Kendisi gibi kadın  hattatlar yetiştiriyor
03 Ocak 2018 14:11

Kendisi gibi kadın hattatlar yetiştiriyor

Kocaeli'de, 9 yaşındayken hat yazılarına merak salan ve ilk eserini 32 yaşında yazan Şefika Ülker, kurduğu atölyede, kadın hattatlar yetiştiriyor

Ev hanımı olan 41 yaşındaki hattat-müzehhip Şefika Ülker, 9 yaşında gittiği camide gördüğü yazılarından etkilenerek başlayan hat sanatı merakını, 7 yıldır kendi imkanlarıyla kurduğu atölyede sürdürüyor. Geçmişte kadın hattatların eserlerine erkek isimleriyle imza attığı sanatı yaptığı tezhiplerle de süsleyen Ülker, isminin yer aldığı eserleriyle büyük beğeni topluyor. Bu sanatın, Türkiye'de daha çok tanınması, gelecek nesillere aktarılması için kadın hattatlar yetiştiren Ülker'in öğrencilerinin yaşlarının 37 ila 74 aralığında olması dikkati çekiyor. Hattat-müzehhip Şefika Ülker, yaptığı açıklamada, 9 yaşında gittiği camide Hasan Çelebi'nin yazılarından etkilendiğini ifade ederek, o yıllardan itibaren hat sanatına ilgisinin oluştuğunu söyledi. 12 yıl önce Mahmut Şahin ile tanıştığını belirten Ülker, bu dönemde tezhip sanatı ile de tanıştığını kaydetti.

‘HOCAM, 'ALLAH SENİ YAZSIN DİYE YARATMIŞ' DEMİŞTİ’

Ülker, ilk hattını hocasına götürdüğünde, "Sen hat sanatını daha önce yaptın mı?" tepkisiyle karşılaştığını anlatarak, "Hocama, daha önce hiç hat yazmadım ama 20 yıl bekledim. 2 rekat namaz kılıp, Allah'a dua edip ardından Osmanlı marşlarıyla yazdığımı söylemiştim. Hocam bana, 'Allah seni yazsın diye yaratmış.' demişti. İşte o gün hocam beni dersten geçirmişti. Daha sonraki yıllarda hat sanatını yapmam tezhip sanatı ile devam etti. 3 yıl öğrencilik yaptım. 3'üncü yılım sonrasında hocam imzamı getirdi. 4'üncü yılımda hocalığa başladım."

‘KADIN HATTAT OLARAK BİR ŞEYLER YAPMAYA GAYRET ETTİM’

Ülker, 20 yıl yapmak istediği sanatın aşkıyla yandığını ifade etti. Hat sanatının sabır gerektirdiğine işaret eden Ülker, "Geceleri dahi sürekli yazardım, 2 saatlik uykuyla elim kucağımda hocama derslerimi götürürdüm. Bu şekilde eserlerimi oluşturdum. Her zaman yazmanın peşindesiniz ama sanata da sahip çıkıyorsunuz. Sanatı da bir bütün olarak görüyorsunuz. Hat bir merkez oluşturuyor. Merkezinden çevreye doğru gittiğinizde tezhibe sahip çıkıyorsunuz, çini diyorsunuz, sahip çıkıyorsunuz. Bu şekilde kendimi donanımlı bir şekilde yetiştirdim. Bu şekilde de öğrencilerimi yetiştirmek istiyorum" dedi. Eşiyle beraber 7 yıl önce "sanat evi" daha sonra da dernek kurduklarını anlatan Ülker, bu sayede atölyelerinde sanatçıların yetiştiğine dikkati çekti.

‘2 KADIN ÖĞRENCİME İCAZET VERDİM’

Ülker, kadınların her yerde olduğu gibi hat sanatında da engellerle karşılaştığını belirterek, "Eskiden hattat kadınlar eserlerine imzalarını erkek isimleriyle atarlardı. Bazen benim bile düşündüğüm oldu, 'İsmimi başka şekilde mi atsam? Soyisim mi atsam?' diye düşündüğüm oldu. Ben eserlerime 'Şefika' olan ismimi atıyorum, hocam o şekilde takdir etmişti. 2 kadın öğrencime icazet verdim. Şimdi 4 tane icazet hak eden kadın öğrencim var. Kadın hattat olarak bir şeyler yapmaya gayret ettim. Hedefim Allah rızasını kazanmak ve hat sanatını dosdoğru yapabilmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

BENZER HABERLER
X