‘Masumların zulüm görmesini önlememiz gerekmektedir’
Büyük Birlik Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gökmen Türkkanı, bugün başlayan Ramazan ayı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Türkkanı, dünya üzerinde yaşanan zulümlerin son bulmasını temenni ederken, “Müslüman Türkler olarak bir an önce sirkelenerek kendimize gelmemiz gerekir” dedi. Büyük Birlik Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gökmen Türkkanı, bugün başlayan Ramazan ayı ile ilgili açıklamalarda bulundu. “11 ayın sultanına bir kere daha kavuştuk” diyerek açıklamalarına başlayan Türkkanı, “Ramazan ayı, biz Müslümanların en kutsal aylarından bir tanesidir. Dolayısıyla bizler en huzurlu günlerimizi, birlik beraberliğimizin arttığı, yardımlaşmaların güçlendiği ve kuvvetlendiği günlerimizi Ramazan ayı içerisinde yaşamaktayız. Yine mübarek Ramazan ayı içerisinde ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürmekte ve bolca ibadet gerçekleştirmekteyiz. Bu durumdan da ziyadesi ile mutluluk duymaktayız” dedi.
‘ZULÜMLERİN SON BULMASINI DİLİYORUZ’
Açıklamalarının devamında, Ramazan ayının içerisinde zaman zaman büyük üzüntülerinde yaşandığını belirten BBP İlçe Başkanı Türkkanı, “Ramazan ayı Allah tarafından bize mutlulukların yaşatıldığı bir ay olmasının yanı sıra dünya konjonktürü, politik süreçler ve savaşlardan ötürü bizim yine acılara şahit olduğumuz üzüntüler yaşadığımız aylardan bir tanesidir. Allah’tan mübarek aylarımızın yüzü suyu hürmetine bu tür acılarımızın son bulmasını diliyoruz. Çünkü dünya çağında baktığımız zaman Doğu Türkistan’da Çin tarafından zulme uğrayan Müslüman soydaşlarımız, Kırım ve Çeçenistan tarafında hala Müslümanlarımızın yaşadığı durumlar, Filistin’de Müslümanların ve bebeklerin gördükleri muameleler, yine Arakan’da yaşananlar ve dünyanın türlü yerlerinde sayamayacağımız kadar fazla olan zulümlerin son bulmasını diliyoruz.
‘BİR UYANIŞA GEÇMEMİZ GEREKMEKTEDİR’
Dünya üzerinde Müslümanlara ve Türklere bu zulmü gerçekleştiren kişiler Ramazan ayının bizler için oldukça önemli ve kutsal bir ay olduğunu bildikleri için son yıllarda Ramazan aylarında zulümlerini artırarak devam ettirdiler ve yüz binlerce masum insanın kanını akıttılar. Bizler bundan sonraki süreçte aynı acıları tekrar yaşamak istemiyoruz. Elbette yaşanan acılar esnasında zulüm görenlere yardım etmek Müslüman Türkler olarak bizim görevimizdir. Fakat bizlerde yine bu doğrultuda onlara nasıl yardım edebileceklerimizin yanı sıra bu zulümleri nasıl durdurabileceğimizi de düşünmemiz gerekir. Çünkü bizim yapmış olduğumuz yardımlarımız zulümleri durdurmaya yönelik değil, zulüm görenlerin acılarını sarmaya yöneliktir. Bizler bu aşamada özellikle siyasi ve eğitim gücü ile yapılan zulümlere artık bir dur demeliyiz. Bizler bu zulmü durdurabildiğimiz takdirde dünya üzerinde hiçbir masum insanın burnu kanamayacak ve yardıma ihtiyacı olmayacaktır. Bunun için tarihinde, geçmişinde yeri göğü titretmiş Müslüman Türkler olarak içerisinde bulunduğumuz durumun içerisinde bir an önce sirkelenerek kendimize gelmemiz, birlikte bir uyanışa geçmemiz ve Türk milleti olarak tarihte olduğu gibi bugünden itibaren de mazlum ve masumların haksızlığa uğramasını, zulüm görmesini önlememiz gerekmektedir” dedi.