesi gibi ulvi bir görev olduğu bilinciyle iman, inanç, itikatlı vatan evlatlarını motive etmek amacıyla söylenen bu emre henüz Cumhuriyet rejimine dönüşün esamesi olmayan bir dönemde bu mantıkla söyleyebilmeyi ancak sizin gibi tarih bilmeyen, ecdadını tanımayan, Atasını tanımayan zavallı insanların art düşüncelerinin tezahüründen başka bir şey değildir. Yıl 1915, vatan topraklarının her köşesi işgal altında, boğazların geçilmesiyle vatan toprakları tamamen emperyalist güçlerin emrine girecek ve ülkemiz bu emperyalist güçlerin mandası altında yaşayacaktı. Bu savaş öylesine önemli bir savaştı ki ülkemizin yani bugünün Türkiye Cumhuriyetinin tamamen yok olacağı bir dönemin savaşı olan bu savaşta ölenleri bağımsız Türkiye'sinin temellerinin kolay atılması yönünde kasten ölüme sürüklendiğini söylemek gerçekten akıl alır bir düşünce değildir. Çanakkale Boğazı’ndan geçmekte olan İngiliz ve Fransız donanmaları içerisinde emperyalist güçlerin askerleri mi yoksa ileride Türkiye Cumhuriyetinin temelini atacak inançlı, imanlı, itikatlı vatan evlatları mı vardır? Böyle bir şey olabilir mi? Bu söylemleriniz, ülkesi için canını seve seve veren şehit ecdadımıza yapılan bir hakarettir. Onların kemiklerini sızlatmak hiç kimsenin haddine değildir” dedi.
“TARİH KİTAPLARINI BİR DAHA OKUSUNLAR”
Dönemin komutanlarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında söylediği sözlere değinen Başkan Uzuner, “Dönemin komutan, devlet adamları ve liderleri Gazi Mustafa Kemal’in bu üstün askeri dehası için bakın neler söylemişler: ‘Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk Ulusu’na nasip oldu. Mustafa Kemal dehası karşısında elden ne gelirdi’(Lloyd George). ‘Lordlarım, biz görevimizi yaptık. Binlerce mermi attık. Yaptığımız hesaba göre Gelibolu Yarımadası’nı 2,5cm kalınlığında bir levhayla kaplayacak kadar mermi attık. Ancak ne yazık ki, karşımızda ölüme koşan bir Türk askeri ve çok iyi sevk ve idare edilen bir komuta heyeti vardı. Biz ne yapabilirdik’ (Ian Hamilton). ‘Şu an mağlubiyeti bütün damarlarımda hissetmekteyim. Çok üzgünüm! Oldukça mutluydum, umutluydum. Daha düne kadar Çanakkale bizimdir! diyordum. Çünkü bu savaşı kazanmak için; askeri, parayı, cephaneyi, her şeyi hesaplamıştım. Hepsinde çok üstündük. Mutlaka yenecektik. Yalnız bir tek şeyi hesaba katmamışız. Mustafa Kemal. Bağrımda İngiliz gururu olmazsa, Türkleri alınlarından öpmek, onları ayakta alkışlamak isterdim’ (Churchill). ‘Kahrolsun! Bu Çanakkale hepimizin mezarı olacak bir yer. Askerlik hayatım boyunca böyle bir durumla karşılaşmadım. Niçin mağlup olduğumuzu soruyorsunuz. Bütün açıklığıyla geçeği bildirmek isterim: Çok cesur savaşan, mükemmel sevk-idare edilen bir ordunun ve Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım’ (Lord Fisher). ‘Kaderde mağlubiyet varmış ne diyeyim, boğazım düğümlendi, daha fazla konuşamayacağım. Nerden çıktın be Mustafa Kemal! Çok mutluydum senle karşılaşmadan önce’ (Lord Kichener). Beyler! Meğer gördüğümüz tatlı bir rüya imiş. Anladım dostlarım, anladım. Bir Türk dünyaya bedelmiş’ (Amiral Carden). Cumhuriyet kazanımlarının demokratik ve hukuk devlet yapımızın bir ürünü olan Gölcük Belediyesi’nin Kültür ve Sanat evinin bir çalışanı olarak rızkınızı temin ettiğiniz böylesine güzel bir çalışma ortamını 'sizin’ bir türlü kabullenemediğiniz Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının ve şehit ecdadımızın büyük mücadeleleriyle kazanmış oldukları zaferlerinin sonucu olduğunu unutmamanızı tavsiye ederiz. Sizleri, yoksun tarihi bilginizi geliştirmenizi, bu ruhu, bu inancı, bu imanı, bu itikatı kavrayabilmeniz için Çanakkale’yi en kısa sürede ziyaret etmenizi ve tarihin gerçeklerini öğrenmenizi tavsiye ederiz” dedi.
“BU SÖYLEMLER, EMPERYALİZMİN ÜRÜNÜDÜR”
Başkan Uzuner’in açıklamalarının ardından Gençlik Kolları İlçe Sekreteri Güney Yılmaz bir açıklama yaptı. Yılmaz, açıklamasında “Atatürk’ün batılılaşma özentiliğini düşündüğünden bahsediyor ve bu konuda çok yanılıyor. Şu açıklama, ne yazık ki emperyalist düşüncenin bir başarısıdır. 1950’lere dayanan Atatürk’ü karalama söylemleri, emperyalizmin ürünüdür. BOP, Yeşil Kuşak Projesi gibi projeler, 1980 darbesi ile beraber Atatürk’ün itibarsızlaştırılmasına yönelik söylemlerdir. Bu arkadaşın açıklamalarının da olduğu açıklamalar, 1950’lerden bu yana geliyor. Türk tarih tezlerini tekrar incelesinler. Tarih kitaplarına tekrar baksınlar. Ülkemizi savaşlarla yenemeyen emperyalist güçler, Atatürk’ü karalama ve tarihimizi yok etme söylemleri ile 1950’li yıllardan bu yana algı oluşturmaya çalışıyor. Ülke tarihimizi bir daha okusunlar. İlber Ortaylı’nın tarih kitaplarını iyice okusunlar” dedi.