‘Referandum, Ortadoğu’yu bilinmeze götürür’
15 Eylül 2017 18:22

‘Referandum, Ortadoğu’yu bilinmeze götürür’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gölcük Şubesi öncülüğünde toplanan ilçemizin bazı sivil toplum kuruluşları, Irak’ın kuzeyindeki referanduma hayır demek adına dün Anıtpark’ta bir basın açıklaması düzenledi

Açıklamayı yapan ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak, “Referandum, Ortadoğu’yu bilinmeze götürür” dedi

 

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gölcük Şubesi öncülüğünde toplanan ilçemizin bazı sivil toplum kuruluşları, 25 Eylül 2017 tarihinde Irak’ın kuzeyini ilgilendiren bölgelerde yapılacak referanduma hayır demek amacıyla Anıtpark’ta toplandı. Anıtpark’ta gerçekleştirilen basın açıklamasına ADD başta olmak üzere AK Parti, CHP, MHP, Saadet ve Vatan Partisi ilçe yönetimleri, TEMAD, TESUD, THK, Emekli-Sen, ÇYDD, Eğitim-İş Sendikası, Türk Eğitim-Sen, Türk Harb-İş Sendikası, Türk Metal Sendikası, SAVDES-SEN, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ve Türkiye Muhtarlar Derneği gibi sivil toplum kuruluşların Kocaeli ve Gölcük şube yönetimleri, DESSOYAD, DESSAT, Gölcük Ziraat Odası, Gölcük Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Gölcük Kültür Dernekleri Platformu, Gölcük Gürcü Kafkas Kültür Evi Derneği ve GESOTİM katılım gösterdi.

 

‘REFERANDUMA HAYIR DİYORUZ’

Bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşımızın okunmasından sonra ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak, konu ile ilgili bir açıklama yaptı. Başkan Bucak, “Bugün bizi buraya toplayan neden, 25 Eylül 2017 tarihinde Irak'ın kuzeyi ve tartışmalı bölgelerde yapılacak olan Kürdistan bağımsızlık referandumudur. Irak’ın bütünlüğünü bozacak, Kerkük, Telafer gibi yerlerde Türkmen varlığını hiçe sayan, daha uzun vadede de Türk vatanının bütünlüğünü ve bekamızı tehdit edecek, bir oldubittiyle ortaya çıkacak fiili duruma, yani bölücü referanduma, katılımcı tüm kuruluşlar olarak hayır diyoruz. Emperyalizmin bölge üzerinde (Ortadoğu’da) kendi çıkarları doğrultusunda, yüz yıldır uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçe sayarak yaptığı hareketlerle bölge kan gölüne çevrilmiş, milyonlarca insan ölürken milyonlarcası da göçe, baskıya ve çeşitli müdahalelere maruz kalmıştır. Batının ve bölgedeki işbirlikçilerinin taşeronu olan bölücü teröre karşı mücadelemiz, otuz üç yıldır devam etmektedir. Bu uğurda yitip giden binlerce şehit ve gazimizi saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

 

‘BU GİRİŞİME EN SERT TEPKİYİ KAMUOYUNDAN BEKLİYORUZ’

Açıklamasına devam eden Başkan Bucak, “Son yıllarda BOP, Arap Baharı ve Işid ile başlayan, bölge dengelerini alt üst eden küresel oyunun yeni bir aşamasına geçilmek istenmektedir. 25 Eylül’de Kerkük’ü de içeren referandumun, 28 Eylül’de Suriye’nin kuzeyindeki kantonlarda PYD tarafından da yapılmak istenmesi, oyunun büyüklüğünü ortaya koymaktadır. ABD’nin ve batının yapılacak referanduma petrol-menfaat ekseninde baktığını ve Türkiye’ye karşı ikiyüzlü olduğunu çok iyi anlayıp görebiliyoruz. Irak kuzeyinin bölge başkanı Mesut Barzani'nın Şırnak kırsalından başlayıp beyaz saraya doğru kırmızı halı üzerinde almış olduğu şımarık yolculuk, meselenin Türkiye açısından yaşamsal önemde olduğunu kanıtlamıştır. Irak’ın adım adım parçalanması, özerk bölgelerin icadı, Suriye'deki iç savaş, Musul ve Kerkük’te bir anda palazlanan Işid tarafından işgal ve ilhak, Işid’in bölgeden çıkarılıp Barzani güçlerinin buralarda hâkimiyet kurması, Kerkük’te Kürdistan bayrağının onanıp asılması, bizi hem sıtmaya hem de ölüme razı etmeyi amaçlayan büyük planın ara aşamalarıdır. Birlik ve beraberliğimize kasteden yeni bir İsrail’in kurulmasına yol açacak, Türkmen varlığını yok sayan bu girişime en sert tepkiyi iktidar, muhalefet, STK’lar ve kamuoyundan bekliyoruz” dedi.

