Milli Mücadele’nin kadın kahramanları sahnelendi
08 Mart 2018 11:03

Milli Mücadele’nin kadın kahramanları sahnelendi

AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları tarafından SDKM’de sahnelenen ‘Milli Mücadelenin Cesur ve Kayıp Kadınları’ isimli tiyatro gösterisi, seyircinin beğenisini kazandı

AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ‘Milli Mücadelenin Cesur ve Kayıp Kadınları’ isimli tiyatro programı düzenledi. Yahya Kaptan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde İlçe Kadın Kolları Başkanı Betül Yazıcı ve ilçe kadın kolları ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Serpil Yılmaz, İlçe Başkanı Hasan Ayaz, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Aykut Çağlayan, Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri Gültekin Görüm, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
GÖZYAŞLARI SEL OLDU
Yoğun katılımın olduğu tiyatro programında gözyaşları sel oldu. Oyunda göz ardı edilen Türk kadınının ne kadar güçlü olduğu ve ne kadar önemli roller üstlendiğine dikkat çekildi. Tiyatro sahnesinde hazırlanan dekor ve canlandırılan sahneler, oyunu izlemeye gelenleri adeta Milli Mücadele günlerine götürdü. O günlere ait kostümler giyen kadınlar, kimi ellerinde gaz lambaları siperler arasında dolaşırken, kimi siperlerin arkasında ellerinde tüfek nöbet beklerken yaptıkları canlandırmalarla, o anları birebir yaşattı.
‘HER GÜN KADINLAR GÜNÜDÜR’
Programın açılışında konuşan AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Betül Yazıcı, “İslam’a Göre, Bir Gün Değil, Her Gün Kadınlar Günü’dür. İslamiyet ile kadın vakar, şeref ve sosyal statü kazanmıştır, iktisadi ve hukuki hakları garanti altına alınmış, kadının evlat, eş ve anne olarak statüsü yükseltilerek erkeğin sahip olduğu birçok hak ve imtiyazlar verilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında analarımız önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bunu fark eden Atatürk, ülkenin kalkınmasında kadının yerini ve önemini vurgulayarak 1934 senesinde pek çok Avrupa ülkesinden önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını kazandırmıştır” dedi.
‘KUR’AN-I HAYATIMIZA TAŞIMALIYIZ’
Yazıcı sözlerinin devamında, “Haberleri izliyoruz. Bir kadın organlarını bağışlıyor ve şöyle diyor: “Mahkeme kocama iki aylık evden uzaklaştırma cezası verdi. Üç gün sonra bu süre bitecek ve eve gelecek. Ben ise çaresizim ve kendimi koruyacak durumda değilim. Bu adam nasıl olsa beni öldürecek. Bari organlarımı bağışlayayım da sevap kazanayım. Aslında bunun sebebini çok iyi biliyoruz. Kadın ve erkek olarak Kur’an’ı hayatımıza taşımazsak, dinimizi yaşamayı öncelik sırasına göre yüzüncü sıraya koyarsak olacağı budur” dedi.
‘EN ASİL ALIN TERİNİN SAHİBİ’
Yazıcı, “Şehit tabutuna sarılmış gözyaşı döken şehit anasıdır. Asla katillere boyun eğmeyen, bebeği sırtında Kurtuluş Savaşı’na mermi taşıyandır. En asil alın terinin en muhteşem sahibidir.  Adam olmadan önce insan olabilmenin en temel unsurudur kadın. Çoğu zaman değil, her zaman her gözün nuru, hayatın can damarıdır. İnsanlığın devamı için olmazsa olmazdır. En büyük dertlerin dertlisi, en büyük mutlulukların ardındaki kahramandır. Kadın; denizin dibindeki inci, parlaklığıyla gözleri alan yakuttur. Küçük şeylerden mutlu olan, mutlu olduğunu da, mutlu olmasına sebep olanı da unutmayandır.  İnsan olmanın vesilesidir. Havva'dır kadın. Sevgilinin can damarı Amine'dir. Latife eş Hatice'dir. Bir iffet abidesi Meryem'dir” diye konuştu.
‘KADIN VARSA DEMOKRASİ VAR’
Yazıcı, “Bu ay, aynı zamanda Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü olarak kutlanan 18 Martı da içeriyor. 18 Mart tarihi, Türkiye için tarihî bir zaferdir. Çanakkale’de tarihçilerin tabiriyle 7 düvele karşı savaşan Türk ordusu, dönemin şartlarında, yokluk ve yoksulluk içinde büyük bir direniş göstermiş, sonuçta da büyük bir zafer kazanmıştır. Bu zaferin kahramanları ve hikâyeleri kuşaktan kuşağa aktarılır. Kahraman kadınlarımızı da sizlerin huzurunda şükran ve minnetle yad ediyorum. Kadın varsa demokrasi var diyerek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutluyor saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

 

BENZER HABERLER
X