‘Özgür basın bir an  önce var olmalı’
09 Ocak 2018 14:35

‘Özgür basın bir an önce var olmalı’

CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, 10 Ocak 1. İnönü Zaferi’nin 97’inci yıldönümü ve Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile mesaj yayımladı.

İşeri, “Sağlıklı bir demokrasi için anayasal bir hak olan özgür basının bir an önce var olması en büyük beklentimizdir” dedi.

CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, 10 Ocak 1. İnönü Zaferi’nin 97’inci yıldönümü dolayısı ile yayımladığı mesajında, “Birinci İnönü Savaşı’nı anlayabilmek için zafere giden yolu iyi öğrenmemiz gerekir. Kurtuluş Savaşı (1919-1922)  ülke bütünlüğünü korumak, ulusal egemenliğe dayalı, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm ulusça girişilen, çok cepheli bir savaştır. Kurtuluş Savaşı; Osmanlı İmparatorluğu'nu yok eden, Türklere yaşam hakkı tanımayan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması sonucu Türk milletinin bir ölüm-kalım mücadelesi olarak başlamıştır. Mustafa Kemal'in İstanbul’dan çıkışı Samsun’a ulaşmasının ardından Havza, Amasya Erzurum, Sivas ve Ankara'ya doğru olan kurtuluş yolculuğunu betimleyen bir yolculuktur. Bu yolculuğun hayati önem taşıyan ilk basamağı 1. İnönü Zaferi’dir” ifadelerine yer verdi.

‘ÖLÜMÜ HİÇE SAYARAK’

Başkan İşeri sözlerinin devamında o dönemde yaşanan zorlu süreci anlatarak, “Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası dört bir yandan işgale uğrayan Anadolu toprakları, batıda İtilaf Devletleri'nin desteğinde İzmir ve çevresini işgal etmiş bulunan Yunan ordusunun adım adım işgali ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa komutasında Türk ordusu, ‘Her subay ve erin kudretinin çok üstünde çaba harcaması, ölümü hiçe sayarak her karış toprağı savunması ve Türk komutasının azim ve kararı karşısında düşmanın azim ve kararının kırılması’ emriyle hareket etmiş ve büyük zafer kazanmıştı” dedi.

‘DÜNYADAKİ TÜM MAZLUM MİLLETLERİN TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMLİ’

Sözlerini sürdüren Başkan İşeri, “Bu başarı ile TBMM'nin otoritesi büyük güç kazandı. Kanun hakimiyeti ve asayiş sağlandı.  Halkın Ulusal Ordu'ya güveni arttı. Milis kuvvetler sorunu kapandı. Mustafa Kemal Paşa, Cephe Komutanı'nı Meclis adına, bu başarıdan dolayı kutladı. İsmet Bey başarısından dolayı Mirliva'lığa yükseldi. 1. İnönü Zaferi’nin sonucunda yeni Türk devletinin ilk Anayasası Teşkilat-ı Esasiye kabul edilmiştir. Tarihçilerin de ifade ettiği gibi bu zafer yalnız Türk halkının tarihi açısından değil, dünyadaki tüm mazlum milletlerin tarihi açısından büyük önem taşır. Bu zaferle emperyalizmin sürdürdüğü sınırsız yayılmacılık bir duvara çarpmış, dünyanın her tarafında mazlum milletler özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilme umudunu canlı bir şekilde hissetmiştir” dedi.

ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla da bir mesaj yayımlayan Başkan İşeri 57. yılı kutlanan gün ile ilgili sürecin başlangıcına değinerek, “Hepimizin çok iyi bildiği gibi bağımsız, özgür, demokratik bir ülke olmanın ana ekseninde ‘özgür medya’ vardır.  Günümüzde yazılı, görsel, işitsel tüm kaynakları içeren medya, teknolojinin gelişmesiyle birlikte sahip olduğu nüfuz alanını da genişletmiştir.  Bizde özgür basının tarihi çok eskilere gitmez. Günümüzde ise 50 yıl öncesine göre biraz daha geridedir. 10 Ocak 1961 gazetecilerin üzerinde kurulan baskının, yine gazeteciler tarafından yok edildiği, Türkiye Basın tarihine altın harflerle yazılmış önemli bir gündür. 9 gazete patronu, 212 sayılı bu yasaya karşı çıkarak 3 günlük boykot (gazete çıkarmama) kararı aldı. İstanbul Gazeteciler Sendikası da, toplumu habersiz bırakmamak için “Basın” isimli bir gazete çıkardı. Gazeteciler, sendikanın öncülüğünde 10 Ocak 1961 tarihinde vilayete kadar yürüdü ve etkin bir eylem gerçekleştirdi. “Basın” gazetesi de günlük 100 binlik tirajı geçince patronlar yasayı kabul etmek zorunda kaldılar. 10 Ocak’ın kısa hikâyesi böyle. O tarihten itibaren 10 Ocak günü “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanmaya başlandı.” ifadelerini kullandı.

‘TUTUKLU GAZETECİLER GÜNÜ’

Sözlerini sürdüren Başkan İşeri sürecin devamından da bahsettiği açıklamasında, “12 Mart 1971, 12 Eylül 1980’lerde sendika ve gazeteciler baskılara maruz kaldı. Daha sonra 2001 krizi sonucu 5 bine yakın gazeteci işten çıkarıldı. 212 sayılı yasa uygulanamaz duruma geldi. O tarihten itibaren de Çalışan Gazeteciler Günü, bu kez “İşsiz Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başladı. Günümüzde, yani AKP iktidarında ise, işsizlik had safhaya ulaşmakla birlikte basın özgürlüğünün ağır bir yara aldığı, neredeyse tek sesli bir medyanın oluştuğu, tutuklu gazeteci sayısında Türkiye’nin dünya birincisi olduğu bir aşamaya gelindi. Halen CHP Milletvekili, Gazeteci Enis Berberoğlu dahil, 150’ye yakın gazeteci cezaevinde bulunuyor. O nedenle 10 Ocak gününü “Tutuklu Gazeteciler Günü” olarak anmak, son derece doğal hale gelmiş gibi görünüyor. Sağlıklı bir demokrasi için anayasal bir hak olan özgür basının bir an önce var olması en büyük beklentimizdir. Tüm çalışan gazetecilere bu meşakkatli görevlerinde kolaylıklar diliyorum” dedi.

BENZER HABERLER
X