Prof. Dr .Kara, ‘Türkiye, İslam’dan  vazgeçmeden modernleşmek istiyor’
19 Mayıs 2017 16:59

Prof. Dr .Kara, ‘Türkiye, İslam’dan vazgeçmeden modernleşmek istiyor’

9. Kocaeli Kitap Fuarı’nda ‘Cumhuriyet Türkiye’sinde bir mesele olarak İslam’ konulu söyleşi gerçekleştiren Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kara, “Türkiye, İslam’dan vazgeçmeden modernle

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. İsmail Kara,  9. Kocaeli Kitap Fuarına konuk oldu.  ‘Cumhuriyet Türkiye’sinde bir mesele olarak İslam’ konulu söyleşi gerçekleştiren Prof. Dr. Kara, geniş bir perspektifteki anlatımıyla Türkiye’deki din meselesini 1919’dan itibaren günümüze kadar ele aldı. Prof. Dr. Kara, “İslam dünyasındaki modernleşme teşebbüsleri aslında modernleşme ile din arasında bir yakınlaşma arıyor. Yani İslam’dan vazgeçmeden modernleşmek istiyor” dedi.

 İSLAMDAN VAZGEÇMEDEN MODERNLEŞME İSTEĞİ

 Prof. Dr. Kara’nın Yahya Kaptan Salonu’nda gerçekleştirdiği söyleşiyi okurlar ilgiyle izledi. Konuşmasının başında batı ve İslam dünyası arasındaki dini tecrübeleri ele alan Prof. Dr. Kara, modern düşüncenin batı tecrübesinde, dine mesafeli olduğunu söyledi. Bu durumun İslam tecrübesinde ise farklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kara, “İslam dünyasındaki modernleşme teşebbüsleri aslında modernleşme ile din arasında bir yakınlaşma arıyor. Yani İslam’dan vazgeçmeden modernleşmek istiyor. Bunun tarihi de Cumhuriyet’ten çok önce 2-2,5 asıra kadar uzanır” dedi. Prof. Dr. Kara, İslam dininin bir problem alanı haline gelişinin esas sebebini de söz konusu modernleşme ve yakınlaşma ilişkisine bağladı.

ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ

İlgiyle izlenen söyleşide Prof. Dr. İsmail Kara, İslam meselesinin Cumhuriyet döneminde geçirdiği serüveni verdiği örnekler ve tarihi bilgiler ışığında ele aldı. Prof. Dr. Kara bu dönemi iki alana ayırarak özetledi. Birinci alanın 1919-3 Mart 1924 dönemi olduğunu kaydeden Prof. Kara, “Buna erken Cumhuriyet dönemi deniyor. 1919-1924 arası aslında din-siyaset ilişkileri İslam açısından Osmanlı modernleşmesinin beklenebilir bir devamıdır. Meclisin dualar ve Cuma namazının ardından açılması ya da meclisteki ayet-i kerime buna örnektir” dedi.

 ‘İLK KIRILMA 3 MART 1924’TE BAŞLIYOR’

Cumhuriyet döneminde İslam meselesindeki kırılmanın 3 Mart 1924 ile başladığını anlatan Prof. Dr. Kara şöyle konuştu; “Bu dönemde halifelik kalkıyor, medreselerin kapatılmasının önü açılıyor. Din eğitimi büyük ölçüde ortadan kaldırılıyor. Şerriye ve evkaf vekaleti bakanlıktan genel müdürlük düzeyine indiriliyor. Dini vakıflar dini kimliğinden soyutlanıyor, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlanıyor. Dini alanda ilgili olan bütün unsurlar neredeyse ya ortadan kaldırılıyor, ya aşağıya indiriliyor ya da biçimsizleştiriliyor. Bu yıllarda İslam meselesinin problemlerinin arttığını, derinleştiğini ve bugünkü problemlerimize kaynaklık ettiğini görüyoruz.”

 İKİNCİ DÖNEM VE 1940’LI YILLAR

1940’larda ise İkinci Dünya Savaşı sonraki dönemi izleyenleriyle paylaşan Prof. Dr. İslam Kara, bu dönemin de yine kuvvetli değişikliklere işaret ettiğine dikkat çekti. Tek partili yıllarındaki İslam meselesinin farklılaşan bir çizgiye evrildiğini ifade eden Prof. Dr. Kara, “1924’ten sonra ilk cami yapma yaşatma derneği, 1944 yılında kuruluyor. Bu da Kocatepe Camiidir. Bu caminin kaderi çok uzun sürecek ve cami 1986’da açılacaktır. 1947’de ilk kez hacca izin verilecektir. Tüccar olarak gidenler olmuştur, ama resmen hacca gitmek kanunen değil ama fiilen yasaktır. Bu 1980’li yıllara kadar sürdü. 1947-49’da din eğitimi yeniden konuşulmaya başlandı. İmam hatip kursları ve ilahiyat fakülteleri açıldı” dedi.

 ‘1950’Lİ YILLARDA DEVREYE HALK GİRİYOR’

İslam meselesini dönemler halinde ele alan Prof. Dr. Kara, 1950’li yıllarda ise artık devreye halkın girdiğini anlattı. “Türkiye’de din meselesini iyileştiren ana unsurlar arasında dindar Türk halkı önemli bir yer tutar” şeklinde konuşan Prof. Dr. Kara, “1980’li yıllara kadar Türkiye’deki camileri bu fakir halk yaptı. Çünkü camilerin inşaatı yıllarca sürerdi. Türkiye’deki mütedeyyin halk, dini meselelerin aslında siyasi bir tartışma konusu olmasını istemez. Kapının dibinde bekler ama o kapıyı asla zorlamaz” dedi.

 ‘4 DÖNEM 1960 İHTİLALİYLE BAŞLIYOR’

Prof.Dr.  Kara, 1960’lı yıllarla birlikte döneme askeri darbelerin ışığından baktı. Askeri darbelerin Türkiye’deki din meselesinde önemli yer tuttuğuna vurgu yapan Prof. Dr. Kara, “Çift taraflı olarak darbeyi yapanlar ya da arkasındakiler din meselesi ile uğraşmışlardır. 60, 80 darbeleri bu bakımdan önemlidir. 15 Temmuz ise bambaşka bir hadisedir. Darbeler dinle uğraşırken siyasi merkez problemli alanları kontrol etmek ister, aynı zamanda önüne açmak istediği bir dini alan da vardır. Türkiye’deki dini hayatın siyasi sistem için tehlike arz etmemesi için uğraşır. 1960’dan sonraki 4. dönem ihtilallerle kesilen ve iyi kavranması gereken bir çizgidir” diye konuştu.

BENZER HABERLER
X