‘Muhtarlığı kutsal bir meslek olarak görüyorum’
31 Ocak 2016 16:15

‘Muhtarlığı kutsal bir meslek olarak görüyorum’

Değirmendere Yalı Mahallesi Muhtarı Nuran Zaim ile Yalı Mahallesi ve sorunları üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Muhtar Nuran Zaim, mahallesindeki sorunları ve çözüm önerilerini bizlerle paylaştı

Değirmendere’nin sevilen simalarından, adını sosyal sorumluluk projeleriyle sıkça duyuran Yalı Mahallesi Muhtarı Nuran Zaim’le muhtarlıkla ve mahalle sorunları hakkında konuştuk. Zaim, bugüne kadar insanlar için verdiği mücadeleleri ve mahallesinin sıkıntılarını anlattı.

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1970 yılında İzmit’te doğdum. 2 Oğlum var biri 19 diğeri 23 yaşında. Şu an da ikisi de Tuzla’da yaşıyor. Fabrikada çalışıyorlar. Vatana ve millete faydalı 2 çocuk büyüttüğümü düşünüyorum. Babamı 18 yaşında kaybettim. Benim için hayat durdu derken 17 Ağustos 1999 depreminde eşim Rasim Zaim’i kaybettim. Çok büyük sıkıntılar yaşadım. Hayatımdaki 2 erkeği kaybetmenin acısıyla yaşıyorum. Eşimin soyadını hala gururla taşıyorum. Eşimin vefatından sonra 2 oğlum ve kayınvalidemle birlikte Arhavi’ye gittim. Oradaki bütün akrabalarımız ve bizi tanıyan insanlar ben ve çocuklarım için büyük fedakarlıklar yaptılar. Ben orada boş durmadım ve aerobik salonu açtım. Okuldaki çocuklara bayram için eğitim verdim. Acılarımı, çocuklarım için kalbime gömdüm. Bana, o dönemde en büyük desteği kayınvalidem verdi. Buradan ona tekrar teşekkür ediyorum. 5 yıl Arhavi’de kaldım, ardından memleketime döndüm.

Nasıl muhtar oldunuz?

Rahmetli Hasan Ömer Keskin, muhtarlık yapıyordu. Buralarda çok büyük emeği vardır. O, gel burada işi öğren dedi ve beni yanına aldı. Ondan öğrendiğim birçok şey var. Kendisine, bana bu kutsal mesleği bağışladığı için çok teşekkür ediyor ve rahmetle anıyorum. 2009 seçimlerinden önce muhtar olmam konusunda beni birçok kişi destekledi. Geçmişten öğrendiğim bir meslek olduğu için yapabileceğimi düşündüler. Bu desteği ailemden de görünce hiç düşünmeden aday oldum ve şu an da bu görevi layığıyla yapmaya çalışıyorum.

Muhtar olmak nasıl bir duygu?

Muhtar olmak inanılmaz zor bir şey. Muhtarlık demek sorumluluk demek. Eğer bu mesleği yapacaksanız, mahallenizdeki insanların ve mahallenizin sorunlarını üzerinize almış oluyorsunuz. Ben muhtarlığı kutsal bir meslek olarak görüyorum. Sabahtan akşama kadar mahallemizin insanlarını düşünüyoruz, sıkıntılarına ve sorunlarına çare arıyoruz. Bu mahallede doğup büyüdüğüm için hemen hemen herkesi birebir tanıyorum ve sıkıntılarını biliyorum. Yaşlılarımız hastalıklarında direk beni arıyor. Onlarda 112’yi ben ararsam hemen olacakmış hissi oluştu (Gülüyor). Gönülden çalışıyor, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Telefonum 7 gün 24 saat açık. Her türlü sorun veya sıkıntıda bana ulaşabilirler. Mahallemizdeki insanlarla artık aile gibi olduk. Dertleşiyoruz, birbirimize akıl veriyoruz. Sürekli irtibat halindeyiz. Birbirimize güven oluştu ve bu güveni oluşturmak hiç de kolay değil. Bu güvenin sonsuza kadar sürmesi en büyük temennim.

İlk ne zaman muhtar seçildiniz?

2009 yılından beri muhtarım. Tabii daha önce Ömer amcanın yanında 2 sene çalıştığım için yarı muhtar sayılırdım. İlk seçildiğim günden bu yana mahalle halkının bana verdiği görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştım ve yapmaya çalışacağım. Sonuçta muhtar olmak bence büyük sorumluluk ve eğer halk sizi seçiyorsa, herkese ulaşmanız gerekiyor. 2014 yılında yapılan mahalle muhtarlığı seçiminde 3 aday olmasına rağmen 3 bin oyun 2 bin 700 tanesini alarak muhtar oldum.

