“Lafla peynir gemisi yürümez”
Sami Aytaş; “Bu değerler sadece Filistinlilerin meselesi değil, bütün bir ümmetin meselesidir. İsraile karşı dik durmalıyız ve bunu bir tek Milli Görüşün başarabilir” dedi
Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç parti binasında aylık toplantısını düzenledi. Toplantıda açıklama yapan Aytaç: “Davos’tan sonra İsrail artık densizlik yapmadı mı? Filistinli Müslümanlara artık zulmetmedi mi? Binlerce Filistinliyi katletmedi mi? Öksüz, yetim, evsiz barksız bırakmadı mı? Yetmedi Uluslararası bir dayanışma organizasyonu olan Mavi Marmara olayında 10 kardeşimizi katletmedi mi? Alçak-yüksek koltuk mevzusunda büyükelçimiz şahsında Devletimize, Milletimize hakaret etmedi mi? Mesela İsrail’le ticaretimiz, en yüksek düzeye çıkmadı mı? Diğer taraftan Kürecik’e füze kalkanları niçin kuruldu acaba? Daha birkaç ay önce densiz İsrail yine Gazze’yi yerle bir edip binlerce Müslümanı katlettiğinde Gazze’den fırlatılan füzeleri İsrail havada imha ederken sinyalleri Kürecik’teki radarlardan aldığına dair söylentiler, dedikodu muydu acaba? Bugün ilk kıblemiz, Mescid-i Aksa densiz İsrail’in işgali altında. Terör üstüne terör yapıyorlar. Secde yerlerimiz, Kur’an’ımız densizlerin elinde tarumar.
“FİLİSTİNLİ BİR ÇOCUK GİBİ DURUŞ SERGİLEMEMİZ GEREKİR”
Bu değerler sadece Filistinlilerin meselesi değil. Bu bütün bir ümmetin meselesidir. Bu işler ‘Onemınute’ (bir dakika) ile yürüyecek veya çözülecek işler değil. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini artık anlamalısınız. Karşınızda Yahudi var. Her şeyden Siyonist bir anlayış var. Onlar sözden mözden anlamaz. Onlar ancak yaptırımdan anlar. Onların korkulacak bir yanları da yok. Filistinli küçücük bir çocuktan bile ödleri patlıyor. Bizim ise Filistinli bir çocuğun duruşunu sergileyebilmemiz gerekiyor. Yani Milli bir duruş olması gerekir. Evvela gönder şu densizlerin büyükelçisini, konsolosunu, maslahatgüzarını. Her ne densizlikleri varsa yatır masaya. Bir, bir başla çözmeye ve Net karalarlar al. Bak gör o zaman önünde titremeyen densiz kalacak mı? Tabi bunu yapabilmek dedik ya Milli bir duruşla mümkün olabilir ve onu da ancak Milli Görüşçü olanlar sergileyebilir. Yoksa işbirlikçi bir duruşla yürüdüğün yolun sonu ancak uçuruma çıkar. Hem kendinizi ve hem de bırak milleti bütün bir ümmeti felakete sürüklersiniz. Hoş siz kendinize mal etmeseniz de bugün Ümmetin içinde bulunduğu durum sizin eserinizdir. Bu aşikâra ortadadır. İyi düşünün bakalım.
“TÜRKİYE’NİN İTİBARI ERMENEK’TE, SOMA’DA GÖMÜLDÜ”
Elbette ülkeler geliştikçe yeni binalara ihtiyaç doğabilir. Ama Türkiye’nin önceliği kanaatinizce Ak Saray değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin itibarından bahsediyor. Türkiye’nin itibarı Ermenek’te, Soma’da gömüldü. Isparta’da elma bahçelerine giderken 16’sı kadın olmak üzere can veren 18 işçimizle beraber gömdük. Yani itibar binada, sarayda değil. Elbette binalara ihtiyaç olabilir. Ama öncelik binada değil, öncelik insanda. Türkiye’nin 650-700 Milyar dolar kamu borcu varken, doğan bebeler bile borçlu doğarken hükümet saraylar peşinde koşuyor. İnsanlarımız geçim sıkıntısı çekerken Aksaray Yaptırmak nasıl bir adalet anlayışıdır nasıl bir mantıktır. İnsanımızın Milli bir görüşe ve Milli bir duruşa İhtiyacı vardır Saraya değil.Milli Görüş, tüm engellemelere rağmen yeniden iktidara gelerek Türkiye’nin İslam aleminin ve insanlığın sorunlarına çözüm olacak. Birliğimizi bozmak için Milli Görüş’ün iktidarını engellemek için tüm güçleriyle çalışıyorlar ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın inayetiyle bu yürüyüşü katiyen durduramayacaklardır. Milli görüş iktidara gelecek ve Allah’ın inayetiyle de İslam Birliğini kuracaktır, bu böyle biline. Yürüyüşümüz insanlık için, hareketimiz hak nizamı, adil bir sistemi kurmak içindir. Milli görüş, zalimlere karşı keskin bir kılıç, mazlumların yanında bir zırh, kalkan, ümitsizler içinse bir ümit ışık bir çaredir” dedi.