‘Marka Kent olmak lafla olmuyor’
Elinde birçok olanağı bulunduran ilçemizin uzun yıllardır düzenli bir kent yapısına sahip olmayışı vatandaşların tepki göstermesine neden oluyor.
İşte bu nedenden dolayı vatandaşlar Gölcük’ü değil, Kocaeli genelini tercih ediyor. Bu da ilçemizde ekonomik kayıplara neden oluyor
İlçemizin coğrafi konumu göz önünde bulundurulduğunda Gölcük, Türkiye’nin 41 vilayetinden daha büyük bir ilçe. 1927 yılında temeli atılan Gölcük Tersanesi, ilçemizin modernleşmesi açısından büyük bir fırsat oldu. 1940’lı yıllarda nüfusu sadece 5 bin olan Gölcük’ün 17 Ağustos 1999 depreminin ardından bile nüfusu 130 binlerin üzerine çıkmıştır. İlçemizin tarihçesinde tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Gölcük’ün şimdiki yapısı dikkatleri çekmektedir. Kocaeli’nin en köklü ilçesi olmasına rağmen İlçemiz hala tam anlamıyla uygun bir şehir düzenlemesine sahip değil. Gölcük’ün temelleri Cumhuriyet dönemine dayandığından dolayı çarpık kentleşme oldukça fazla. Elinde birçok olanağı bulunduran ilçemizin uzun yıllardır düzenli bir kent yapısına sahip olmayışı yine vatandaşların tepki göstermesine sebep oluyor.
‘İLÇEMİZE BU GÖRÜNTÜ YAKIŞMIYOR’
Konuyla ilgili olarak vatandaşlar “Gölcük, gerçekten tarihi ve kültürel yapısına göre birçok il ve ilçeden daha büyük bir geçmişe sahip. Aynı zamanda yine Cumhuriyet Dönemi sonrasında şehrimize sığınan Yavuz Zırhlısının onarımı ile birlikte Tersaneleşme konusunda büyük bir yapılaşmaya gidildi. Ardından geçen zaman zarfı içerisinde nüfusu hızla artış sağladı. Fakat böylesine bir geçmişe sahip olan ilçemizin bu şekilde düzensiz olması ve gün geçtikçe daha kötü bir hale gelmesi oldukça üzücü bir durumdur. İlçe merkezimize bakıldığı zaman şehirde otopark sıkıntısı çok fazla, araçların trafik sorunu almış başını gidiyor. Ekonomik ömrünü tamamlamış ve hasarlı olan binalarımız hala hukuk mücadelesi devam ediyor ve bu nedenle binalar deprem izlenimleriyle kaderine terk edilmiş olarak duruyor. Aslına bakılacak olursa Gölcük’te büyük acıları yaşadığımız asrın felaketi 17 Ağustos 1999 depreminin ardından büyük bir yapılanma içerisine gidilebilirdi. Fakat yaklaşık 16 yıldır beklenilen düzeyde çalışmalar yapılmadı.Aksine ilçemizin farklı yerlerinde depremden kalan hasarlı binalar dahi tam olarak yıkılmadı. Geçmişi ve konumu itibari ile böylesine önemli olan ilçemizin şu anki görüntüsü hak ettiği özelliğine hiç yakışmıyor. Çünkü Marka Kent olmak lafla olmuyor” dediler.