MHP’de deprem : 410 İstifa
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Teşkilatı’nda genel merkeze muhalif üyeler, Saklı Bahçe’de gerçekleştirilen programda partilerinden toplu bir şekilde istifa etti. Toplamda 410 üye, MHP ile yollarını ayırdı
aMilliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Teşkilatı’nda genel merkeze muhalif olan üyeler, geçtiğimiz akşam Saklı Bahçe’de gerçekleştirilen programda partilerinden istifa etti. Toplamda 410 kişinin partisinden istifasını açıkladığı programa MHP eski Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Adnan Özdere, MHP eski İlçe Başkanı İsmail Eroğlu, MHP eski İlçe Başkanı Kubilay Kılıç, MHP eski İlçe Başkanı Semih Tayfur, MHP eski İlçe Başkanı Muharrem Odabaş, MHP eski Belediye Meclis Üyesi Servet Çapa, Türk Federasyonu eski Genel İdare Kurulu Üyesi Çetin Kocatürk, Ülkü Ocağı eski Başkanı Hüseyin Şahin, MHP eski ilçe yöneticileri ve çok sayıda parti üyesi katılım gösterdi.
‘KUTLU YÜRÜYÜŞTE TER AKITMAYI KENDİMİZE BORÇ BİLDİK’
Programda ilk konuşmayı genç Cengizhan Motor yaptı. Cengizhan Motor, yaptığı konuşmada “Bizler, büyüklerimizden aldığımız bayrağı bu davada her zaman ileriye taşımak için mücadele verdik. Abilerimiz gibi bu kutlu yürüyüşte ter akıtmayı kendimize borç bildik. Allah, bu yolda akan terimiz kurumadan başarılar görmemizi nasip eylesin İnşallah. Yıkılmadık duruyoruz, güçlendik geliyoruz” dedi.
‘MHP, SİYASİ FONKSİYONUNU YİTİRMİŞ BİR DERNEĞE DÖNÜŞMÜŞTÜR’
Cengizhan Motor’un ardından sözü MHP eski İlçe Başkanı İsmail Eroğlu aldı. Eroğlu, referandum sonrasında MHP’nin durumu hakkında yaptığı konuşmada, “Bundan böyle milliyetçi kurum ve kuruluşların serpilme gelişme ve büyümeleri, Tayyip Erdoğan ve dolayısıyla siyasal İslamcı iktidarın müsaadelerine mazhar olduğu nispetle olacaktır. Türk milliyetçilerinin siyasi bir aksiyon olarak ülkeyi yönetmek iddiası ile oluşturdukları siyasi kurum, referandum teklifi ve yaptıkları tercih ile bu iddiasını kaybetmiştir. Sistemin değişmesi ile MHP, siyasi fonksiyonunu yitirmiş bir derneğe dönüşmüştür. Sadece bazı şahısların geçici bir süre silik, şahsiyetsiz ve etkisiz olacağı bir sürece girilmiştir. Teşkilatta demokrasi, hukukun üstünlüğü, bireyin kendini ifadesi ve geliştirmesi, adalet, liyakat ve hoşgörü gibi toplumsal değerlerle ilim zihniyetini ikinci plana atan hastalıklı bir yapı türemiştir. Bu yapının toplumun bütününü kapsaması ve Türkiye’nin problemleri için bir çözüm üretmesi mümkün gözükmemektedir” diye konuştu.
