Saadet Partisi Gölcük Kadın Kolları  Divan toplantısını gerçekleştirdi
15 Mart 2015 12:49

Saadet Partisi Gölcük Kadın Kolları Divan toplantısını gerçekleştirdi

Saadet Partisi İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Bay: “Bir sihrin, yanılgının içerisindeyiz.

Algıyla insanlar yönlendiriliyor. Topluma doğru olan yanlış gösterilmektedirler”

 Saadet Partisi İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Bay ve yönetimi Mart Ayı divan toplantısını Gölcük Melisa Düğün Salonunda Gerçekleştirdi. Divan toplantısına Saadet Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Reyhan Şengün, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Semra Türken ve yönetimi, MHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Ozantürk ve çok sayıda Saadet Partili bayanlar katılım sağladı.  Saadet Partisi İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Bay yaptığı açıklamada; “Gerçekleştirecek olduğumuz divan toplantımızın manasına uygun yeryüzünde iyinin, doğrunun, güzelin, faydalının, hak ve adaletin hakim olduğu yeni bir dünyanın kurulmasına ve böylece bütün insanların iki cihan saadetine vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Değerli hanımefendiler, gerek ülkemiz, gerek İslam alemi, bütün dünya insanlığı olarak tarihi bir dönemden geçmektedir. Ülkemiz ekonomik, sosyal, siyasal gerçeğinin vahametini aslında hayatın her anında görmekteyiz. Halkımızı en çok sıkıntıya sokan işsizlik ve enflasyon büyüyerek devam etmektedir. Anadolu'muz da, doğduğu yerde doyamadığı için boşalmaktadır. Büyükşehirlere gelen bu insanların çoğu perişan, aç, köle gibi çalıştırılıyor. Kimisi suça karışıyor. Ceza evleri doldu taştı. Bunlar hep toplumsal patlamaların ve huzursuzluğun sonucudur.

 “KALİTELİ EĞİTİM VERİLMİYOR”

Yine bunlar gibi onlarca sorunla karşı karşıya ülkemiz. Ahlaki tahribat, kadına yönelik şiddet devam etmektedir. Kadına yönelik şiddet doğuştan değil sonradan öğrenilen bir olgudur.  Doğuştan gelen bir karakter değildir. Kişi yaşam sürecinde aileden, okuldan, çevreden etkileşimi ile şiddeti öğrenir. Şiddet mağduru kadınların gerçek failleri, insanımızı milli ve manevi değerlerden koparan, bireyselleştiren, bencil ve hedefsiz yapan, sadece tüketen duyguyla hareket eden felsefesini dayatan kapitalizm düzenidir. Ülkemizde eğitim ve öğretimde insanların sadece bilgi ve becerilerle donatılması yeterli olmayıp, bazı yüksek değerlerinde kazandırılması gerekmektedir. O nedenle biz, eğitim ve öğretim, terbiye boyutunu da önemsiyoruz. Eğitim sistemi ve müfredatı sürekli değiştirildiğinden, iyileştirildiğinden, yetersiz kalmakta, kaliteli eğitim olmamaktadır. Eğitim sistemimizde "Önce Ahlak ve Maneviyat" demeden bu sorunlara çözüm bulamayız. Ülkemiz ve insanlık büyük bir yozlaşmaya doğru sürüklenmektedir. Bireyler, nesiller gün be gün aktüelin toz bulutu arasında yok olup gitmektedir. İnsanlık kayboluyor. Her gün yüreğimizden bir şeyler kopup gidiyor. Yurdumuzdan, mahallemizden, evimizden, evimizin içindeki evladımızdan bir şeyler kopup gidiyor. Faiz yüzünde ülkemizde aileler parçalanmakta, işyerleri kapanmakta, çekler ve senetler protesto olmakta, büyük hacizler yaşanmaktadır.

