‘Kadınlarımız, haklarını kaybetmemeli’
07 Aralık 2015 15:01

‘Kadınlarımız, haklarını kaybetmemeli’

Vatan Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, kadın hakları ile ilgili olarak bir açıklama yaptı ve kadın haklarının gitgide yok olduğunu söyledi

Vatan Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, kadın hakları ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Kadınların çoğu ülkeden daha önce ülkemizde siyasal, sosyal ve kültürel haklar kazandığını ifade eden Başkan Albayrak, “Türkiye Cumhuriyeti'nin 1926’da başlayan kadınların sosyal ve kültürel alanlar ile eğitim, hukuk, çalışma ve toplumsal yaşama katılımını sağlayan yasal düzenlemelerin ardından 5 Aralık 1934’de siyasal yaşamda yurttaş olarak yerini alma olanağı sağlamak üzere seçme-seçilme hakkını tanıyan Anayasa değişikliğinin 81. yılını geçtiğimiz gün kutladık. Kadınlara seçme-seçilme hakkı, uygar olduğu iddiasındaki Fransa ve İtalya’da 1946’da, İsviçre’de ise 1971’de tanınmıştır. Uygar ülkeler bir yana, bu gün Ortadoğu’da egemen olan dinci diktatörlüklerde bırakın seçme ve seçilmeyi, kadınların yanlarında erkek olmadan dışarı çıkması, yanlarında erkek bulunsa bile pazar yerine gitmeleri, bisiklete binmeleri, araç kullanmaları yasak” dedi.

‘KADIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ ENGEL GÖRÜYORLAR’

Başkan Albayrak, açıklamasının devamında “Osmanlı’da ilk nüfus sayımı, II. Mahmut döneminde 1831’de yapılmış, yalnızca erkekler ve hayvanlar sayılmıştır. Türkiye’de Türk devrimi ve cumhuriyet yönetiminden derin rahatsızlık duyan, Osmanlı özlemi içinde yanıp tutuşan değerbilmezlerin öncelikle bu gerçekleri bilmesi gerekir. Genelde faşizm, özellikle de dinci faşizm, egemenliğinin önünde en büyük engel olarak kadın hak ve özgürlüklerini görür. Çünkü dünya örnekleri göstermiştir ki kadını tam köleleştirmeden ne dinci faşist iktidar, ne de emperyalist haydutlar iktidara tam egemen olamaz. Bunu çok iyi bilen küresel çete ve işbirlikçilerinin, hedef ülkede ilk saldırdıkları alan kadın hak ve özgürlükleridir. Bir terör örgütünün kadına yönelik olarak ortaçağı bile aratan uygulamaları, çok yakın ve yakıcı örnektir. Dinci ve faşist bu terör örgütünün ele geçirdiği yerlerde kadına yönelik yasaklardan bazıları şöyle: Kadınların yanlarında erkek bulunsa bile pazar yerine gitmeleri yasak. Yüzleri tamamen kapanacak, peçe takacaklar. Yüzleri açık kadınlara satış yapılmayacak” dedi.

‘KADINLAR, KAZANIMLARINI KAYBETME TEHLİKESİ İLE YÜZ YÜZE’

Açıklamalarına devam eden Başkan Albayrak, “Ülkemizdeki iktidarı ele geçiren iktidar partisi, Türk kadınının ezici çoğunluğunun Kemalist cumhuriyetin değerlerine bağlılığının farkındadır. Bu nedenle kadın hak ve özgürlüklerini örtü altından sinsice geliştiriyor. Gün geçmiyor ki iktidar yetkilileri, kadına yönelik saldırıyı teşvik ve tahrik eden fetvalar vermesinler. Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum. ‘Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum’, ‘Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar’,  ‘Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum’, ‘Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın’, ‘Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün’ benzeri yüzlerce fetva verildi. İşte bu iklim, bu siyasal ortam ‘Humeyni'yi çok severim, Atatürk'ü hiç sevmem çünkü 85 yıldır çektiğim çilelerin müsebbibi o. Belki yabancı manda altında inançlarımızı daha iyi yaşayabilirdik. Daha özgür olabilirdik’ diyen ucube, aymaz ve gafiller yarattı ülkemizde. Geldiğimiz bugünkü koşullarda, kadın ve kadın hakları tam bir cendereye sokulmuş, kadınlar tüm kazanımlarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlardır” dedi.

‘KADINA YÖNELİK ŞİDDET EKSİK OLMUYOR’

Vatan Partisi İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, “20. yüzyılın başında tüm dünyanın imrendiği, çağdaş görüntüsüyle dünyaya örnek olan Türkiye'nin yerini bugün, kadına yönelik şiddet haberlerinin hiç eksik olmadığı, kadınların toplum ve iş hayatından dışlandığı, kadınlara yönelik Cumhuriyet kazanımlarının birer birer yok edildiği bir ülke görünümü almıştır. Kadının kurtuluşunu salt laiklik talebi ve cinsiyet eşitsizliği içine hapseden, hatta AKP’ye karşı, AKP’ye benzeyerek muhalefet etmeyi siyasetinin ana ilkesi haline getirenlerle kurtuluş olanaksızdır. Türk kadını, Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi bağımsızlığın, özgürlüğün, eşitliğin yaşanacağı günlere ilerleme yolunda, bundan önce aldıkları sorumlulukla aynı yolda eşleri, kardeşleri olan erkeklerle omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edeceklerdir. Bir kadın yönetici olarak kendisine minnettar olduğum yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün önünde özlemle saygıyla eğiliyorum” dedi.

BENZER HABERLER
X