‘BAHANELER İCAT EDİYORLAR’
Eroğlu, konuşmasının devamında, “MHP, Cumhuriyetin kurucu değerler ile modern toplumun gerekliliği olan demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti ilkelerini benimsemiş birey ve kurumlarla olan ilişkisini zayıflatmış, muhafazakar kesimle olan gönül bağını da kopartmıştır. Dinci siyasetin okul, cami ve cemaat yapılanması yanı sıra devlet ve ekonomik alanda etkin kadro ve örgütlenmesi karşısında etkisiz kalmış, kendisini geliştirmesi mümkün olan toplumsal zeminden uzaklaşarak alan boşaltmış, toplumu yönlendirecek fikir ve düşünsel üstünlüğünü kaybetmiştir. MHP yönetimi, bu acziyeti izahta milli ve hamasi ifade ve söylemler üreterek bahaneler icat etmektedir. Bu teslimiyeti şahsi ikbal ve menfaatlerini mazur gösterecek sebepler ileri sürecek kapatma ve dikkatlerden kaçırma gayreti içerisindedirler. Tüm bu çabalara karşın yaşanılan çelişki, Türk milletinin dikkat ve gözünden kaçmamış, MHP’ye duyulan güven ve desteğin erimesine sebep olmuştur” dedi.
‘TOPLUMU KUTUPLAŞTIRMANIN AMACI NEDİR?’
Referandumda iktidar partisine destek verilmesini eleştiren Eroğlu, “Referandum teklifinde önce ‘Kanunsuz olan fiili bir durum var, onu hukuka uygun hale getirelim’ diyerek kanunsuzluğa hukuki bir kılıf uydurmaya kalkmış. Sonra da ülkenin bekası bahanesini kendine kalkan yapmıştır. Ortada bir beka meselesi varsa, bu meselenin müsebbibi olanlarla çözüm ortaklığı yapmanın gerekçesi nasıl izah edilir? Neden bu destek işgal edilen Ege adalarında ve Kıbrıs politikalarında kendini göstermez? İktidar milli çizgiye yaklaştığı için destekleniyorsa Kürdistan bayrağının göndere çekilmesi nasıl izah edilmektedir? Ülkemizin toprak bütünlüğünü tehdit eden sözde Kürdistan referandumu neyle açıklanmaktadır? FETÖ iblisinin kalkışması sonrası birliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde referandum teklifini ortaya atarak toplumu karpuz gibi ikiye bölmenin ve kutuplaştırmanın amacı nedir? Sonuç olarak Türk milliyetçiliği fikri ve dünya görüşünü iğdiş eden bu teslimiyetçi yapıdan Türk milliyetçiliğini kurtarmak, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini yeniden tesis ederek Türkiye'nin modernleşme ve çağdaşlaşma hamlesini gerçekleştirecek bütünlükçü bir yapıyı kurmak, tarihsel bir sorumluluğun yanı sıra aynı zamanda Türk Devleti’nin bir varoluş sorunudur” ifadelerini kullandı.
‘BENİM GENEL BAŞKANIM BENİ NEDEN YOK SAYIYOR?’
Eroğlu’nun konuşmasının ardından sözü Türk Federasyonu Eski Genel İdare Kurulu Üyesi Çetin Kocatürk aldı. Kocatürk kendilerinin ülkücü hareket içinde yok sayıldığını öne sürdüğü konuşmasında, “Abilerimizin yaşamış olduğu çileyi görmemize rağmen biz yine de o genç aklımızla o hareketin dışında kalmadık. 1980 sonrasında yine bugünkü gibi yaşanan o çalkantılı dönemlerde birileri pastaları götürürken biz üç hilalin altında kalmayı yeğledik. Gençliğimizi verdik. Şu an çok üzüntülüyüm. Benim genel başkanım beni neden yok sayıyor? Biz buradayız. Türk Federasyonu Genel İdare Kurul Üyesi olarak yıllarca Avrupa’da bu ülkücü hareketi temsil ettik. O ideali sürdürdüğümüz, düşündüğümüz, beklediğimiz görev bir gün bize geldi. Milliyetçi Hareket Partisi Gölcük Teşkilatı’nın değerli bir üyesi olarak ilçe başkan yardımcılığı ve sekreterlik görevini yürüttüm. Birilerinin hemşericilik iddiası yüzünden ben ve arkadaşlarım görevden alındık. Yazıklar olsun size! Gençliğimizi, bütün ideallerimizi biz üç hilale verdik. Bugün gelinen noktada genel başkanlık koltuğunda bulunan insanlar, buradaki şu kalabalığı yok sayıyor. Üç hilal bizim, o parti de bizim” şeklinde konuştu.
