‘Seçim barajı milli iradeyi bypass etmiştir’
17 Ocak 2017 14:21

‘Seçim barajı milli iradeyi bypass etmiştir’

Haftalık toplantısında açıklama yapan Saadet Partisi İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız, “Seçim barajı milli iradeyi bypass etmiştir” dedi

Saadet Partisi İlçe Teşkilatı haftalık toplantısı, parti binasında yapıldı. Toplantıya, Saadet Partisi İlçe Başkanı Yaşar İsmail Yıldız ve parti yönetimi katıldı. Toplantı öncesi açıklama yapan Yıldız, “TBMM’de anayasa değişikliğine ilişkin görüşmeler devam ediyor. Bazı maddeler kabul edilerek Meclis’ten geçti. Bazı milletvekillerinin karşılıklı müzakere yerine gerginlik ve kavgayı tercih etmesi düşündürücü. Birbirlerine saksı, sandalye fırlatırken yumruklarla birbirine giriyorlar. Vekiller, milletimizi temsil ettiklerini bilerek özgür iradeleriyle karar vermeliler. İkna turlarıyla yönlendirilmeleri tabii değil. Anayasa’nın gizli oy emrini çiğneyerek göstere göstere oy kullanan milletvekilleri oldu. Hatta biri, usule davet edildiğinde, ‘Sana mı soracağım lan?’ diye kükredi. Bu kural tanımazlık neyin işaretidir? Saadet Partisi, 12 Ocak günü yeni Anayasa konusundaki olmazsa olmazlarını kardeşlik vazifesi ve tarihi sorumlulukları gereği milletimizle paylaştı. Saadet Partisi, darbe anayasasının bir gün bile yürürlükte kalmasını istemiyor. Sivil ve adaleti önceleyen bir anayasa talebini her platformda seslendiriyor. Yeni anayasada, baraj sistemindeki haksızlığın giderilmesi, siyasi partilere adil tanıtma fırsatı verilmesi, cumhurbaşkanının partili olmasının tarafsızlık ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kuvvetler ayrımının dikkate alınması gibi konuları olmazsa olmazları arasında görüyor” dedi.

‘BARAJ SİSTEMİ MİLLİ İRADEYİ İĞFALDİR’

Yıldız, açıklamasının devamında; “Saadet Partisi, seçim barajının temsilde adalet ilkesini askıya aldığı, farklı görüşlerin Meclis’te temsilini önlediği için büyük haksızlık olarak görüyor. Çünkü barajı darbeciler getirdi. Seçim barajı, ‘ben farklı görüşlere itibar etmiyorum, illa da benim dediğim olacak.’ demekten başka hangi anlama gelir? Bu, diktatörlük mantığıdır. Baraj sistemi milli iradeyi iğfaldir. Her gün milli irade, halk, millet, sandık vurgusu yapılsa bile bunları rafa kaldırıp adil olmayan mekanizmayı işletenler, hırs ve bencillikleri sebebiyle diktatörlük mantığı taşımaktadırlar. Seçim barajı milli iradenin bypass edilmesidir. Alın, 2002 yılında milletvekili genel seçimlerini. O seçimlerde yalnız AKP ve CHP, Meclis’te temsil edilme fırsatı buldu. Toplamda yüzde 54 oy almışlardı. DYP, MHP, Genç Parti baraja yaklaştıkları halde Meclis dışı kaldılar. Toplamda halkın yüzde 46’sının Meclis’te temsil edilme hakkı gasp edildi. Milli irade çöplüğe atıldı. Seçim barajı sürdükçe, farklı görüşler TBMM’de temsil edilemez, düşünce kısırlığı yaşanır. Görüşler marjinalleşir. Meclis’te kavga ve gerilim prim yapmaya, sesini yükseltenler galip görülmeye devam eder. Fikirler, medeni olarak müzakere edilemez. Partilerin birbirine laf yetiştirmesi siyaset sanılır. Siyasiler, burnunun dibine kadar ulaşmış tehlikeyi göremezler. 15 Temmuz, bu hastalıklı zihniyetin ürünüdür” dedi.

‘HUKUKUN OLMADIĞI YERDE KAOS VARDIR’

Yıldız, açıklamasının sonunda; “Saadet Partisi’nin partili cumhurbaşkanı uygulamasına da itirazı var. Hem cumhurbaşkanının tarafsızlığına gölge düşüreceğinden hem de tüm milleti kucaklayıcı olamayacağından dolayı ülke için tehlikeli buluyor. Dünyada başkanlığa benzer sistemle yönetilen 40’tan fazla ülke var. Bizde başkanlık deyince ABD akla gelir. ABD’de başkanın inisiyatifi yüzde 20-25 kadardır. Temsilciler Meclisi, Senato gibi kurumlar yanında genel yapıyı korumak adına gizli mekanizmalar da iş başındadır. Bizdeki cumhurbaşkanlığına bakın, daha başkanlık sisteminin prensipleri oluşmadan, başbakanı yok sayıp kendisini her icraatın başıymış görerek konuştukça konuşan her kurumun yetkisini kullanmaya çalışan bir yapı var. Bunu partili cumhurbaşkanlığı olarak anayasanın onayından geçirirseniz, ülkenin karşılaşacağı akıbete hazır olun. Şahsa mahsus anayasa yapılıp tek adamlığa gidilmesinden endişeliyim. Dikkatli olunsun. Devlet, kurumlarıyla yönetilir. Kuvvetler dengesi adil kurulmalıdır. Hak kutsaldır. Hukukun olmadığı yerde kaos vardır. Adaletin sağlanamadığı yerde güvensizlik ortamı oluşur. Bu durum barış ve kardeşliği zedeler. Medya hükümetlerin borazanı haline getirilemez. Saadet Partisi’ne en büyük medya ambargosu bu dönemde uygulandı. En dikkate alınması gereken konu da yapılan anayasanın Müslüman bir toplumda uygulanacak olduğunun unutulmamasıdır. Müslümanlık en orijinal özelliğimizdir. Anayasa maddeleri İslam’a uygun olmalıdır. Bu ülkeye yabancı gömleği giydirilmemelidir. OHAL gölgesinde anayasa müzakerelerinin nasıl seyredeceğini hep birlikte göreceğiz” dedi.  Fahri HANER

BENZER HABERLER
X