‘Lüks içinde yaşayan, halkın sıkıntısını göremez’
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, siyasilerin seçim döneminde halkı hatırladığını, bunun dışında halkın hatırlanmadığını ifade ederek bazı açıklamalarda bulundu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, halkın sadece seçim dönemlerinde hatırlandığını, halkın geçim sıkıntısı içinde olduğunun görülmediğini ifade etti. Bıçakçı, açıklamasında “Seçim zamanlarında sıkça ekonomik vaatlere şahit olmaktayız. Neden seçim zamanlarına gündeme getirilir? Sebebi belli, sandık! Seçim zamanlarında sahada olanlar, sonrasında halktan koparlar! Halkın hangi şartlarda evine ekmek getirdiğini, aile içi aylık bütçelemesindeki sıkıntıları görmezden gelirler. Oysa dar gelirliler, ellerine geçen asgari ücret veya emekli aylığı ile geçimlerini, insanca yaşam sınırlarında gerçekleştiremeyeceklerini iyi bilirler. Milletvekillerinin gece yarılarında TBMM’de, kendileri lehine jet hızı ile geçirdikleri vekil maaş ve emekli zamlarında pek cimri davranmadıkları ortadadır. Asgari bir emeklinin ve asgari ücretlinin aylık geliri 1000 TL civarında iken iki yıllık bir vekilin emekli olması halinde bugünün şartlarında 7 bin 500 TL civarında bir emekli aylığı ile kendilerini ödüllendirmelerini pek ahlaki bulmuyorum. Çünkü görüldüğü üzere arada uçurum var” dedi.
‘KEMER SIKMAK, BAŞKA RAHATSIZLIKLARI ORTAYA ÇIKARIR’
Bıçakçı, vaatlerin uçuk olmadığını ifade ederek “Şimdi çıkıp ‘Ey halkım, biz sizleri hatırladık. Gerçekten aldığınız ücret ve aylıkların size yetmediğinin farkına vardık!’ diye beyanlara şahit oluyoruz. Şaşaa içinde olanlar göremezler! Oylar aşağı doğru inmeye başladığı zamanlarda, koltukları kaybetme endişesi ile nüfusun büyük bir çoğunluğunu içinde barındıran dar gelirli gruplar hatırlanır. Bir ekonomist olarak vaatleri uçuk bulmuyorum. Siyasi partilerin ekonomik vaatlerinden yola çıkarsak üç aşağı beş yukarı birbirine benzerlikleri, aslında toplumsal beklentilerin sonucudur. Kemerin fazla sıkılması, başka rahatsızlıkları ortaya çıkarır. Asgari ücretin vergi dışı bırakılması hem işvereni hem de çalışanı rahatlatır. Emeklinin alacağı maaş keza aynı şekilde piyasaya geri dönecektir. Bu kesimler, parasını yastık altı yapacak durumda değillerdir. Üretmeden kalkınma olmaz. Çalışabilir genç ve dinamik nüfusa sahip ülkemiz, bu fırsatı kaçırmaktadır. Üniversite mezunları iş bulamadıkları için kafelerde, orda burada çalışmaktadır. Devlet babaya sormak istiyorum: Yağın var mı? Var. Unun var mı? Var. Şekerin var mı? Var. Peki, ne duruyorsun, helva yapsana! Devlet aklı buralarda olmalıdır” dedi.