‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
18 Ocak 2024 17:32

‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’

Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Yönetimi, maaşlarına ara zam yapılması talebiyle Anıtpark’ta basın açıklaması düzenledi. Yoğun katılımın olduğu açıklamada konuşan Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Şakir Akçer, “Mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi

Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Yönetimi, maaşlarına ara zam yapılması talebiyle bugün Anıtpark’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Şakir Akçer ve yönetimi, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, işyeri temsilcileri ve çok sayıda sendika üyesi işçi katılım gösterdi. Açıklama öncesinde askeri kapıdan çıkan işçiler, sloganlar atarak Anıtpark’a kadar yürüdü. Devamında Türk Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Şakir Akçer, basın açıklamasını okudu.

‘BİZİM YAPTIĞIMIZ İŞ, ÖYLE SIRADAN BİR İŞ DEĞİL!’

Başkan Akçer, “İlk olarak basınımızın gelişmesi, demokrasimizin gelişmesi için saat mefhumu gözetmeksizin çalışan değerli basın emekçilerimizin basın onur gününü kutluyorum. Türk Harb-İş Sendikası olarak bizim bulunduğumuz iş kolu, milli savunma ile İçişleri Bakanlığı’na bağlı askeri işyerleri, özel güvenlik görevlileri ve yabancı askeri iş yerlerini kapsayan bir iş koludur. Bizim yaptığımız iş, öyle sıradan bir iş değildir! En net ifadesiyle ülkemizin bugününü ve geleceğini doğrudan ilgilendirmektedir. Sizler de çok yakından biliyor, takip ediyor ve görüyorsunuz ki bizler uzun bir süredir temsil ettiğimiz arkadaşlarımızın, içinde bulunduğu ekonomik durumu her yerde dile getirdik, herkese derdimizi anlatmaya çalıştık. Ama ne yazık ki derdimize derman bulamadık. Bıçak kemiği parçalamaya başlayınca değerli üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmek ve artık hak edenin hakkını alabilmesi için 26 Aralık 2023 tarihinde genel merkezimizde başkanlar kurulumuzda topladık” dedi.

‘EYLEMSELLİK SÜRECİNİ BAŞLATMAMIZ GEREKTİĞİNE KARAR VERDİK’

Sözlerine devam eden Başkan Akçer, “Gerçekleştirdiğimiz başkanlar kurulunda 6 saate yakın bir toplantı yaptık. İçinde bulunduğumuz zor süreci en ince ayrıntısına kadar değerlendirdik ve eylemsellik sürecini başlatmamız gerektiğine karar verdik. Biz bu kararı alırken işkolumuzun ne kadar önemli olduğunu, ülkemizin çevresinde cereyan eden olayları, silahlı kuvvetlerimizin her daim bize ihtiyacı olduğunu bilerek aldık. Kahraman ordumuzun sınır içinde ve sınır ötesinde alçak terör örgütlerine karşı gerçekleştirdiği operasyonları sekteye uğratmayacak, mavi vatanımızı savunmamıza zarar vermeyecek, devletimizin ali menfaatlerine halel getirmeyecek şekilde planlarken üyelerimizin içinde bulunduğu durumu, yani haklı davamızı da anlatacak bir takım eylemler yapma kararını verdik. Bu eylemlerin ilki, 8 Ocak 2024 tarihinde başlayan, Türkiye geneli tüm şube başkanlarımızın ve yönetim kurulu üyelerimizin Ankara’ya yürüyüş eylemiydi. Yağmur, çamur, kar demeden yüzlerce kilometre öteden Ankara’ya yürüdük. Haklı davamızda, hak arama mücadelemizde üyelerimizin yaşam standartlarını yükseltmek ve hak ettiği ücretleri almasını sağlamak amacıyla böyle bir eylem içerisinde bulunduk” dedi.