 “BUNLAR FAİZDEN DOLAYI ÜRETİME KAYNAK AKTARAMIYORLAR”

Oysa bugün televizyon haberlerinde faiz üzerinde hiç durulmamakta ve faizin ortaya çıkardığı bu büyük acılar göz ardı edilmektedir. Toplum, faizden oluşan sonuçlar görmekte ama bunların faiz sebebiyle oluştuğunu görmemektedir. Bu illet yüzünden üretime hiç kaynak aktarılmamakta, sadece tüketim teşvik edilmektedir. Bugün bankalardan, tüketici kredisi (ev, araba vs.) olarak çekilen kredi hacmi 1 trilyon 146 milyar tl. Sistem vatandaşa bir yılda ortalama 171 milyar tl parayı bankalara faiz olarak ödettiriyor. Bugün devletin ve vatandaşı toplam borcu 2,5 trilyon tl civarında olduğu bilinen bir gerçek. Bu borçlarla kalkınmak mümkün değil. Bu da gösteriyor ki faiz bir kanser gibi ülkemizin bütün yapısını sarmış ve son altın vuruşunu yapmayı bekliyor. Bir kriz anında bu ülkenin bu borçların altından asla kalkamayacağı gözükmektedir. Boşanma, intihar, uyuşturucu, içki, fuhuş gibi suçlar hızla artmakta. Yolsuzluk, rüşvet, partizanlık, adam kayırma, haksızlık ve hukuksuzluk almış başını gitmiştir. Türkiye'de 18 yaşının altında çalışan çocuk işçi sayısının toplamda 653 bin olduğu, bu çocukların % 71 erkek % 29'u ise kız, 18 yaş altındaki çocukların yalnızca % 71 inin sosyal güvencesi var yani sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olarak çalışıyor.

 “BİR SİHRİN, YANILGININ İÇERİSİNDEYİZ”

Geri kalanlar ise kayıt dışı istihdam ediliyor. Az sonra Sayın İl Başkanımız detaylarıyla değineceği tüm bu meselelerle ilgili olarak dikkat çekmek istediğimiz nokta Saadet Partimizin Kadın Kolları çalışmalarındaki ayrıcalıklı hassasiyet.Gayemiz Allah rızası, hedefimiz bütün insanlığın kurtuluşu ve saadeti için çalışmaktır. Ülkemizde ve dünya üzerinde oynanan algı operasyonunda eskilerin duyduğuna değil gördüğüne inan sözü şimdilerde yeterliliğini yitirmiştir. Bir sihrin, yanılgının içerisindeyiz. Algıyla insanlar yönlendiriliyor. Topluma doğru olan yanlış gösterilmektedirler. Alışmak vazgeçmenin diğer adıdır. Müslüman bir şeye alıştığı zaman bir şeylerden vazgeçmiş demektir. Eğer Batı zihniyetine alışmışsan, kendi medeniyetinden vazgeçtin demektir. Bizim derdimiz Müslümanların iktidar olması değildir. İslam zihniyetinin iktidar olmasıdır. Batı kardeşi kardeşe vurduruyor. Her şey gövdesi ile vardır. Onun için bu milletin gövdesi olan Milli Görüş'e ihtiyacı vardır. Saadet Partisi'ne ihtiyacı vardır. Bu yüzden Saadet Partimizin meclise girmesi için var gücümüzle çalışacağız. İnanıyoruz ve biliyoruz ki; zafer inananlarındır ve zafer yakındır” dedi.

 

“HOCAMIZIN GÖSTERDİĞİ YOLDA HIZLA İLERLEMEMİZ GEREKİYOR”

Bu konuşmaların ardından Kadın kolları çalışma faaliyetlerini slayt gösterisi yaparak yapılan çalışmalarını birlikte izlediler. Slayt gösterisi ardından sonra Saadet Partisi il Kadın Kolları Başkanı ve Milletvekili Aday Adayı Reyhan Şengün;“Milli Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızın ölümünün 4 yılında saygıyla, rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Erbakan'ın, şerefli bir hayat ve ölüm için en güzel örnek olduğunu, canıyla, malıyla hayatının sonuna kadar hak ve hakikat için mücadele ettiğini belirtti. İslam birliğini kurmadığımız müddetçe Müslümanlar ezilmekten, horlanmaktan, hakarete uğramaktan kurtulamayacaklardır. Hakkımızı koruyabilmek için bir araya gelmemiz icap ediyor. Hocamızın gösterdiği yolda hızla ilerlememiz gerekiyor. Bunun için ilk etapta vakit geçirmeden İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatını kurmamız gerekiyor” dedi.

BENZER HABERLER
X