 

‘VERECEĞİMİZ CEVAP BÜYÜK OLMALI’

Başkan Bucak, açıklamasına devam ederek “Türkiye’nin kırmızı çizgilerini hiçe sayan bu pervasızlığa vereceğimiz cevap da aynı büyüklükte olmalıdır. Türkiye, İran ve Irak meclisinin reddettiği bu halk oylaması, Ortadoğu’yu daha da bilinmeze götürecek, bölgeyi gerilim ve savaşlara sürükleyebilecektir. Türkiye’nin 91 yıllık tezi Ankara Antlaşması’dır. Bu antlaşma, Türkiye ve Irak sınırının sigortası durumundadır. Meydana gelecek bir sınır değişikliği, Türkiye’nin meseleye müdahalesini haklı ve zorunlu kılmaktadır. Bizden her şeye tamam dememiz beklenmemelidir. Karşımızda haddini aşan bir girişim ve Türkiye’yi umursamayan bir tavır vardır. Bu cüretin de gerekli cevabı en ağır şekilde politik, siyasi, ekonomik ve askeri yönleri ile alması elzem olmuştur. Tüm kamuoyunun beklentisi, siyaset üstü bir milli duruş, ‘Mesele vatansa gerisi teferruattır’ yaklaşımında olunmasıdır” dedi.

 

‘REFERANDUMA KARŞI TEDBİRLER ALINMALI’

Başkan Bucak,  açıklamasına son vererek “Türkiye’nin istemediği bir durumun sınırlarımızda oluşmasına izin veremeyiz. Dosta düşmana da bu tavrımızı göstermeliyiz. Bu kapsamda, zorlama referanduma karşı şu tedbirler alınmalıdır: Habur Sınır Kapısı kapatılmalıdır, İsrail hariç bölge ülkeleri ile bu konu da işbirliği yapılmalıdır, Barzani petrollerinin satışı durdurulmalıdır, Barzani’nin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerine el konulmalıdır, Türksat üzerinden yayın yapan Barzani televizyon kanalları kapatılmalıdır, Barzani ticaretinin önlenmesi amacıyla Türk suları ve limanları kullanıma kapatılmalıdır, 1926 Ankara Antlaşması ve 1945 Türkiye-Irak dostluk anlaşması hükümleri dünya kamuoyuna hatırlatılmalıdır, bütün bu girişimlerin nihayetinde hala macera isteniyorsa askeri gücün kullanabileceği hatırlatılmalıdır. Misak-ı Milli sınırlan içinde olup sınırlarımıza dâhil edilemeyen bu topraklarda dünyada herkesin söz hakkı varsa dört asır bölgeye hükmetmiş olan bizlerin daha çok söz hakkı vardır. Mesele ciddi, gelecek muğlâktır. Sözümüz ve tavrımız nettir. Sevr hayalleri ile yanıp tutuşanlara Lozan’ı ve Türkiye’nin gücünü hatırlatırız. Buradan tüm siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek örgütlerini, kısaca kendine yurtsever diyen herkesi, Irak'ın kuzeyinde kukla bir Kürt devleti kurulmasına yol açacak halk oylamasına ve Türkmen varlığını yok sayan girişime ‘hayır’ demeye davet ediyor ve diyoruz ki ‘Meçhule giden yol karanlıktır’. Bu ülke, kurucularımız, şehitlerimiz, bizleri göreve çağırıyor. Ne mutlu Türküm diyene” dedi. Erdem ŞENGÜL

 

BENZER HABERLER
X