Kılıç: Yararlanamadığımız haklarımızı geri istiyoruz
20 Temmuz 2015 18:06

Kılıç: Yararlanamadığımız haklarımızı geri istiyoruz

Türkiye Emekliler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Ali Osman Kılıç, emeklilerin beklentileri ve işçilerin çalışma koşullarını değerlendirerek...

..“ilk beklentimiz maaşlarımızdaki düzensizlik ve orantısızlığın ortadan kaldırılmasıdır” dedi

 Dernek hayatına ne zaman başladınız ve kaç yıldır sürdürüyorsunuz?

İlk olarak 1998 yılında derneğe ikinci başkan olarak seçilmiştim ve ilk görevime başladım. Sonrasında yine 2000 yılında idari sekreterlik görevi yaparak, uzun süre dernek içerisindeki bu görevimi sürdürdüm. Ardından 2007 yılında dernek başkanımızın vefat etmesi üzerine derneğin Gölcük Şubesi Başkanı olarak göreve başladım ve görevime devam etmekteyim.

 Dernek başkanı olmaya karar vermenize hangi etkenler sebep oldu?

İnsanlarla her zaman ve sürekli iç içe olmayı, onlara hizmet etmeyi seven bir yapıya sahibim. Bizim derneğimiz ülkemizde yaşayan emeklilerimizin yaşam standartlarının daha iyi bir hale getirilmesi ve haklarının daha iyi korunabilmesi adına kurulan bir dernektir. Bende bu doğrultuda kendi sınıfımda bulunan emekli kardeşlerime daha iyi hizmet edebilmek için böyle bir yola çıktım. Elbette ki sürecimizin içerisinde bir takım olumsuzluklar yaşanmış ve taleplerimiz olmuş olabilir. Fakat bizler yine görevimize devam etmekteyiz.

 Emekliler Derneği Gölcük Şubesi Başkanlığı’na seçildiğinizde çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

Dernekteki ilk hayatım direk başkanlıkla başlamadı. Kendimden önceki başkanlarımızın döneminde de yine derneğimiz çatısı altında aktif olan bir insandım. Bu sebeple Dernek Başkanı olurken etrafımdan hiçbir kötü tepki almadım. Başta emekli arkadaşlarım olmak üzere yakınımdaki insanlar, bana daima yardımcı oldular ve iyi bir yaklaşım içerisinde bulundular. Dolayısıyla bende arkadaşlarımın desteğini arkama katarak başkanlık görevini üstlendim. Kendilerine bir kere daha teşekkür ediyorum.

 Dernek Başkanlığına seçildiğinizde neler hissettiniz?

Başkanlık görevini üstlendiğim zaman sadece az da olsa herkeste görülebileceği gibi yapabilir miyim korkusu vardı. Fakat yönetimimle birlikte üzerimize düşen görevi layığı ile yerine getirdik. Bununla beraber arkadaşlarıma daha iyi hizmet edebilme sevinci içerisindeydim ve o sevincimi hala yaşamaktayım. Gölcük’te bulunan emeklilerimizin hakkını savunmada elime bir fırsat geçtiğini düşündüm ve büyük bir mutluluk duydum. İnşallah derneğimiz çalışmalarını ve faaliyetlerini bundan sonrada sürdürecektir.

 Emeklilerin beklentileri nelerdir?

İlk beklentimiz maaşlarımızdaki düzensizlik ve orantısızlığın ortadan kaldırılmasıdır. Bu sıkıntımız çok uzun bir süredir devam ediyor. Bu durumun sonuçlarında ise bizler hak ettiğimiz maaşlarımızı alamıyor ve bir takım haklarımızdan yararlanamıyoruz. Yine bu tür yararlanamadığımız haklarımızı geri istiyoruz. Derneğimizde yine bu doğrultuda ciddi anlamda hakkını savunma gayreti içerisindedir. Bu mücadelede hem kamuoyuna hem de yargıya doğruyu ispatlamaya çalışıyoruz. Elbette bu uğurda derneğimiz genel merkezinin yürüttüğü faaliyetler kapsamında önümüze bir takım engeller ve olumsuzluklar çıkabiliyor. Örneğin geçtiğimiz süreç içerisinde intibak davası vardı. Bu davanın süreci daha çok 2000 yılı ve sonrasında emekli olanlarımızı kapsamaktaydı. Davanın olumlu sonuçlanması durumunda 2000 yılı ve sonrasında emekli olan kardeşlerimizin maaşlarının zamlar yapılacaktı. Yine bu davamızın yürütülmesi konusunda ciddi mana da ve önemli bir şekilde mesafe kat edilmişti. Ancak açıklanan kararla beraber davamız olumsuz bir şekilde sonuçlandı. Elbette ki bu bir örnek bizler Türkiye Emekliler Derneği ve şubeleri olarak emeklilerimizin haklarını savunmaları noktasında elimizden gelen gayreti gösteriyor ve emeklilerimizin taleplerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

 İşçilerin günümüzdeki çalışma koşullarını nasıl buluyorsunuz?

Dünya üzerindeki bütün ülkelerde işçiler, yine o ülkenin vazgeçilmez unsurları arasındadır. Bir ülkede işçi yoksa o ülkede üretimden, gelişimden bahsedilemez ve ülke gelişemediği gibi yok oluş sürecine girer. Bizim ülkemizde de geçmişten günümüze kadar işçilerimiz çok farklı konumlarda ve çok farklı şartlarda emek harcadılar. Elbette ki bizim dönemlerimize nazaran işçilerimizin konumları ve koşulları daha iyi. Fakat bugünün şartlarına baktığımızda işçilerimizin biraz daha iyi koşullar altında çalışması gerektiği taraftarıyım. Çünkü o insanların üretime devam ettirebilmesi ve toplumdaki döngüyü sağlayabilmesi için yaşam standartlarının da iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Bir insanın yaşam standartları ne kadar iyi olursa, yaptıkları işlerde ve çalışma hayatlarında da o kadar başarılı olurlar. Ayrıca yine işçilerimizin koşullarında yaşanan iş kazalarının ve özel sektörde iş kazalarına yönelik olarak verilen tavizlerin bir an önce önüne geçilmesi gerekmektedir. Çünkü gerekli yasaların uygulanmayışı itibari ile doğan ihmalkarlıklar, çok sayıda insanımızın yani işçimizin canına sebep olabiliyor. Öte yandan çalışma koşulları ve şartları çatısı altında ele aldığımız zaman, genç nüfusa odaklı olarak iş istihdamlarının artırılması gerekmektedir. Çünkü çocuklarımızın yani gençlerimizin iş istihdamına sahip olamaması demek, yoğun genç ve işsiz bir nüfusu beraberinde getiriyor. İşsiz gençlik nüfusunun da fazla olması üretimde gelişememe, toplumsal ekonomide bozukluk ve bunun yanı sıra para kazamayan gençlerinde farklı kötü yollara sapma ihtimallerini beraberinde getiriyor. Onun için bizlerde mümkün olduğunca böylesine durumlara dikkat etmeli ve elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.  

BENZER HABERLER
X