Kopal’dan suyun bilinçli kullanılması çağrısı
Ülkemizin 2030 yılında nüfusunun 100 milyona ulaşacağını belirten Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sema Kopal, “Suyun bilinçsiz kullanımı sonucu ilerleyen yıllarda su sorunu yaşayan bir ülke olacağız” dedi
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Kocaeli İl Temsilcisi Sema Kopal, 22 Mart Dünya Su Günü’nde açıklama yaptı. Vatandaşların suyu bilinçli kullanması konusunda kamunun görevini yapmasının ardından yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları ile ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
‘GÖLLER KÜÇÜLMEKTE VE SULAK ALANLAR YOK OLMAKTA’
Dünya Su Günü’nde açıklama yapan Kopal, “Birleşmiş Milletler, 1993 yılında suyun önemini vurgulamak için 22 Mart tarihini Dünya Su Günü ilan etmiştir. Bugün özellikle giderek büyüyen temiz su gereksinimine dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda bilgilendirme ve politikalar geliştirme amacıyla değerlendirilmelidir. Dünya’nın yüzde 75’i suyla kaplı olmasına karşın bunun yüzde 1 kadarı insani tüketime uygun nehir ve göl gibi tatlı su kaynaklarından oluşmaktadır. Ancak bilinçsiz kullanım, aşırı tüketim ve kaynakların aşırı kirletilmesi sonucu, yeraltı sularının seviyeleri her geçen gün düşmekte göller küçülmekte ve sulak alanlar yok olmaktadır” dedi.
‘MİLYONLARCA İNSAN, TEMİZ SUYA ULAŞIM SORUNU YAŞAMAKTA’
“2020 yılının Dünya Su Günü teması ‘Su ve İklim Değişikliği’ olarak belirlenmiştir” diyen Kopal, “Günümüzde yaşanan küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, su döngüsünde değişiklikleri arttırarak su taşkınlarına, su kaynaklarının kirlenmesine ve hatta yok olmasına neden olmaktadır. Bu duruma bağlı olarak milyonlarca insan, temiz suya ulaşım sorunu yaşamakta iken gelecek yıllarda daha büyük kitleler için tehdit oluşturacağını göstermektedir. Ülkemiz sanıldığının aksine su zengini bir ülke değildir. Türkiye, yılda kişi başına ortalama 1400 metreküp ile su azlığı yaşayan bir ülkedir. 2030 yılında nüfusun 100 milyona ulaşacağı, kişi başına düşen su miktarının 1100 metreküpe gerileyeceği ve su temininde sorunlu ülkeler arasına gireceği öngörülmektedir” dedi.
‘BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ’
Su kaynaklarının bulunduğu havzaların kirlenmesi, yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı ve yüzey suyunun kirlenmesinin ciddi sorunlara yol açtığını belirten Kopal, “Su, tüm canlıların olduğu gibi insanın da en temel ve vazgeçilmez temel gereksinimidir. Su kaynakları ticarileştirilecek bir meta değil, gelecek kuşaklara korunarak bırakılması gereken yaşamsal öneme sahi, kamusal bir mirastır. Su kaynaklarının korunması, suyun sürdürülebilir yönetimi kamunun temel görevi olmalıdır. Kamu bu görevini yerine getirirken yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları ile ortak hareket etmelidir” şeklinde konuştu.
‘VİRÜS ÖNLEMLERİNDEN BİRİ DE GÜVENLİ SU TEMİNİ’
İnsanın doğaya yaptığı yanlış müdahaleler sonucu ekolojik dengenin de bozulduğunu ifade eden Kopal, “İnsanlığı tehdit eden sorunlar gün geçtikçe artıyor. Çin’de ortaya çıkan ve dünyaya salgın halinde yayılan koronavirüs ile mücadelede bilim insanlarının temel önerisi, ellerin suyla etkili şekilde yıkanmasıdır. Yeni koronavirüs hastalığı olarak bilinen hastalığa neden olan COVID-19 virüsüne karşı alınabilecek önlemlerden biri de güvenli su teminidir. Bu konuda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, COVID-19 virüsünün içme sularında bulunduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır” dedi.
‘SU BİLİNÇLİ KULLANILMALI’
“İçme ve kullanma suyu kaynaklarının korunmasından başlayarak suyun dağıtım, toplama ve tüketim noktasında önlemler alınmalıdır” diyen Kopal, “Suların dezenfeksiyonu belirli sıklıkla yapılmalıdır. Tüketime sunulan suların sürekli ve etkili şekilde dezenfekte edilmesi ve şebeke sistemleri boyunca serbest klor düzeyinin en az 0.3- 0.5 mg /L olması sağlanmalıdır. Son COVİD-19 salgınında olduğu gibi su kaynaklı salgınların da ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu gerçeğinden hareketle tüm insanlığı tehdit eden hastalıklardan korunulabilmesi için temel hijyen kurallarına uymamızın gerekliliği, suyun bilinçli kullanımını zorunlu kılmaktadır.” ifadelerini kullandı.
‘TEMİZ SUYA ULAŞMA İNSANLIK HAKKIDIR’
Sözlerini sürdüren GMO Temsilcisi Sema Kopal, “Yaşadıklarımız bir kez daha göstermiştir ki; her bireye yeterli, sağlıklı ve güvenli su temininin sağlanması en temel insan hakkıdır. Devlet insanın temel su gereksinimini karşılayacak miktarda suyu halkına ücretsiz ulaştırmalıdır. Tatlı su kaynaklarının ticarileşmesine son verecek politikalar kısa sürede hayata geçirilmelidir. Temiz ve erişilebilir suya ulaşmak bir insanlık hakkıdır. Sağlıklı, yeterli ve güvenli su yoksa sağlıklı ve kaliteli bir yaşam ve gelecekten söz edilemez” ifadelerini kullandı.