‘Maalesef gelinen durum ortadadır’
22 Haziran 2023 15:47

‘Maalesef gelinen durum ortadadır’

Saadet Partisi (SP) Gölcük İlçe Yönetimi, dün parti binasında toplantıda bir araya geldi. Toplantıda gündeme dair değerlendirmelerde bulunan SP İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, “Maalesef gelinen durum ortadadır” dedi

Saadet Partisi (SP) İlçe Yönetimi, dün parti binasında bir toplantı gerçekleştirerek gündeme dair bir değerlendirme yaptı. Düzenlenen toplantıya SP İlçe Başkanı Mustafa Özsoy ve yönetimi katılım gösterdi. Toplantıda açıklama yapan SP İlçe Başkanı Özsoy, “Yılın ilk yarısını artık geride bırakıyoruz, önümüzdeki hafta ise mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Ben şimdiden milletimizin ve alem-i İslam’ın Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, bu mübarek günlerin ülkemize, coğrafyamıza ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Hac yolculuğuna çıkan bütün kardeşlerimize de kolaylıklar diliyor, sağlık ve afiyet içerisinde hac vazifelerini  tamamlamalarını temenni ediyorum. Ülkemizde 9 günlük bir tatil dönemi olacak, bugünden itibaren yola çıkacak olan tüm vatandaşlarımızdan trafik kurallarına harfiyen uymalarını istirham ediyorum. Bayram sevinçlerimize acı haberlerin gölge düşürmemesini temenni ediyorum” dedi.

‘TARIM VE HAYVANCILIK, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR’

Sözlerine devam eden Başkan Özsoy, “Kurban Bayramı öncesi piyasalara baktığımızda ise huzurlu bir bayram havası ne yazık ki göremiyoruz. Bu yıl genel olarak piyasalara baktığımızda, küçükbaş hayvan fiyatlarının 6 ila 10 bin lira arasında, büyükbaş kurbanlıkların ise 100 bin lira seviyelerinde olduğunu görüyoruz. Bir diğer deyişle bir küçükbaş kurban, asgari ücretlinin 1 aylık maaşına, büyükbaş bir kurban ise neredeyse 1 yıllık gelirine denk geliyor. Geçmişe kıyasla çok yüksek rakamlar. Bugün emeklilerimize verilen 2 bin liralık bayram ikramiyesiyle ise ancak 4 kilo et alınabilir. Bugünkü şartlarda değil asgari ücretli ve emekli vatandaşlarımız, kamu işçileri ve memurlar için bile kurbanlık alabilmek epey zorlaşmıştır. Bizi bugün bu kötü tabloyla karşı karşıya bırakan husus, genel manada yanlış ekonomi politikalarından kaynaklanıyor ve esas itibarıyla da yanlış tarım ve hayvancılık politikalarından ileri gelmektedir. Her zaman söylüyoruz; tarım ve hayvancılık bir milli güvenlik meselesidir. Bu konu ciddiyet ve hassasiyetle ele alınmalıdır. Yıllardır bunu vurguluyoruz, uyarıyoruz ancak iktidar hiç oralı olmuyor ve maalesef gelinen durum da ortadadır” dedi.

‘BİR KEZ BİLE ÜRETİCİLERE VERİLMEDİ’

Özsoy, açıklamasının devamında, “Hem vatandaşlarımız, yani tüketiciler olarak bizler sağlıklı, kaliteli ve ucuz gıdaya erişimde zorluk yaşıyoruz hem de çiftçimiz, besicimiz yani üreticilerimiz emeğinin karşılığını alamıyorlar. Yani ‘kazan kazan’ politikası değil, tam olarak ‘kaybet kaybet’ politikası! Tarım kanununun 21. maddesi çok açık; ‘Tarıma bütçeden ayrılacak kaynak, Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 1’inden az olamaz’. Bu kanun, Nisan 2006’da çıkarıldı. Yani bugünkü iktidar tarafından. Ancak 17 yıldır bir kez bile, evet bir kez dahi uygulanmadı! Devasa şirketlerin milyarlarca liralık borçlarını tek kalemde silen bu iktidar, bir kez bile üreticilere yasada belirtilen bu tutarı vermedi. Israrla ve inatla tarımı bitirecek, üreticimizi toprağına, köyüne küstürecek politikalar uygulandı. İnsanımız topraksız, Anadolu topraklarımız da insansız bırakıldı maalesef. İşte bugün tüm bunların sonucunda, pazar tezgahlarında çeyrek karpuzları, kasap reyonlarında 1 kg et için 500 liralık fiyat etiketlerini görüyor, kurban pazarlarında 100 bin liralık rakamları konuşuyoruz” dedi.

