‘Seçim bir referandum niteliğindedir’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kadın Kolları Yönetimi, 81 il ve 973 ilçede yapılan ortak açıklama için parti binasında bir araya geldi. Açıklamayı okuyan CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, “Seçim bir referandum niteliğindedir” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Yönetimi, dün 81 il ve 973 ilçede partileri tarafından yapılan ortak açıklama için parti binasında toplandı. Gerçekleştirilen toplantıda açıklamayı okuyan CHP Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, “Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Ülkemizin kaderinin belirlenmesine bir gün kaldı. 28 Mayıs’ta gerçekleşecek olan seçim, iki aday arasında değildir. Bir referandum niteliğindedir. Elbette her seçim çok önemli fakat bu seçim, özellikle Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun yarısını oluşturan biz kadınlar için hayati öneme sahiptir. Bir yanda esaret, diğer yanda özgürlük duruyor. Cumhur İttifakı adeta bir kadın düşmanı koalisyonuna dönüştü. Kadınların kazanılmış tüm kazanımlarına göz diken Yeniden Refah Partisi ve Hizbullah terör örgütünün siyasi uzantısı olan HÜDA-PAR’ın meclise girişi ile cumhuriyet tarihinin kadınlar açısından en karanlık parlamentosu oluşturuldu. Mecliste temsil hakkı kazanan bu zihniyet, planlarını alenen ilan etti” dedi.
‘KATILIMCI DEMOKRASİ, HEDEF TAHTASINA KONULDU’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Cumhuriyet’e savaş açılarak parlamenter sistem eleştirisi yapıldı. Tek adam rejiminin ülkemizi sürüklediği kaos yok sayılarak parlamenter sistemin çözümsüzlük yarattığı iddia edildi. Katılımcı demokrasi, hedef tahtasına konuldu. Kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak görenler, yeni anayasa yazmaktan bahsetti. Unuttukları bir gerçek var ki yeni anayasayı 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde biz hazırlayacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemle demokratik, laik, sosyal hukuk devletini yeniden inşa edeceğiz. Kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesinin önünü açmak isteyenler, karma eğitimin zorunluluktan çıkarılmasını istiyor. Eğitimin anayasal bir hak olduğu gerçeğini her fırsatta yüzlerine vurmaya devam edeceğiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitim hakkının gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.
‘HAKLARIMIZIN BUDANMASINA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ’
Başkan İşeri, “Kadın erkek eşitliğine inanmayan HÜDA-PAR, kadınların kazanılmış bütün haklarına göz dikti. Kadınların çalışma şartlarının fıtrata uygun hale getirilmesi isteniyor. Eşit işe eşit ücretin alınmadığı, her üç kadından birinin işsiz olduğu ülkemizde hangi fıtrattan bahsediyorlar? Kadınların kayıt dışı istihdama itildiği yetmezmiş gibi kadınlar sadece hemşire, kadın hastalara bakan hekim ya da kreş öğretmeni olabilir demek istiyorlar. Mesleğin cinsiyeti olmaz. Biz kadınlar her işi yapabiliriz. İstanbul Sözleşmesi bir gecede hukuksuzca feshedilirken 6284 sayılı kanunun yürürlükte olması gerekçe gösterilmişti. Şimdi de 6284 işlevsiz hale getirilmeye çalışılıyor. Kadına yönelik şiddetle etkin bir mücadele yürütmeyenler, yasal korunağımızı elimizden almak istiyor. Günde en az iki kız kardeşimizin hayattan koparıldığı bu düzende yasal hiçbir hakkımızın budanmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.
‘KADINLARI SAHİPLENDİRMEK İSTİYORLAR’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Şiddet mağduru olan kadınların boşanmasının önünü kesmek, boşandığında da ailesinin evine dönmesine mecbur etmek adına yoksulluk nafakası kaldırılmak isteniyor. Kadın işe girdiğinde, evlendiğinde kesilen bu nafaka, ömür boyu ödeniyormuş gibi yanlış bir algı ile kadınların ekmek parasına göz dikiliyor. Biz yürütülen bütün bu kara propagandalara rağmen nafaka hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz bu ifadeleri söylerken utansak da kadın düşmanı zihniyet, bu sözleri ‘müjde’ diye ilan edebiliyor. Kadınlar bir sokak hayvanı gibi sahiplendirilmek isteniyor. Sosyal bir hukuk devletinde yaşadığımız gerçeğini yok sayanlar, kadınları sahiplendirme hadsizliğinden bahsediyor. Biz kimsenin sahiplenebileceği bir mal ya da hayvan değiliz” dedi.