‘GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARIN BİR AN ÖNCE GÖRÜLMESİ GEREKİYOR’

Başkan Akçer, konuşmasına devam etti ve “Sonrasında yapılacak olan iş yerlerimizi 1 saat geç terk etme eylemimizi, Pençe-Kilit Operasyonu’nda şehitlerimizin olması nedeniyle saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı’mızı okuyup dua ederek iş yerlerimizde gerçekleştirdik. Vatan sevdasının bizim için paradan daha önemli olduğunu göstermiş olduk. Buradan iktidar edenlere seslenmek istiyorum: Ülkemiz adına böyle bir coğrafyada vatanımıza karşı bu kadar çok hain planların olduğu yerde milli savunmanın görünmeyen kahramanlarını bir an önce görmelerini istiyoruz. Bu anlamda eylemsellik sürecimiz elbette burada bitmedi. Bugün de ülkemizde tüm iş yerlerimizde görevli arkadaşlarımız, şube, bölge ve il temsilcilerimizce belirlenecek alanlara doğru yürüyerek buralarda basın açıklaması gerçekleştirmektedir. 27 Ocak 2024 tarihinde Ankara’da tüm üyelerimizin katılımıyla büyük bir kitlesel basın açıklaması yapacağımızı da altını çizerek belirtmek istiyorum. Tabii biz bunları yaparken hiçbir şart ve koşulda ne gözbebeğimiz olan askeri fabrikalar ne de tersanelerimize zarar gelmesini istemiyoruz. Canımız kadar sevdiğimiz devletimiz dara düşsün istemiyoruz. Bizim tek derdimiz, sesimizin duyulması ve yaşadığımız ekonomik sıkıntılara çözüm bulunmasıdır. Bizim derdimiz üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir. Bizim üyemiz gerekirse 7 gün 24 saat çalışır, devletimizi hiçbir şartta dara düşürmez” dedi.

‘OLAĞANÜSTÜ DÖNEMLERİN OLAĞANÜSTÜ ÇÖZÜMLERİ OLMALI’

Sözlerine devam eden Başkan Akçer, “Bunu söylerken boşa söylemediğimizi belirtmek isterim. 15 Temmuz hain darbe girişiminde, Covid-19 pandemi salgınında ve 6 Şubat Kahramanmaraş depreminde ihtiyaç duyulduğunda hangi şartlarda olursa olsun verilen görevi layıkıyla yaptığını göstermiştir. Son yapılan kamu çerçeve protokolü üzerinden kısa bir zaman geçmesine rağmen önlenemeyen enflasyon nedeniyle alım gücümüz düşmüş ve toplu sözleşme imzaladığımız dönemden daha kötü bir duruma gelmiştir. Ülkemiz ekonomik olarak olağanüstü bir süreçten geçmektedir. Olağanüstü dönemlerin olağanüstü çözümleri olmalıdır. Bunun içindir ki yılda bir defa toplanan asgari ücret tespit komisyonu, 2 senedir altı ayda bir toplanmıştır. Bunun içindir ki memura sekiz bin lira seyyanen zam verilmesi söz konusu olmuştur. Yine bu sebepten emeklilerin maaş artışlarına iyileştirme anlamında formül aranmaktadır. Peki soruyoruz size; asgari ücretli, memur, emekli bu olağanüstü süreçten geçiyor, onlara olağandışı çözümler aranıyor da işçi başka bir ülkede mi yaşıyor? İşçi ülkemizde yaşanan bu enflasyondan etkilenmiyor mu? İşçinin alım gücü düşmüyor mu?” dedi.

‘MİLLİ SAVUNMA İŞÇİSİ ÇOK ZOR DURUMDA’

Başkan Akçer, konuşmasını sürdürdü ve “Buradan basın aracılığıyla yetkililere bir kez daha sesleniyorum: Milli savunma işçisi çok zor durumdadır. Dayanacak gücü kalmamıştır. Toplumun diğer çalışan kesimlerine nasıl çareler üretiliyorsa aynısını milli savunma işçisi olarak bizler de beklemekteyiz. Bizim işkolumuz savunma ve güvenlik işkoludur. Burada durum, az önce dile getirdiğimden daha vahimdir. Bizim üyelerimiz nitelikli, seçkin ve vasıflı çalışma arkadaşlarımızdan oluşmaktadır. Biz kimlerden bahsediyoruz biliyor musunuz? Bu ülkenin gemilerini, denizaltılarını yüzdüren, uçaklarını uçuran, tanklarını yürüten, 7 gün 24 saat bu ülkenin radarlarını faal tutan, sınır ötesinde görevlendirilip ateş hattında tanklarını tamir eden, görev avansını alamadığı halde cebinden para vererek devletinin verdiği göreve giden, gittiği birçok yerde ikinci, hatta üçüncü sınıf insan muamelesi görerek orduevlerinde, misafirhanelerinde ‘Sen işçisin’ diye yer verilmediği için çadırlarda, konteynırlarda, asker koğuşlarında görevini yapan Türk Harb-İş çalışanlarından bahsediyorum” dedi.

