‘Sağlık ordumuzu teşvik etmeliyiz’
DEVA Partisi Gölcük İlçe Başkanı Sedat Yücel, ülkemizde Covid-19 salgını ile verilen mücadele hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Yücel, “Bu günleri gördükten sonra sağlık ordumuzu özendirmeli, teşvik etmeli, koruyup kollamalıyız” dedi
DEVA Partisi Gölcük İlçe Başkanı Sedat Yücel, yaptığı açıklamada ülkemizde Covid-19 salgını ile verilen mücadeleyi değerlendirdi. Başkan Yücel açıklamasında, “Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da çok zor dönemlerden geçtiğini hepimiz biliyoruz. Adına pandemi denen koronavirüs salgını için tüm insanlık büyük kayıplar veriyor. Deprem gibi doğal afetlerde kayıp sayılarını bir çırpıda öğreniyor şok acıları yaşıyorsunuz. Bu defa öyle değil; her duyduğunuz ölüm sizi perişan ediyor. Ayrıca ben ne zaman yakalanacağım korkusunu yanı başınızda hissediyorsunuz. Bu salgın bize ülke savunması kadar insan sağlığının devlet tarafından korunmasının da bir o kadar önemli olduğunu öğretti” dedi.
‘YERLİ AŞIMIZ OLSAYDI ENDİŞE YAŞAMAZDIK’
Sözlerini sürdüren DEVA Partisi İlçe Başkanı Yücel, “Madem insanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz; o halde insanı yaşatmak için devletin bütün enstrümanları kullanması gerekmez mi? Hangi aşıyı kullanalım ya da kullanmalı mı? Kullanmamalı mı? Türkiye olarak yerli aşımız olsaydı bütün bu endişelerin hiç birini yaşamazdık. Aşıyı bulan bilim adamları Türk; ama yaşadıkları yer yurt dışı. Neden? Çünkü burada o kıymetli insanlarımızı kaçırmış, onlara istenen şartları oluşturamamışız. İnsanlarımızı beyin göçü adıyla yurt dışına kaçırmışız. Her yıl 250 bin insanımızın gittiği gibi” ifadelerini kullandı.
‘SAĞLIK KONUSUNDA VİZYONUMUZU GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ’
Yücel açıklamasının devamında, “Ambargolar bize yurt savunmasında kendi silahımızı kendimizin yapması gerçeğini öğretmişti. Savunma sanayine verilen destekler, AR-GE destekleri sonucu bugün geldiğimiz nokta hepimizi memnun ediyor, takdir ediyorum. Aynı şekilde pandemi süreci bize, bu yaşananlardan sonra insan ve toplum sağlığı açısından bakış açımızı, vizyonumuzu ve gelecek planlarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösteriyor. Adı biyolojik savaş olsun ya da salgının bilmem ne çeşidi olsun, ama ne olursa olsun, ilgililerin gelecek planlarını yeni dünya koşullarına göre yapmaları gerekir” ifadelerine yer verdi.
‘SAĞLIK ORDUMUZ AŞIRI DERECEDE YORULUYOR’
Başkan Yücel, “Savaşlar uzun sürmüyor; ama salgınla yapılan mücadelenin ne zaman sona ereceği belli olmuyor. Sağlık ordumuz, kaybettiklerimizin yanında hem fiziksel, hem psikolojik olarak aşırı derecede yoruluyor. Bu yetişmiş insanlar silah değil ki yerine yenisini satın alalım. Demek ki sağlık ordusu projeksiyonunu ayrıca değerlendirmek, sağlık personel politikalarını küçük hesaplar yapmadan onları motive edici, özendirici olarak ele almak durumundayız. Aynı şartlarda çalışıyor olmalarına rağmen, doktora parasal destek verip diğer sağlık çalışanlarını ayırırsanız bu hem hakkaniyetli olmaz, hem de motivasyonu bozar” dedi.
‘SAĞLIKTA DIŞA BAĞIMLILIĞI EN AZA İNDİRMELİYİZ’
Başkan Yücel, “Bu günleri gördükten sonra sağlık ordumuzu özendirmeli, teşvik etmeli, koruyup kollamalıyız. Bu davranışımız sağlıkçı olma anlamında insan ilgisini olduğu kadar sağlıkta nitelik ve nicelik olarak daha üst seviyelere çıkmasını sağlayacaktır. Aksi takdirde sektörde yeterli sayıda çalışan bulmakta zorlanabiliriz. Son olarak kendi ilaçlarımızı üretmeli, sağlıkta dışa bağımlılığı en aza indirmeliyiz. Maalesef bu işin bedeli can kayıplarıyla ödeniyor” sözleriyle açıklamasını tamamladı.