“Kadınlar, Türk devrimlerinin ürünüdür”
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi, dernek lokalinde her ay gerçekleştirdikleri etkinlikler çerçevesinde dün bir bilgilendirme çayı düzenledi.
Etkinlikte avukatlar Didem Turan ve Aysun Kılınç, “Türkiye’de Siyaset ve Kadın” isimli bir söyleşi gerçekleştirdiler. Düzenlenen etkinliğe ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak ve Yönetimi, Kadın Kolları Başkanı Ayşe Çelik ve Yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Semra Aris Türken ve Yönetimi, Avukatlar Didem Turan ve Aysun Kılınç ile dernek üyeleri katıldı.
“KADIN AYNI ZAMANDA BİR BİREYDİR”
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi, dernek lokalinde, avukatlar Didem Turan ve Aysun Kılınç ile dün bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte “Türkiye’de Siyaset ve Kadın” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide ilk olarak Avukat Didem Turan konuştu. Turan, konuşmasında “Kadın her yerde üretken ve çalışkandır. Ülkemizde kadınlar, toplum içinde sayıca çoğunluktalar ve büyük bir yere sahipler. Üretim toplumunda da büyük bir yere sahibiz fakat üretim noktasında aldığımız pay çok düşük. Dünya üzerindeki mülkiyetlerin çoğu da erkeklerin üzerine yapılmış durumda. Kadınlar, evde ve işte sürekli çalışıyor ve üretiyor ama karşılığını alamıyor. Kadınların hak arama mücadelesi 1600’lü yıllara dayanıyor. 1900’lü yıllarda da örgütlü çalışma başlıyor. Kadınların ilk mücadelesi eşit ücret ve hak arama konusunda oluyor. İngiltere, Amerika gibi, ilk kez 1900’lü yıllarda Avustralya gibi ülkelerde kadınların oy kullanması için düzenlemeler yapılmış. Bu noktada da kadınlar sadece oy veriyor yani seçiyorlar. Seçilebilme hakkı verilmemiş. 3 Nisan 1934 tarihinde Türkiye’de kadınlara hem seçme hem de seçilme hakkı verildi. Avrupa ülkelerine bakıldığında bu hak 2. Dünya Savaşı sonrasında veriliyor. 1924 koşullarında böyle bir çalışma yapılmış fakat tam anlamıyla bu hak o dönemin koşulları sebebiyle verilememiş. Şu an Meclis’te sayıca ve diğer yıllara oranla daha fazla kadın yer alıyor ama orana baktığımızda düşük bir sayıyla karşılaşıyoruz. Türkiye’de kadına eş ve anne olarak bakılan zamana geri dönüş var. Kadın aynı zamanda bir bireydir. Bu yönde çalışmalar yapmak gerekiyor” dedi.
“ZORLUKLARLA HER ZAMAN BAŞA ÇIKARIZ”
Etkinlikte, Turan’ın ardından bir konuşma da bir diğer konuk Aysun Kılınç bir konuşma yaptı. Kılınç, konuşmasında “Kurtuluş Savaşı’nın dünyada emperyalizme karşı geçilmez sanılan ülkelere karşı, kızlı erkekli bir biçimde savaş verdik. Osmanlı zamanında yapılan nüfus sayımlarında kadınlarımız sayılmıyordu. Halkçılık ilkesinde, Türkiye’de yaşayan herkesin kanun karşısında eşit olduğundan bahsediliyor. Kadınlar ve erkekler eşittir. Belediye Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle 1930’da kadınlara oy verme hakkı doğuyor. 1933 yılında ilk kadın muhtar seçiliyor. 1934 yılında da kadınlara hem seçme hem de seçilme hakkı tanınıyor. 1935’de yapılan seçimlerde 17 kadın milletvekili seçildi. 2011 yılına kadar mecliste 17 kadın milletvekili olmadı. 2011 seçimlerinde kadınların meclisteki oranı %14,4’e yükseldi. Fakat yine az sayıda temsil edildik. 2014 yılında yapılan belediye başkanlık seçimlerinde kadınların oranı %3’te kaldı. Kadın ve erkek nüfusu neredeyse eşit. Kadın seçmen oranı %51, erkek seçmen oranı %49. Şu an 1 bakan, 1 vali ve 1 müsteşar kadın. Geri kalan kişilerin hepsi erkek. İktidar partisinde şu an kadın il başkanı yok. Diğer partilerde çok az sayıda kadın il başkanı var. Yönetimde temsil edilmiyoruz. İl yönetimlerinde yok hükmündeyiz. Sandığa gitmemiz isteniyor ama kocalarımız ve babalarımızın partilerine oy vermemiz isteniyor. Kadınlar, Türk devrimlerinin ürünüdür. Zorluklarla başa çıkma gücümüzü herkes biliyor. En zor yerlerde çalışıyoruz. 28 günlük Şubat’ta 22 kadın öldürüldü ve sadece kadın oldukları için öldürüldü. En yakınlarındaki kişiler, kadınlarımızı öldürdü ve sadece cinsiyetlerinden ötürü öldürüldüler” dedi.