‘Öğretmen, geleceği aydınlatan bir kandildir’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Yönetimi, parti binasında haftalık olağan toplantılarını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan CHP Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, “Öğretmen, geleceği aydınlatan bir kandildir” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Yönetimi, dün parti binasında haftalık olağan toplantısını düzenledi. Toplantıda CHP Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri ve yönetimi katılım gösterdi. Toplantıda konuşan İşeri, “Çocuklar, geleceğimiz ve insanlığın umududur. Çocuk, hem ailenin, hem milletin hem de tün insanlığın ortak varlığıdır. Çocukların dünyaya gelme hakkı, korunma hakkı, aile – kültür ve sosyal hayata eksiksiz katılma hakkı, dünya ölçüsünde yüksek düzeyde yerine getirilmelidir. Her çocuk değerlidir. Çocuklar, hiçbir şekilde kötüye kullanılmamalı, istismar edilmemelidir. Dünyada birçok suç, korkutan boyutlara ulaşmış ve bu suçlar, çocukları da etkisi altına almaya başlamıştır. Çocuklar üzerinden işlenen suçlar her geçen artmakta ve bu durum insanlığı her geçen gün daha fazla tehdit eder hale gelmektedir. Çocuklar üzerinden uygulanan bir şiddet çok büyük yaralar açmaktadır. İlerleyen yaşlarda suça yatkın olan ve suç işleyen kişiler, genellikle çocuklukları kötü geçmiş insanlar arasından çıkmaktadır. Çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey şüphesiz ki sevgi ve ilgidir. Bunu en iyi şekilde gerçekleştirmenin yolu da çocukların kendi anne babalarının yanında yetişip büyümesidir. Eğitim hakkı da çocukların vazgeçilmez haklarından birisidir. Her çocuk, geleceğini inşa etmek için mutlaka eğitimini tamamlamalı, hiçbir çocuk bu haktan yoksun bırakılmamalıdır” dedi.
‘BİNLERCE ÇOCUK BAKIMA, SEVGİYE VE İLGİYE MUHTAÇ’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Günümüz dünyasındaki çocuklara baktığımızda durum çok vahimdir. Küçük yaşlarda çalıştırılan çocuklar, cinsel istismara uğrayan, savaşlarda acımasızca katledilen çocuklar, hepimizin yüreğini dağlamaktadır. Ne yazık ki günümüzde kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların sayısı hızla artmaktadır. Her köşe başında rastladığımız ve ‘sokak çocukları’ dediğimiz binlerce çocuk bakıma, sevgiye ve ilgiye muhtaçtır. Bu çocuklara yardım, en önemli görevlerimizden olmalıdır. Türkiye’de çocuk haklarına yönelik olarak ortaya çıkan karanlık tablo, çocuk haklarının ülkemizde sadece kağıt üzerinde kaldığını göstermektedir. Çocukların çocukluklarını yaşayabilmelerini sağlamak, onları her türlü fiziksel, duygusal, ekonomik ve cinsel istismardan korumak, anne, baba ve çocukların bakımıyla yükümlü olanların yanı sıra devlet ve toplumun ortak sorumluluğudur. Geleceğimizin teminatı, en kıymetli hazinemiz olan çocuklarımızı ülkesine ve milletine hayırlı insanlar olarak yetiştirmek, kendi başına karar verebilen, eleştiren, kendine güvenen, girişimci, güçlü ve yetenekli gençler olarak yetiştirilmelerini sağlamak, onlara Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyacakları bir ülke bırakmak, en büyük vazifemizdir. Gelecekten en büyük beklentimiz, dünya çocuklarının önemli temel haklarından birisi olan yaşama ve eğitim hakkına sahip olması, savaştan ve açlıktan uzak, huzurun ve barışın olduğu bir dünya inşa etmelerine imkan tanınmasıdır. Eğer ki çocuklar gülüyorsa, o minik ellere şefkat elleri uzanmışsa güneş daha çok ısıtacak, yarılar daha aydınlık olacak. Çocuk hakları alanında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen dünyada ve Türkiye’de yaşayan geleceğimiz ve insanlığın umudu olan tüm çocuklarımızın 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun” dedi.