‘İŞİ NASIL YAPTIĞIMIZ ÖNEMLİDİR’

Açıklamasını sürdüren Özsoy, “3 gün evvel Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hattında, Yozgat yakınlarında heyelan meydana geldi ve rayların altındaki toprak çöktü, kılavuz lokomotif ise raydan çıktı. Bu, aslında ülkemizdeki yanlış yönetim anlayışının neden olduğu problemleri görmek adına çarpıcı bir örnektir. 6 yılda biteceği açıklanan, ancak 15 yılda bitirilen hat, seçim öncesi alelacele açılmıştı ve daha 2 ay olmadan facianın eşiğinden dönüldü. Ayrıca son bir haftada Denizli, Kırıkkale ve diğer birkaç farklı tren hattında da benzer hadiseler meydana geldi. 2018’de Çorlu’da meydana gelen tren kazasında 7’si çocuk 25 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 328 vatandaşımız da yaralanmıştı. Bu faciadan ders çıkarılmış olsa, bugün benzer hadiseler tekrar tekrar yaşanır mıydı? Hangi işi yaptığınız kadar, o işi nasıl yaptığınız da önemlidir. Bu husus, bugüne kadar hep göz ardı edildi maalesef. Bu nedenle hazırlık ve fizibilite çalışmaları, altyapı, üstyapı, maliyet, kalite, verimlilik değerlendirilmeden dökülen her betonu ‘büyük hizmet’ diye takdim etmekten artık vazgeçilmelidir” dedi.

‘EN BÜYÜK GÖREV, İKTİDARA DÜŞMEKTEDİR’

Özsoy, “Adaletten eğitime, ekonomiden tarıma, sağlıktan sanayiye ve dış politikaya varıncaya dek tüm sahalarda karşı karşıya kaldığımız problemlere neşter vurma zamanı geldi ve çoktan geçti bile. Artık kaybedecek tek bir saniyemiz yoktur! Kısır tartışmalarla, suni gündemlerle ve bilerek tırmandırılan toplumsal kutuplaşmalarla kaybedilecek enerjimiz kalmamıştır. İnsanımız bıkmış ve yorulmuştur, özellikle gençlerimiz umutsuz ve karamsardır. En vahimi ise seçim döneminin tartışmaları, kullanılan dil ve üslup, üretilen algı ve manipülasyonlar kardeşi kardeşe, babayı evlada küstürmüş, komşu ve akrabaların arasını açmıştır maalesef. Şimdi zaman, kırgınlıkları, kızgınlıkları ve küskünlükleri bitirme, kimseye faydası olmayan bu tartışmaları artık geride bırakma zamanıdır. En başta iktidarda bulunanlar olmak üzere, tüm siyasilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Açıkça ifade ediyorum; bu sokak, çıkmaz sokaktır! Toplumsal fay hatlarını daha fazla çatırdatmanın kimseye bir faydası yoktur. Toplumsal yarılmayı daha da derinleştirecek söz ve davranışlardan derhal vazgeçilmelidir. Bu noktada en büyük görev, iktidara düşmektedir” dedi.

‘HERKESİ KAYIPLARI TELAFİ ETMEYE DAVET EDİYORUZ’