Muhtarlığa başlarken zorluklar yaşadınız mı?

Dediğim gibi Ömer amcanın yanında 2 sene muhtarlık yapmak bana çok şey kattı. Adapte olmakta zorlanmadım. Muhtar olduğum ilk günde ondan önceki Ömer amcanın yanında çalıştığım süre içerisinde de bu mesleğe alışmıştım. Zaten bu mahallede doğup büyüdüğümden hemen hemen herkesi tanıyordum. Vatandaşın isteklerine elimden geldiğince koşuyorum. Herkesi tanımam benim için avantaj oldu. Ancak muhtarlığa başladığım ilk zamanlarda mahallemizdeki şizofren hastası bir abimizle çok uğraştım. Azmi Adamoğlu adlı şizofren hastası abimizle mahallelimizde, karakolda, hastanede hep yan yanaydım. Azmi abi benden başka kimsenin sözünü dinlemiyordu. Çok çile çektim ama değdi. Şu anda gayet iyi ve Nevşehir’de bir hastanede kalıyor. Sevenlerine de buradan duyuralım.

Muhtar olarak görevleriniz nelerdir?

Bana kalırsa muhtarın görevi her şeydir. Mahalledeki insanlardan, mahalle sorunlarına ve mahalledeki hayvanlara kadar her şey bizim sorumluluğumuz altında ve bunlarla uğraşmak bizim işimiz. Sokak lambasından, kapısının önündeki çöpe kadar her şeyle uğraşıyoruz. Çevre düzenlemesi ve parklarla ilgili sık sık sıkıntılar yaşıyor ve halletmek için bizzat belediyeye gidiyorum. Belediyedeki arkadaşlarımız ve yetkili kişilerde sağ olsun bizlere çok yardımcı oluyor. Bu konuda Gölcük olarak çok iyiyiz. İnsanlarla sürekli diyalog halinde olmak muhtarın başlıca görevi bence. Güven duygusunun oluşması için, çok çalışmak gerekiyor. Eğer bunları yapabiliyorsanız gerisi zaten geliyor. Aynı zamanda mahallemizde bulunan Müfit Saner İlkokulu’nun da sorunlarıyla ilgileniyorum. Okul aile birliği ile ilişkilerimiz çok kuvvetli. 60 yaşındaki bir kadınımız için okuma yazma kursu veriyoruz. Bu konuda duyarlı olan öğretmenimize ve okul müdürümüze çok teşekkür ederim.

Muhtar olarak sorunlarınız nelerdir?

Vatandaşlarla ilgili sorunlar çok fazla. Bazen burada çözemediğimiz sorunları Gölcük Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi’ne aktardığımız oluyor. Muhtar olarak, her şeyden önce bir kadın olarak, çok fazla merhametliyim. Her olayın içinde yer aldığım için bazen sıkıntılar yaşıyorum. Mahallemizde ki insanların sıkıntılarının çözümü noktasında uğraşıyoruz. Doktorundan eczacısına, bakkalından fırınına kadar insanlarla diyalog kuruyoruz. Ancak her türlü sıkıntı ve sorunla karşılaşsam da mesleğimi yapmaktan büyük gurur duyuyor ve zevk alıyorum.

Görevinizde size kimler yardımcı oluyor?

Beraber çalıştığım meslektaşım, Merkez Mahallesi Muhtarı Doğan Güneş bana bu konuda çok yardımcı oluyor. Ben halkımızın sorunlarını çözmek için dışarı da koştururken, o buraya gelen mahallemizin vatandaşları ile ilgileniyor ve kimseyi mağdur etmiyor. Bu çok iyi bir durum. Mahallemizde ki insanlar Doğan Güneş sayesinde kapıda kalmıyor. Eğer görev peşindeysem o buradaki işte yardımcı olup, benim dışarıda ki işleri halletmemi sağlıyor. Kısacası gözüm arkada kalmadan işimin peşine gidebiliyorum. Aynı şekilde kaymakamımız Sayın Adem Yazıcı’ya ve belediye başkanımız Mehmet Ellibeş nezdinden tüm belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bana her konuda çok yardımcı oluyor ve işimizi kolaylaştırıyorlar. Aldığımız hizmet ve gördüğümüz ilgiden gayet memnunuz.

Şimdiye kadar ne gibi faaliyetlerde bulundunuz?