‘ALIŞKANLIK HALİNE GETİRİLMELİ’
İşeri, açıklamasını sürdürerek “Ülkemizde 22 Kasım’ı içine alan hafta, ağız ve diş sağlığının yaşamımızdaki önemini topluma daha iyi yansıtmak amacıyla 1996 yılından itibaren ‘Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’ olarak büyün yurtta kutlanmaya başlanmıştır. Toplumumuzu ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirmek için eğitim şarttır. Eğitime özellikle küçük yaşlarda başlanmalı, ağız ve diş bakımı alışkanlık haline getirilmelidir. Bu konuda öğretmenlerimize, anne babalara ve sağlık kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. Ağız ve diş sağlığını koruyabilmek için öncelikle kişilerin kendi sağlığının bilincinde olmaları gerekmektedir. İnsanlık tarihine bakarsak sağlığın sürdürülmesinin yaşamın temel bileşeni olduğu ağız ve diş sağlığının bu kriterin çok önemli bir parçası olduğu açıkça görülmektedir. Toplumsal farkındalığa katkı sağlayarak toplumun genel ve diş sağlığını iyileştirmeye çalışan diş hekimlerimizi kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz” dedi.
‘ÖĞRETMENLERE ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞMEKTEDİR’
Açıklamasına devam eden İşeri, “24 Kasım 1928 tarihinde cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ unvanını kabul ettiği günü 1981 yılından itibaren her yıl hep birlikte ‘Öğretmenler Günü’ olarak kutlamaktayız. 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile gerçekleşmiştir. Hepimizin bildiği gibi Mustafa Kemal Atatürk, 24 Kasım gününü saygıdeğer öğretmenlerimize armağan etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada toplumu şekillendirme adına öğretmenlere önemli bir görev düştüğünü şu sözlerle açıklamıştır: ‘Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin, Sayın Öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarılarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki cumhuriyet, sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister’. Böylesine kutsal görevi olan öğretmenlere toplumsal açıdan çok önemli görevler düşmektedir. Dünyanın geleceği, gerçekten bir öğretmenin elindedir” dedi.
‘SEVGİ VE SAYGIMIZI EKSİK ETMEMELİYİZ’
Başkan İşeri, sözlerinin sonunda “Öğretmenler, öğrencilere büyük özen ve sabırla bildiği her şeyi öğretir ve tıpkı bir evlat gibi yetiştirir. Öğretmen bir çocukta hayal gücünü gerçekleştirebilir, umut etmeyi öğretebilir ve öğrenme sevgisini doğru bir şekilde aşılayabilir. Çünkü şefkat, öğretmenliğin doğasında vardır. Bizlere hayatımızın her alanında ışık tutan, rehber olan öğretmenlerimizin kıymetini, yılın her günü bilmemiz gerekir. Bizi yetiştiren öğretmenlerimizi hatırlar ve onları minnetle anarız. Öğretmen, geleceği aydınlatan bir kandildir. Onların öğrettikleri ile yolumuzu bulur, geleceğimizi kurar ve vatana, millete hayırlı bireyler oluruz. Öğretmenlik mesleğine sevdalı bu insanlar, kendilerini öğrencilerine adamış kutsal insanlardır. Tüm koşullarda öğretmenlerimize sevgi ve saygımızı eksik etmemeliyiz. Gerek tüm yıl gerekse Öğretmenler Günü’nde elimizden geldiğince onlara hatırladığımızı hissettirmeliyiz. Bunu da söylemek gerekir; öğretmen açıkları ücretli öğretmenlerle kapatılmamalı. Tüm öğretmenlerin beklediği, atanamayan öğretmenlerin atamasının yapılmasıdır. Bu düşüncelerle dünyanın en kutsal vazifesini kendisine yaşam tarzı benimsemiş, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün birer yansıması olan gözü pek, yüreği güzel öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun” dedi. Erdem ŞENGÜL