Sanat galerisinde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ semineri verildi
08 Mart 2016 16:58

Sanat galerisinde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ semineri verildi

Gölcük Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Psikolog Çiğdem Ovaz Erol, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla dün Gölcük Sanat Galerisi’nde, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği hakkında bir seminer verdi

Gölcük Toplum Sağlığı Merkezi çalışanı Psikolog Çiğdem Ovaz Erol, dün Gölcük Sanat Galerisi’nde Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir seminer verdi. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği hakkında seminerin verildiği programa Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Nurten Turnalı, Gölcük Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Fatma Kudal Koç, Psikolog Çiğdem Ovaz Erol, Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Bilge Saral, kaymakamlık daire müdürleri, ilçemizde görev yapan kadın muhtarlar, kadın çalışanlar ve Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri katıldı.

‘YAPMAMIZ GEREKEN BİRÇOK ÇALIŞMA VAR’

Toplantıda ilk olarak Gölcük Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Fatma Kudal Koç, konuşma yaptı. Koç, konuşmasında; “Öncelikle, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Bu seminerin yapılmasındaki amaç, kadınların ayrıcalığı değil. Hepimiz, toplumsal anlamda, sosyal anlamda eşitliğin olması gerektiğini düşünüyor ve belirtiyoruz. Bugün ne kadar güçlü olduğumuzu kanıtlıyoruz. Yapmamız gereken birçok çalışma var. Kadına şiddetin önüne geçmeye çalışacağız. Hepinize hoş geldiniz diyorum” dedi.

‘8 MART ANLAMLI BİR GÜN’

Koç’un konuşmasının ardından sözü Psikolog Çiğdem Ovaz Erol aldı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konulu bir seminer verdi. Erol, konuşmasında “8 Mart, kadın haklarının kazanılmasının nerden başladığını anlatmak için oldukça anlamlı bir gün. Bundan dolayı öncelikle, hepinizin Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve erkeklerin doğuştan değil sosyal ortamlarında, kültürün içinde öğrendikleri kadın ve erkek olmaya dair özellikleridir. Kadına ve erkeğe atfedilen kişilik yapılarını, iş ve görevleri, sorumlulukları, beklentileri, alışkanlıkları, paylaşım düzenlerini ve kaynaklara erişimini belirler. Cinsiyete dayalı iş bölümü, kadınların ve erkeklerin ne yapması gerektiği veya neleri yapabilecekleri hakkında toplumda yaratılmış olan fikirlere ve değerlere dayanarak kadın ve erkeklere farklı roller, sorumluluklar ve görevler yüklenmesidir. Toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümü sonucunda kadınlar, erkeklerden daha az maddi kaynağa, istihdam ve boş zamana, seçme şansına ve karar alma yetkisine sahip olmaktadır” dedi.

SEMİNER İLGİ İLE DİNLENDİ

Erol, konuşmasının devamında; “Türkiye’de kadınların %71,3’ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değil. 2 bin 948 belediye başkanından sadece 27’si kadın. 15 yaş ve üzerinde okuma yazma bilmeme oranı kadınlarda %8,4. Erkeklerde ise bu oran %1,74’tür. Gayrimenkul mülkiyetlerin %92’si erkeklerin, %8’i kadınların üzerinedir. Dünya genelinde kadın haklarında meydana gelen artış dahi birçok gerçeği değiştirebilecek nitelikte değildir. Dünyadaki en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın. Dünyada eğitim almamış insanların yine büyük bir çoğunluğu yine kadınlardır. Kadınlar, bugün ülkemizde de erkeklere göre %25-50 oranında daha az ücretle çalıştırılmaktadır. Kadına karşı şiddet, dünyada en yaygın fakat en az cezalandırılan bir suçtur. Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın, demografik olarak ‘kayıp’ görülmektedir. Küresel olarak 15 ile 45 yaş arası kadınlar, kanseri sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetme veya sakat kalmaktadır. En az 3 kadından biri dövülmekte ve hayatı boyunca başka bir türlü suiistimal edilmektedir. Sistematik tecavüz, yeryüzünde birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor. Buna karşın kadınlar, dünyadaki toplam gelirin sadece %10’una sahipler. Dünyadaki mal varlığının ise sadece %1’ine sahipler” dedi.

BENZER HABERLER
X