Savaş, öğretmenliğine engel olmadı
Suriye’dekisavaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ailesine sahip çıkmak için Kuveytteki öğretmenlik mesleğini bırakarak ilimizdeki ailesinin yanına yerleşen Suriyeli öğretmen Mahmut El Mısri, gönüllü Arapça dersleri vererek meslek a
Suriye’dekisavaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ailesine sahip çıkmak için Kuveyt'teki öğretmenlik mesleğini bırakarak ilimizdeki ailesinin yanına yerleşen Suriyeli öğretmen Mahmut El Mısri, gönüllü Arapça dersleri vererek meslek aşkını canlı tutmaya çalışıyor Suriye’dekisavaş nedeniyle ölüm korkusuyla küçük bir köyde yaşayan ailesini ilimize getiren Suriyeli Öğretmen Mahmut El Mısri, öğretmenlik duygusunun kaybolmasını engellemek ve savaşın izlerini unutmak için Türk öğrencilere gönüllü olarak Arapça dersleri veriyor. 2008 yılına kadar Kuveyt’te İngilizce dersleri veren El Mısri, Suriye'dekirejime karşı başlatılan mücadelenin ardından çıkan iç savaştan ailesinisağ çıkarmak için mesleğine ara vermek zorunda kaldı.
SAVAŞIN İZLERİNİ ÖĞRETMENLİK DUYGUSUYLA YENİYOR
Daha önce geldiği Türkiye'deki arkadaşlarının da tavsiyelerini dinleyen Mısri, ailesi için Türkiye’ye sığınma başvurusunda bulundu. Suriye’dekisavaş nedeniyle ailesini güvene almak isteyen El Mısri, başvurunun da kabul edilmesiyle mesleğine ara vererek, ailesinin bir kısmını önce İstanbul’a ardından Kocaeli’ye getirdi. Buraya geldikten sonra öğretmenlik mesleğine devam etmek için çözüm yolları arayan Suriyeli öğretmen Mısri, yine arkadaşlarının tavsiyesi ile gönüllü olarak özel bir kursta gönüllü öğretmenliğe başlayarak yeni öğrencilerine Arapça dersi veriyor. Yeniden öğretmenlik yapmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Mısri, öğrencilerini eğiterek hem savaşın etkilerini unutmaya hem de öğretmenlik duygusunun yok olmasını engellemeye çalışıyor.
‘TÜRK ÖĞRENCİLERİ ÇOK SEVİYORUM’
Türk öğrencileri diğer öğrencilerden daha fazla çok sevdiğini belirten El Mısri, “Ben Suriyeliyim Humus Üniversitesiİngilizce bölümünde mezun oldum. İngilizce bölümünden mezun olduğum için İngilizce öğretmenliği yapmaya karar verdim. Kuveyt’te 2008 kadar İngilizce öğretmenliği yaptım. 2008’den sonra ailemden uzak durmak istemiyordum ve yanıma almak istiyordum. Kuveyt Devleti aileme gelmesi için izin vermiyordu. Daha sonra edindiğim birkaç Türk arkadaşımdan biri, Türklerin de Arapça ile çok ilgilendiklerinisöyledi ve Türkiye’de bir merkez kurmam için teklif etti. Bu şekilde bir merkez kuralım Türkler Arapça'yı çok seviyor. Kafama yattı çünkü ailemden uzak olmak istemiyordum. Sonra buraya geldim. Türkleri çok seviyorum, Türklerin Arapça sevdasını çok seviyorum. O yüzden buraya geldim ve Arapça dersleri vermeye başladım. Şu an ailemle de hayatımı mutlu bir şekilde sürdürüyorum. Suriye’de savaş olduğundan dolayı ailemle birlikte Suriye’de olamıyordum. Ailemi de savaştan uzak tutmak istiyordum. Arkadaşlarımdan böyle bir teklif gelince, ailemle yaşayacağım için teklifi kabul ettim” dedi.
‘BURADA GÜVENDEYİZ’
Türkiye’de mutlu olduklarını vurgulayan El Mısri, “Suriye’de savaş var. O yüzden evinden bile dışarı çıkmaya korkuyor. Yeğenlerimi, kuzenlerimi buraya davet ettim. Orada, orduya gidip insanları öldüreceklerdi ya da orduya gitmeyip evlerinde öleceklerdi. Bu tarz şeylerden uzağız. Türkiye’ye geldik, Türkiye hükümetine çok teşekkür ediyorum. Burada mutluyuz, ailem mutlu. Dışarı çıkmaktan zevk alıyoruz. Burada hayat çok güzel, şükürler olsun Allah'a ki, Türkiye’deyiz, Türkiye hükümeti bizi kabul etti” diye konuştu.
‘SURİYE’YE DÖNMEMİZ ÇOK ZOR’
avaş bitse bile Suriye'ye bundan sonra sadece ziyaret amaçlı gitmek istediklerini belirten El Mısri, “Bir ülke savaşı girdiğinde, o ülkenin toparlanması çok zor olur. Suriye de bunu yaşadı. Toparlanması çok zor olacak. Ben eğer Suriye’yegidersem işim yok, gücüm yok, arkadaşlarım yok, arkadaşlarımı kaybettim. Bu yüzden ailemle konuştuk ve ortak karar aldık. Bundan sonra gideceksek de Suriye’ye, sadece ziyaret için gideceğiz. Burada benim 3 çocuğum var. Eşim, kardeşim burada, kardeşimin ailesi burada ve şu anda toplamda ailemden 10 kişi buradayız. Suriye’dekisavaştan kaçtık. İnşallah bundan sonra da belki onların ailesi, benim annem buraya gelecek, istiyoruz buraya gelmesini. Türkiye hükumetine teşekkür ediyorum, bizi kabul ettiği için" şeklinde konuştu.