Mahalle halkıyla sürekli iletişim ve irtibat halindeyiz. Bağlarımız çok kuvvetli. Mahallemizdeki veya dışarıdan olan bir insanın ihtiyacı karşılama konusunda ben ve arkadaşlarım elimizden geleni yapıyoruz. Loca Cafe’de engelliler yararına 140 kişilik bir yemek düzenledik. Protokolün akın ettiği bir yemek olmuştu. Mahallemizde nakış kursu açtık. 5 yıldır devam ediyor. İlk önce yer bulamadığımızdan belediye sağ olsun kiramızı ödedi. Şu an da Müfit Saner İlkokulu’nda nakış kurslarımız devam ediyor. Benim muhtarlığım dönemimde aza olan bir arkadaşım iğne oyası hocası. O da mahallemizde kurs verdi. Mahallemizdeki kadınlarla iç içe olduğumuz için burada ki muhtarlığa gelip taleplerini söylüyorlar, biz de elimizden geleni yapıyoruz. Ben mahallemde ki insana sadece oy gözüyle bakmıyorum. Onlar benim ablam, kardeşim, abim. Bu gözle baktığımdan dolayı işe gelirken yaklaşık 30 dakika halkla sohbet ediyoruz. Bu sene başında mahallemizdeki ve çevredeki muhtaç öğrenciler için 2 bin 500 TL değerinde kırtasiye yardımımız oldu. Okula giden ancak durumu iyi olmayan öğrencilerin eğitimini daha iyi alabilmeleri için elimizden geleni yapıyor ve yaptırıyoruz. Geçtiğimiz günlerde 4 bin Türk Lirası değerindeki akülü arabayı ihtiyaç sahibi bir engelli arkadaşımıza kazandırdık. İnsanlarla aramızda bir güven oluştuğundan dolayı hem yardıma muhtaç insanlar hem de yardımseverler arasında bağ kuruyorum. Biz yardımı hep beraber yapıyoruz. Sanal ortamda da yaptığımız yardımları paylaşırken kişileri rencide edici değil, duyurmak adına paylaşıyoruz. Ne kadar duyurursak yardımsever insanlar o kadar çoğalıyor. Sanal ortamda ki sayfamda bir bağış istesem birçok kişi ben varım diyor. Buradan yardımlarda benim yanımda olan arkadaşlarıma, dostlarıma ve esnafımıza teşekkürü borç bilirim. Bu hayırları tek başıma yapmıyorum. Her şeyi cebimden karşılamıyorum ancak vesile olabiliyorum. Özellikle Hangar ayakkabı sahibi Hüseyin Yaman’a çok teşekkür ederim. Şu an da ihtiyaç sahipleri için muhteşem bir projemiz var. Muhtarlığımızın hemen yanına yardım duvarı istiyorum. İhtiyacı olan herkesin girip ihtiyacı olanı alacağı bir yer olacak. İnsanlar, kullanmadıkları eşyaları bırakarak ihtiyacı olanların giymesine sebep olacak. Bu projemizi en kısa zamanda hayata geçirmek istiyorum. Gölcük Belediyesi’ne bu duvarı yaptırtmak en büyük amacım. Yapana kadar peşini bırakmayacağım. Kısacası ben insanları mutlu etmeyi, onların sorunlarını çözmeyi seviyorum. Ve bu sorunları yardımsever insanlarla yapmak beni mutlu ediyor.

Mahallenizin sıkıntıları nelerdir?

Yalı Mahallesi olarak gayet oturmuş ve düzenli bir mahalleyiz. Ancak sahil kısmında bulunan çay bahçelerinin önündeki ip ve korkulukların Kuruçeşme sahilinin sonuna kadar devam etmesini istiyorum. Takıcılarımız sahilde tezgah açıyor. Orada düzenli tezgahları olmadıkları için sıkıntı yaşıyorlar. Belediyeden kilitli sandık istiyorum. Hem düzgün hem de temiz görüntü oluşturur. Gittiğim bir çok yazlık mekanda ki takıcıların böyle çözüm bulduğunu gördüm ve gayet şık duruyordu. Köpekler her yerde olduğu gibi bizim mahallemizde de önemli bir sorun. Gölcük Belediyesi’nden hayvan barınağı istiyoruz. Belediyede görevlendirilecek bir kişi ev ev dolaşıp yemek toplasa hayvanlar bu sefilliği çekmez. Hayvanları seviyoruz ancak korkan veya alerjisi olanlar var. Biz bu konuda iki tarafında arasında kalıyoruz. Mahallemdeki ağaç budama işlemleri geç kalıyor. Mahalle halkımız ağaçlarını erkenden budamalı ve sıkıntı oluşmamalı. Bir de bence en büyük sorun engelli vatandaşlarımızı ilgilendiriyor. Yaya yollarımız zaten dar birde ve yaya yoluna elektrik direği koyulunca engelli vatandaşlarımız tekerlekli sandalyeyle rahat gezemiyorlar. Deliloğlu Caddesi’nde bulunan yaya yolundaki elektrik direğinin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.