Konuşmasına devam eden Özsoy, “‘Biz ve onlar’ söylemi, tüm muhalifleri ‘terör’ parantezine alma hevesi, insanların Müslümanlığını sorgulamaya kadar varan bu hoyrat tavırlar, kısa vadede birilerine oy kazandırmış gibi görünse de unutulmamalıdır ki ülkemize kaybettirir ve onarılamayacak sorunlara yol açar. Hayatı normalleştirmek, insanlar arası ilişkileri bu zehirli dilden kurtarmak, atılması gereken en önemli adımlar arasındadır. Bu konuda ilk adımı atması gereken kişi ise Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dır ve elbette ardından diğer tüm siyasi liderler ve partiler de aynı hassasiyeti göstermelidir. Bugün yaşadığımız ahlaki, siyasi, iktisadi ve sosyal krizlerin çözümü adına herkesi sorumluluklarını kuşanmaya davet ediyoruz. Saadet Partisi olarak bu hususta da her daim olduğu gibi taşın altına elimizi değil, tüm gövdemizi koymaya hazırız. Seçim biter, söylemler kalır! Herkesi ‘hangi pire için hangi yorganları yaktığını’ düşünmeye ve bu kayıpları telafi etmeye davet ediyoruz. Bir kez daha hatırlatıyorum: Önümüz bayram. 4 ay sonra ise Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü. Ortak bir geçmişi olan 85 milyon vatandaşımızı bugün ortak bir zeminde buluşturamazsak ortak bir geleceği de asla inşa edemeyiz. Seçim bitti, artık havanın yumuşaması gerekir. Herkesin bu konuda adım atması gerekir. Şimdiye kadar gördüklerimiz ve yaşadıklarımız, şimdiden sonrası hakkında fikir verir. Bir asırlık acılarımızdan, iyi ve kötü tüm tecrübelerimizden ders çıkarmadığımız takdirde 2. yüzyılımızı sağlam temeller üzerine inşa edemeyiz. Alvarlı Efe’den ilhamla diyorum ki; ülkemizde huzur ve güven ortamı, kardeşlik iklimi tesis edilsin, bayram işte o zaman bayram olur” dedi.

‘ZULMEDENLER VE ZULME SESSİZ KALANLAR ORTAKTIR’

Özsoy, sözlerinin devamında “Sözlerimin sonunda, bir de her Ramazan’da ve her bayram öncesi katil İsrail’in alçak saldırılarına uğrayan Filistinli kardeşlerimizin olduğunu hatırlatmak isterim. Geçtiğimiz gün yine terör devleti İsrail’in işgal güçleri, Cenin kentine vahşice saldırdı! Bu saldırılarda küçük bir çocuk ve 5 Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti, 30’dan fazla yaralı var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar niyaz ediyorum. Kardeş Filistin halkına sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu katliam, 2023 yılında herkesin gözü önünde ve alenen işlendi! Ama her zamanki gibi herkes adeta kör, sağır ve dilsiz! Zulmedenler ve zulme sessiz kalanlar ortaktır! Bu durum, özellikle İslam alemi ve elbette tüm dünya için utanç vericidir. Bütün ülkeler, İsrail’e karşı çıkmalıdır! Kınıyoruz demek bir şey ifade etmez! Şimdi moda haline geldi, İslam ülkeleri İsrail ile ‘normalleşmek’ için sıraya girdi. Bu suskunluktan güç alan katiller, her geçen gün daha da şımarmakta, oluk oluk kan ve gözyaşı akıtmaktadır. Kurban Bayramı öncesi hem ülkemizin yetkililerine, hem İslam ülkelerinin liderlerine hem de dünya kamuoyuna bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Bu ateş herkesi yakar! Terör devleti İsrail, başta bölgemiz olmak üzere yeryüzünün huzur ve barışının önündeki en büyük engeldir, muhakkak ve artık bir an evvel durdurulmalıdır” dedi.

‘CİDDİ TEDBİRLERİ ALDIRMASI İCAP EDER’

Açıklamasını bitiren Özsoy, “Son olarak Sudan’da yaşanan gelişmelere de kısaca temas etmek istiyorum. Sudan halkı, giderek korkunç boyutlara ulaşan bir katliamla karşı karşıya. Ne olduğunu, bunun altında neler yattığını bilmiyoruz gibi ama biz şunu biliyoruz: Son zamanlarda Sudan’da ciddi manada altın rezervlerinin olduğu öğrenildi. Bu rezervleri işletmek isteyen ülkeler, Sudan’da huzur istemiyor. Maalesef Sudan halkı da buna bigane kalıyor. Ordu da ikiye bölünmüş, bir grup başkaları diğer grup da başkaları tarafından silahlandırılıyor. Masumlar hayatını kaybediyor. Son hadiselerde binden fazla insan hayatını kaybetti. Buna kim dur diyecek? Kınamak, dile getirmek yetmez! Türk Hükümetinin bu konuda mutlaka inisiyatif alarak İslam ülkelerini bir araya getirmesi, ciddi tedbirleri aldırması icap eder. Cidde’de İslam İşbirliği Teşkilatı var, 57 üye ülke var. Peki bu neye yarar? Bir yaraya merhem olamıyorsanız, kurduğunuz teşkilatın hiçbir kıymeti olmaz! Bu duygu ve düşüncelerle şimdiden bayramınızı tebrik ediyor, hayırlı günler diliyorum” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X