Nebula’nın Düşleri, Ali Özbay’da tanıtıldı
05 Mart 2015 17:28

Nebula’nın Düşleri, Ali Özbay’da tanıtıldı

İlçemizin usta kalemlerinden H. İhsan Sönmez, Kocaeli Üniversitesi Değirmendere Ali Özbay Meslek Yüksek Okulu’nda bugün söyleşi ve imza programı gerçekleştirdi.

Programa okul öğrencileri yoğun katılım gösterdi. İlçemizden Kocaeli’ye ve ülkemize ününü duyuran usta kalemlerden H. İhsan Sönmez, bugün KOÜ Değirmendere Ali Özbay MYO’da bir imza programı düzenledi. Programa Okul Müdürü Yar. Doç. Dr. Mine Can, Müdür Yardımcısı Yar. Doç. Dr. Nermin Demirkol, TEMAD Gölcük Şubesi Başkanı Bekir Tülü ve Yönetimi, Gölcük Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Necmi Kocaman ve öğrenciler katıldı. Programda bir konuşma yapan Müdür Mine Can, “İhsan Sönmez, gazeteci, yazar, edebi yönü oldukça kuvvetli olan bir kişi. Birçok kitabı yayımlandı. Bugün de burada 9. kitabı olan Nebula’nın Düşleri isimli kitabını, Kocaeli’de ilk kez okulumuzda tanıtacak. Bu konuda kendisine özellikle teşekkür ediyoruz. Bu zamana kadar şiir, roman, hikaye ve deneme gibi birçok türde eserler verdi. Okulumuz adına, buraya gelerek böyle bir program gerçekleştirdiği için kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

 “SANATI FARKLI TÜRLERDE AKTARMAYA ÇALIŞTIM”

Gerçekleştirilen imza gününde bir konuşma yapan İhsan Sönmez, “Kültür ve sanatın yoğun olarak yaşandığı bir yerde okumanız sizin için bir avantaj. Bu konuda çok şanslısınız. Burada olmamda, eski ve sıcak dostlukların büyük etkisi var. 9. kitabım olan ‘Nebula’nın Düşleri’ isimli kitabımın tanıtımını da burada yapıyorum. Gölcük’te birçok yerde kitap tanıtımı yaptık. Bugün de burada tanıtımımızı yapıyoruz. ‘Bir şairin düşüyle yeryüzü tasarımı’ isimli bir söyleşi yapacağız. Uygarlığı konuştururken insanlık tarihi, keşfedilen parçalarla ne kadar geriye gidiyorsa insanın sanatla ilgisi de o kadar geriye gidiyor. İnsanlar eski çağlarda çizimler yaparak bir şeyler anlatmaya çalıştılar. Çizim yaparak bir mücadeleyi yansıtmaya çalıştılar. Çizgi dediğimiz olay korkuya dayanıyordu. Büyük bir doğa karşısında yalnız bir insanın korkusuyla başlıyor sanat. İnsanoğlu çoğalmaya başladı; klanlar, kabileler, şehirler, kentler oluştu. İnsanlar, hayatı kolaylaştırma çabası içinde oldu. Sonra da felsefe ile neden bu hayatta var olduğunu sorgulamaya başladı. İnsanlar, bir heykel yaptığında bunun sanat olduğunu bilmiyordu. Sonrasında her biri sanat eseri olarak yapıldı. İşin içine ticaret girince zanaat oldu. Kişi kendini, özünü öne çıkarmaya, dünyayı yorumlaya başladı. Dünyayı yorumlamanın her alanda bir biçimi var. Sanatın bu türleri, sonrasında yazıya dönüştü. Yani çizgiden bir başka sanat, yazı çıktı. Yazıyla ilk metinler ortaya çıktı. Zamanımızda da şiir, roman, öyküler ortaya çıktı. İnsanların duyguları her zaman aynıdır. Burada bir annenin duygusu ne ise dünyanın bir başka yerinde de o duygu aynıdır. Meksika’da da burada da aynıdır. Ben de bu duyguları kitaplarımda okuyucularıma aktarmaya çalıştım” dedi.

BENZER HABERLER
X