Değirmendere’nin sıkıntıları nelerdir?

Değirmendere’de otopark ve pazar sıkıntısı yaşıyoruz. Muhtar olduğum günden bu yana Merkez Mahallesi Muhtarı Doğan Güneş ve tüm muhtarlar bu konu üzerindeki sıkıntılarımızı dile getiriyoruz. Cumartesi günü kurulan pazar büyük sıkıntı oluşturuyor. Kentimize gezmeye gelen vatandaşlar cumartesi günü rahat gezemiyor. Pazar civarına yapılan parklarla trafik sıkışıklığı oluşuyor. Emniyet yetkililerinden buraya müdahale etmelerini istedim ancak şu ana kadar hiçbir yaptırım olmadı. Pazar olan bir yerde Allah korusun biri rahatsızlansa, yangın çıksa nasıl müdahale edilecek? Ayrıca Değirmendere’ye sosyal aktivite yapılacak bir mekan gerekiyor. Değirmendere’de 40 bin Gölcük’te 160 bin nüfus var ancak bir sinemamız, alışveriş merkezimiz bile yok. İnsanlar alışverişe veya sinemaya İzmit’e gitmek zorunda bırakılıyor. Değirmendere’nin esnafı iyi durumda değil. Hayat şartları zorlaştı. Esnafımızın daha çok kazanması için yeni bir şeyler yapmak lazım. Son olarak da çocuklara merkezde bir oyun alanı gerekiyor. Bu ihtiyaçların en kısa zamanda karşılanması temennimiz.

Mahalle sakinleri çevre temizliği konusunda duyarlı mı?

Benim mahallemde ki vatandaşlar bu konuda çok duyarlı. Bu da karşılıklı ilişkiden geçiyor. Birbirimizin kapı önünü bile süpürüyoruz. Gezdikleri yerde en ufak bir çöp görseler hemen çöpe atarlar. Büyük ve kaldırılamayacak derecede olan çöpleri de bana söylerler bende temizlik işleri ekiplerine iletirim. Bu konuda temizlik işçilerinin emeklerini de göz ardı etmemek lazım, onlara da çok teşekkür ediyorum. Mahallemizin temizliği konusunda gayet iyiyiz. Bunun devam etmesini istiyorum. Temizlik işleri müdürümüz Salih Yemişci’ye başkan yardımcılarımız Kemal Kahraman’a, Levent Değirmenci’ye, Nihat Abiş’e çok teşekkür ediyorum. Benim telefonlarımı hiç bekletmeden açarlar ve sıkıntıları hemen çözerler. Her zaman yanımda oldular.

Mahalle sorunlarının çözümü noktasında yerel yönetim ve diğer kurumlarla işbirliğiniz nasıl?

Gerçekten tek kelimeyle mükemmel. Baştan sona kadar herkesle iç içeyiz. Sosyal yardımlaşmadan kaymakamlığa kadar herkesle aram çok iyi. Bizlere her konuda çok yardımcı oluyorlar. Bizim mahallemiz zaten oturmuş bir mahalle olduğu için çok fazla sıkıntı yaşanmıyor. Ancak az da olsa yaşanan sıkıntıları hemen çözebiliyoruz.

Mahalle halkına söylemek istedikleriniz nelerdir?

Mahallemdeki çocuktan yaşlıya kadar herkesi ailem olarak görüyorum. Eksikliklerimi bana hemen söylerler ve bende bunu çözmeye çalışırım. Aramızda yıllardan beri bir bağ oluştu. 7 yıldır muhtarlık görevinde kimseyle bire bir tartışmam olmadı. Onlara bana bu görevi tekrar layık gördükleri için çok teşekkür ediyorum. Bende elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Layık olabiliyorsam ne mutlu bana. Birbirimize karşı hoşgörülü, dayanışma içinde ve paylaşımcı olmalıyız. Olaylara sağduyulu ve soğukkanlı yaklaşmalıyız. Aramızdaki sevgi ve saygıyı sürekli korumalıyız. Şu ana kadar mahallemde komşu komşusunu hiç şikayet etmedi. Bu çok önemli bir şey ve bunun sürmesini istiyorum.

BENZER HABERLER
X