‘MİLLİ SAVUNMA BİR BEKA MESELESİDİR’

Sözlerine devam eden Başkan Akçer, “Mart’ta yüzde 20, Mayıs’ta yüzde 27 vergi dilimine giren, şu anda aldığı ortalama 24-25 bin lira ücretin yarısını ev kirasına vererek ay sonunu getirmeye çalışan milli savunma işçilerinden bahsediyorum. Kendi emsalleri vakıf veya özel şirketlerde yaklaşık 2 katı, yurtdışındaki şirketlerde 4 katı ücret alırken benim devletimin bana ihtiyacı var diye vatan millet sevdası ile görev yapan milli savunma işçilerinden bahsediyorum. Buradan yetkililere sesleniyorum: Vatan bekçisi Türk Harb-İş işçisini küstürmeyin. Aksi halde korkarak söylüyorum ki milli savunmada yüzde 100 milli olmak ve dışa bağımlılığı bitirme hedefimiz çok ciddi yara alacaktır. Ülkemizin coğrafi konumu ve etrafında cereyan eden olaylar da dikkate alındığında bunun altını çok net çizerek söylüyorum ki ‘Milli savunma bir beka meselesidir’. Milli savunma bir ülkeye belki yüz yılda bir kez gerekli olur ama o gün hazır değilseniz sonu korkunç olur. Onun için yine diyorum ki milli savunmada maliyet hesabı yapamazsınız. Ayrıca şunu da ifade etmek istiyorum ki ülkemizde uygulanan vergi politikaları nedeniyle çalışanların hayatları daha da ağırlaşmaktadır. Adaletsiz gelir vergisi yüzünden işçinin eline geçen net ücret, vergi oranlarının yüksekliği ve vergi dilimleri nedeniyle yılsonuna gelindiğinde hatırı sayılır bir şekilde azalmaktadır” dedi.

‘EMEĞİN VE EMEKÇİNİN YANINDAYIZ’

Başkan Akçer, “Yine TİS başlangıç tarihleri Ocak ayı olan kamu işçisiyle Mart ayında olanların arasında sırf yürürlük tarihlerindeki farklılıklar nedeniyle ücret farkı oluşmaktadır. Kamu işçisi arasında adalete sığınmayan bu farkın bir an önce giderilmesi gerekmektedir. Biz Türk Harb-İş Sendikası olarak 53 yıldır durmadan, duraksamadan emeğin ve emekçinin yanındayız. Bu anlayışla hakkımız olan hakkı savunmak adına mücadelemize devam ediyor, inandığımız bu yolda değerli emekçi kardeşlerimizle birlikte sonuç alana kadar yürümeye devam edeceğiz. 17 Ocak 2024 Çarşamba günü Türk-İş Kamu Koordinasyon Kurulu, bizim aylardır dile getirdiğimiz ekonomik sıkıntılarla ilgili çalışma dosyasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na iletmiş olup en kısa sürede mağduriyetin giderilmesi adına taleplerde bulunmuştur. Hedefe ulaşmak adına bundan sonra da Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezi’mizin alacağı tüm eylemselik kararlarına üyelerimizle beraber Kocaeli Şubesi olarak harfiyen uyacağımızı belirtmek isterim. Bizim tek derdimiz, bu kutsal topraklara bir halel gelmemesi, büyük ve güçlü devletimizin dara düşmemesi ve elbette ki bu ülkenin öz evlatları olan Türk Harb-İş çalışanlarının kendi öz yurtlarında rahat bir yaşam sürmesini sağlamaktan ibarettir. Bizim düsturumuz Şeyh Edebali’nin dediği gibi ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturudur. Bu anlamda ülke bizim, devlet bizim, emek bizim diyor ve tüm Türk Harb-İş Sendikamızın fertlerini saygıyla selamlıyorum. Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun” dedi. Erdem ŞENGÜL

Habere ait diğer görseller

BENZER HABERLER
X