‘İKİNCİ SINIF VATANDAŞ OLALIM İSTİYORLAR’
Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Yeniden Refah Partisi’nin Düzce'deki seçim aracında kadın milletvekili adayının fotoğrafı gölgelendi. Türkiye’yi şeriat düzenine taşımak isteyenler, kadının yüzünün görünmesine dahi tahammül edemese de biz varız ve var olmaya devam edeceğiz. Yeniden Refah Partisi Aydın İl Başkanlığı’nda kadın milletvekilinin oturduğu yerin değiştirilmesi istendi. Kadın milletvekili adayına ‘Kadın ile erkek yan yana fotoğraf çektirmez’ diyerek bağırdılar. Kadınları ötekileştirmeye çalışan bu zihniyetin hedeflerine izin vermemeye kararlıyız. HÜDA-PAR 6284’ü budamak isterken Yeniden Refah Partisi, kanunun tamamen yürürlükten kaldırılmasını istiyor. Hatırlarsınız, İstanbul Sözleşmesi’ne de karşı çıkmışlar ve kaldırılması için karalama kampanyaları yürütmüşlerdi. Şimdi de 6284’ü hedef tahtasına koydular. Medeni Kanun ile kazandığımız hakları elimizden almak istiyorlar. Çok eşliliği özendirmeye çalışıyorlar. Eşit yurttaşlık hakkımızı gasp ederek ikinci sınıf vatandaş olalım istiyorlar” dedi.
‘UĞRADIĞIMIZ HAKARETLERİN HADDİ HESABI YOK’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Daha mazbatasını bile almadan kadın düşmanlığını ortaya koyan Cumhur İttifakı milletvekillerinin mecliste nasıl bir yol izleyeceği ortada. Küskün olduğunu, bezgin olduğunu, umutsuz olduğunu ifade ederek sandığa gitmemeyi düşünenler varsa neyle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha görsün. Bugünümüz ve yarınımız tehdit altındadır. Hayatlarımıza, haklarımıza ve hayallerimize pranga vurulmak isteniyor. Eve mahkum olduğumuz, eğitim dışına itildiğimiz, çalışma hayatından soyutlandığımız, toplumsal yaşamdan dışlandığımız bir hayat dayatılmak isteniyor. Kadınların göklerde yükselmeyi hak ettiği Atatürk Türkiye’sinden sahiplendirilmesi gereken bir Türkiye’ye dönüştük. 1920’li yıllarda Türk kadınları hakim, öğretmen, mühendis, pilot olabilirken 21. yüzyılda çalışma hakkımızı elimizden almak istiyorlar. ‘Taliban’ın inancıyla ters yanımız yok’ diyen Erdoğan, yanına aldığı müttefikleriyle kadınların ve kız çocuklarının eşit yurttaşlık hakkına göz dikiyor. Bizim de İran’a, Afganistan’a dönüşmemizi istiyorlar. Eşitsizlik öylesine derinleşti ki hukuken kadın erkek eşitliğini savunması gereken AYM üyesi, ‘Kadın-erkek eşitliği modern hurafedir’ diyebiliyor. Yıllardır uğradığımız hakaretlerin haddi hesabı yok. Kahkaha attığımızda ‘iffetsiz’, haklarımızı aradığımızda ‘sürtük’ ilan ediliyoruz. Hamile kadının sokağa çıkmaması gerektiği savunuluyor. İşsizliğin sebebi kadınların iş araması olarak gösteriliyor. Kadın cinayetlerinin ardından ‘Neredeymiş, ne giymiş, üzerinde ne varmış, hangi renk ruj sürmüş, saat kaçmış?’ gibi sorular soruluyor. Utanmasalar kadının öldürülmeyi hak ettiğini söyleyecekler. Kurdukları hukuk sistemlerinde katiller ceza indirimleri ile ödüllendiriliyor” dedi.
‘SANDIKLARA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR’
Başkan İşeri, sözlerini sürdürerek “Sözün kısası: sandıklara gitmek, oy kullanmak zorundayız. Sadece oyumuzu kullanıp dönmek de yetmiyor, sandıklara sahip çıkmamız gerekiyor. Millet İttifakı olarak sandık güvenliği konusunda tüm tedbirlerimizi aldık. Her sandığa üç kadın müşahit çağrımıza ses veren herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bize reva görülen cehennemin içine hapsolmuyoruz. Kadın örgütleri ile kararlı bir şekilde mücadeleyi büyütüyoruz. Biliyoruz ki örgütlü gücümüz karşısında duramayacaklar. Kadınların yaşam hakkı, Medeni Kanun ile elde ettiğimiz haklarımızı korumak, 6284 sayılı kanunun yürürlükte kalması, çocuklarımızın zorla ve erken yaşta evlendirilmemesi, gençlerin aydınlık yarınları, istihdam dışına itilmememiz, haklarımızı aradığımızda hakarete uğramamak, hak, hukuk, adalet, demokrasi, cumhuriyet değerlerimizi korumak için haydi kadınlar sandığa!” dedi. Erdem ŞENGÜL