‘AKŞENER’İN PARTİSİNDE YER ALACAĞIZ’
Programda son olarak MHP Eski Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Adnan Özdere bir konuşma yaptı. Özdere, konuşmasında, “Biz yeni bir kaderin sahibi, yeni bir yolun yolcusu olmak durumundayız. Uzun yıllardan beri yürütülen mücadelede, artık arkadaşlarımın da dediği gibi MHP’den, seçim kuruluna vereceğimiz dilekçelerle ayrılıyoruz. Bizler, çok net konuşalım, Sayın Eski İçişleri Bakanımız Meral Akşener’in kuracağı partide çalışacağız. Bu partide eskisi gibi sağcı solcu yok. Merkez bir parti olacak. Ülkemizin her yerinden her insan, aynı ideal için bir arada olacak. Cumhuriyet değerlerimiz yıkılmasın diye bir arada olacağız. Ülkenin bekasını tehlikeye atanların karşısında olacağız. Sevdiğinizden bir mektup alırsınız. Mektubu açtığınız vakit zarfı mı okursunuz içindekini mi? Esas olan mazruftur. Biz MHP’nin şu anda başka mecralara sürüklendiğini gördüğümüz için yeni bir oluşumdayız. Çok daha büyük kalabalıklarla halkın karşısına çıkacağız. Meral Akşener hanımefendinin Türkiye’deki konuşmalarının %80’ine gittim. Halkımız Akşener’i bağrına bastı. Sevdi, ona destek verdi. Birçok yerde MHP ile ilgisi olmayan çoğu kişi onunla fotoğraf çektirdi, ona derdini anlattı. 2016 Şubat’ında Tekirdağ’da bir toplantı oldu. Biz de buradan gittik. Tekirdağ’da konuşmayı yaptı Meral Hanım. Gece saat 12.00’a kadar birçok kişi ile konuştu. Sabah Kırklareli’ne gitmek için yola çıktık. Yolda 5 ayrı yerde kendisini durdurdular. Kendisi aracından indi, halkla buluştu. Akşam oldu, Kırklareli’ne vardık. Orada da insanlarla görüştü ve akşam müthiş bir konuşma yaptı” dedi.
‘MERAL HANIM, MİLLETİMİZİ BAYRAM SOFRASINDA BULUŞTURACAK’
Özdere, konuşmasının sonunda, “Bizim Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, maalesef oturarak seçim kazanmayı ilke edinmiş bir insan. Siz vatandaşa gitmezseniz, onları dinlemezseniz, uzaktan el öptürürseniz o vatandaş size oy vermez. Biz hep beraber oy kazanıyoruz. Sofrayı hazırlıyoruz, genel başkan tekme atıp gidiyor. 7 Haziran’da 80 vekil çıkardık. Halk AKP ile MHP koalisyonu istiyordu. Genel Başkan, milletvekilleri gelmeden yaptığı açıklamada ‘Biz muhalefetiz, kimseyle hükümet kurmayacağız, seçim olacaksa olsun’ dedi. 2,5 milyon oy kaybettik. 40 vekile düştük. Yıllarca uğraştık, didindik. Artık bir şeyler yapmak lazımdı. Kongre bir türlü yaptırılmadı. Çeşitli eller, işin içine girdi, kongre yapamadık. İhraçlar oldu, ilçe başkanları görevden alındı. Meral Hanım, bizleri topladı. Herkes, orada toplantıya katıldı. Yeni bir oluşumla Türk milletinin tamamını kapsayan, milletini seven kim varsa Cumhuriyetin değerlerini korumak için hep birlikte yola çıkacağız. Meral Hanım, Türk milletini bayram sofrasında buluşturmak istiyor” ifadelerine yer verdi. Erdem ŞENGÜL