‘Milli Görüş, 46 yıldır istikametini bozmadı’
03 Aralık 2015 14:34

‘Milli Görüş, 46 yıldır istikametini bozmadı’

Sadet Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş, “Milli Görüşçüler, hakkı savunmak ve iyilikleri yaymak için ellerinden geleni yaptılar” dedi

Saadet Partisi Gölcük İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş yaptığı açıklamada, “Osmanlı’nın son zamanlarında Avrupalılaşma temayülü başlamış, bu yabancılaşma koskoca bir devletin yıkılmasıyla sonuçlanmıştır. Osmanlı’nın batış döneminden sonra bir millet yeniden aslına, köklerine, kadim değerlerine dönmeye başlamıştır. 20. yüzyılın bu en büyük hareketinin adı Milli Görüş’tür. Allahü Teâlâ, Müslüman ümmete, hatta bütün insanlığa büyük bir lider nasip etti. Maddi ve manevi donanıma sahipti. Çağının maneviyat erlerinden feyiz almış, dünyada olup bitenlerin farkında olan ve çağını çok iyi okuyan, azimli, kararlı, yılmayan, vazgeçmeyen, hedefine kilitlenmiş bir lider ve siz onu çok iyi tanıyorsunuz. Bitmeyen mücadelenin yenilmez lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır. Zalimlerin korkulu rüyası, mazlum ve mağdurların ümidi olan bir kahraman 1969’da yola çıkan bu kervan milletimizin inancını, tarihini, özünü esas aldı.

‘HEP MİLLİ VE YERLİ DÜŞÜNDÜ’

Lider, hep milli ve yerli düşündü. Batı etkisiyle üzerimize sirayet eden sağcılık, solculuk tabirlerine itibar etmedi. İlk insandan beri, mücadelenin hak, batıl çizgisinde yürüdüğünü fark ettik. Hep hakkı üstün tuttu. Kadrolarına da, hakkı üstün tutmak her zaman saadet getirir prensibini öğretti. Çizgisi netti. Davasında tereddüdü yoktu. Bir ömür çizgisinde sebat etti. Bir kere olsun el titremesi olmadı. Baskılar, zorluklar onu yıldıramadı. Biz şahidiz ki, Rabbimizin şu buyruğuna bağlı kaldı. Hak ile batılı birbirine karıştırmayın. Bilip dururken hakkı gizlemeyin. Hakkı temsil eden büyük insanların başına gelen çetin imtihanlarla karşılaştı. İdeal bir dava adamıydı. Bunda o kadar kararlıydı ki, batıl davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olurum diyordu. Davasının doğruluğundan ve kendisinden emindi. Batı etkisiyle oluşan sağ ve sol zihniyetlerle mücadele etti. Kendi tarihimizi, kendi medeniyetimizi öne çıkardı. Yanlış zihniyetlerin temsilcileri onunla fikir mücadelesine giremezlerdi.

‘ÇARPIK YÖNTEMLERİN PEŞİNDELER’

Her nasılsa, TRT 1991’de Liderler Zirvesi adıyla siyasi partilerin genel başkanlarını bir araya getirme cesareti gösterdi. Erbakan Hoca o programda davasının üstünlüğünü ortaya koydu. Yanlış zihniyetlerin problemlerimizi çözmekteki yetersizliğini ortaya çıkarttı. Fakat bir daha da böyle bir program yapılmadı. Hakikatin tesir gücü öylesine yüksek ki, kendi içinde kabul ettirme gücüne sahipti. Dün, Erbakan Hoca’nın bire bir karşısına çıkmaya cesaret edemeyen Batı işbirlikçileri, bugün de aynı görüşün temsilcisi olan Saadet Partisi’nin karşısına çıkamıyorlar. Bugün kendilerini dev aynasında gören, nice büyük işler yaptığını iddia eden ABD işbirlikçisi, AB sevdalısı bir kişi ekranda, özgür ve eşit şartlarda bir Saadet Partili ile tartışabilir mi? Foyası ortaya çıkıp boyaları döküleceği için buna cesaret bile edemez. Onlar çarpık yöntemlerin peşindeler. Ellerinde bulundurdukları dev imkânlarla imaj oyunları ve algı yönetimleriyle halkın oylarını almaya çalışıyorlar. İhtirasları sebebiyle Türkiye’ye zarar verdiklerinin farkında bile değiller.

‘DAVAMIZIN BÜYÜKLÜĞÜNÜN ŞUURUNDAYIZ’

Erbakan Hoca, ‘Biz siyaset yapmıyoruz, cihat ediyoruz’ diyordu. Fıkıh kitaplarına göre cihadın 4 önemli amacı vardır. 1: İslam’ın öğrenilmesi, 2: İslam’ın Müslümanlar arasında yaşanılır hale getirilmesi, 3:İslami yaşantının gelecek nesillere aktarılması, 4: İslam’daki iyilik ve güzelliklerin gayrimüslimlere tebliğidir. Erbakan Hoca bunları yaparak, kadrolarına da bunu öğretti. Dava yolunda dökülenler oldu ama Milli Görüşçüler 46 yıldır istikametlerini bozmadılar. Hakkı savunmak, iyilikleri yaymak için ellerinden geleni yaptılar. Hakkın safında yer alabilmek ne büyük şeref, İmamı Rabbani, ‘Bize bir keramet göster’ diyenlere, ‘En büyük keramet istikamettir’ cevabını vermişti. Milli Görüşçüler olarak davamızın büyüklüğünün şuurundayız. Kendimize yeniden çekidüzen verecek, eksikliklerimizi giderecek, en geniş anlamda yapılmaya devam edilen istişarelerimizi tamamlayacak, davamızı en güzel şekilde temsil etmeye çalışacağız. İki günü eşit olan ziyandadır. Hiç kimse yanlışı sonuna kadar sürdüremez. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Yanlışın zaman içinde anlaşılması gibi bir özelliği vardır. Hayırlı çalışmalar zayi olmaz. Hakkın tebliği her zaman kazanç getirir. Hakkın sesini kimse kesemez. Hak, batıl mücadelesi dünya durdukça devam eder. Cihat kıyamete kadar devam edecek bir farzdır. Mücahitler hakkın tesisi için canla başla çalışır, fakat sonucu takdir etme yetkisi daima Allah’a aittir” dedi.

BENZER HABERLER
X