İYİ Parti’den zulme karşı birlik çağrısı
03 Ocak 2020 17:48

İYİ Parti’den zulme karşı birlik çağrısı

İYİ Parti Gölcük İlçe Gençlik Kolları Yönetimi,

Doğu Türkistan’daki Türk ve Müslümanlara yapılan zulme karşı tek ses olmak amacıyla dün Cumhuriyet Caddesi üzerindeki meydanda milli birlik şurası gerçekleştirdi

İYİ Parti Gölcük İlçe Gençlik Kolları Yönetimi, Doğu Türkistan’daki Türk ve Müslümanlara yapılan zulme karşı, tek ses olmak amacıyla dün Cumhuriyet Caddesi üzerindeki meydanda bir milli birlik şurası düzenledi. Programa İYİ Parti İl Yöneticileri, CHP İlçe Başkanı Fikret Gürel ve yönetimi, İYİ Parti İlçe Başkanı İsmail Aynacı ve yönetimi, İYİ Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Tugay Öztürk ve yönetimi, CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Güney Yılmaz, İYİ Parti İlçe Gençlik Kolları Başkanı Salih Acar ve yönetimi, İYİ Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Cahide Uslu, Saadet Partisi İlçe Başkanı Yaşar Yıldız ve yönetimi, Büyük Birlik Partisi İlçe Başkanı Şahin Akpınar ve yönetimi, belediye meclis üyeleri, ilçemizdeki bazı derneklerin başkan ve yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.

‘BU FELAKET, İNSANLIĞIN BİTTİĞİ BİR NOKTADIR’

Gerçekleştirilen programda ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Sonrasında İYİ Parti İlçe Gençlik Kolları İnsan Hakları ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan Küçük bir konuşma yaptı ve “Çin’de ‘Terörist şiddete darbe vur’ adı altında kampanya olarak başlatılan bu uygulama bir suçtur. Uluslararası insan haklarının ihlali söz konusudur. Bu durum adeta bir soykırım, katliamdır. Yakın olan bir felaketin başlangıcıdır. Bu felaket, insanlığın bittiği bir noktadır. Bu katliama ses çıkarmamak ise insanlığın bittiği noktadır ki bu da korkunç bir durumdur. Uluslararası insan hakları bildirgesinin de dediği gibi bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşittir. Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz. Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz. Herkesin her nerede olursa olsun hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. Bu hakların ihlali söz konusu dahi olamaz” dedi.

‘TEHLİKE BÖLGESEL DEĞİL EVRENSELDİR’

Sözlerine devam eden Başkan Yardımcısı Hakan Küçük, “Bu durum partiler ve siyaset üstü bir durumdur. Tehlike bölgesel değil evrenseldir. Türk ve Müslüman insanların yaşadıkları zulüm, insanların ihlal edilen özgürlükleri, güvenlik hakları, sağlıklı ve huzurlu yaşama haklarının hiçe sayılması, çocuklarına el konularak ailelerinden koparılmaları ve milli benliklerinin asimile edilmesi, gelecek neslin içinde bulunduğu tehlikenin tahmin edilemez derecede büyük olduğunu ortaya koymaktadır. 3 milyonu aşkın Uygur ve Kazak Türkü’nün çektikleri işkence, başta Türk milleti olmak üzere bütün insanlığın milli ve manevi duygularına saplanmış bir bıçak darbesidir. Bizler ki Mustafa Kemal’in kurduğu cumhuriyetin aydın, eğitimli çocukları, bizler ki Türk milletinin halkçı, laik, devletçi, inkılapçı, cumhuriyetçi ve milliyetçi gençleri; bizler buradayız ve sessiz kalamayız, kalmayacağız. Bu zulme dur diyeceğiz. Tek ses ve tek yürek olarak birlikte bağırıp birlikte çığlık atacağız. Mazlumun dünyasında kıyamet koparken zalime yatağında rahatlık verme Allah’ım” dedi.

‘MİLYONLAR KAN AĞLIYOR’

İYİ Parti İlçe Başkanı İsmail Aynacı, “Burada milyonlar kan ağlıyor. Çin’de, Doğu Türkistan’da ne oluyor diye soracağız, kendinize sorun bize ne oldu diye. Bu çocuklar evsiz barksız, anasız babasız. Doğu Türkistan’da kadınlar, Çinlilerle evlenmek zorunda. Biz ne yapıyoruz? Bugün evimize gidip yemek yiyoruz. Akşam ailemizle zaman geçiriyoruz. Çocuğumuza sarılıyoruz. Bırakın Doğu Türkistan’ı, biz ne olduk. Biz ne haldeyiz? Bunu bir sorun kendinize. Bugün Cuma, biz Müslümanız. Allah adaleti, iyiliği, yakın akrabaya yardımlaşmayı emrediyor. Hangimiz yakın akrabaya yardım ediyoruz Allah aşkına. O kadar doluyum ki ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Söyleyecek söz yok. Çocuklar içerde, cezaevlerinde. Yurt dışında akrabaları olması yasak. Eğer yurt dışında akrabası olursa toplama kamplarına katılmak zorundalar. Çinli bir aile ile evlendirilmek zorundasın. 2018 yılında 1 milyon 192 bin Uygur ailesinin evinde, 1 milyon 200 bin Çinli adam yatılı kaldı. Biz mi Müslümanız? Bu mu Müslümanlık? Bu insanların suçu Türk olmak mı? Çin’den 2 milyon para almak, ithalat yapmak mı suç. Ben Çinliye kızmıyorum. Sen o adama Çin duvarını ördürürsün, Çin Seddi’ni yaptırırsın, bu ülkede bu dünyada Mezopotamya’da bin yıllık devletler kurarsın, adam senden intikam almak isteyecek. Sen nerdesin, sen ceddine bak, kendine bak. Biz Çinlileri duvar ustası yapmış milletiz, bugün bu meydanda sessiz sakin ağlıyoruz” dedi.

‘DOĞU TÜRKİSTAN’DA BİR ZULÜM, SOYKIRIM VAR’

Son olarak Doğu Türkistan’da Çin zulmüne tanıklık eden Zülfikar Ali bir konuşma yaptı ve “Doğu Türkistan’dan buraya geldim. Öncelikle buraya katılan herkese teşekkür ediyorum. Doğu Türkistan’da bir zulüm, soykırım var. Bu bir sene içerisinde 5 milyon Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi çeşitli yollarla katletmeye çalışıyorlar. Eğitim kampı adı altında alimlerimizi, iş adamlarımızı ve çocuklarımızı yetim bırakıyorlar. Kız kardeşlerimizi hapishanelere atıp onları iğnelerle kısırlaştırmaya çalışıyorlar. Alimlerimizi ise yok etmeye, öldürmeye, tarihimizi silmeye çalışıyorlar. Biz niçin bunu göremiyoruz? Doğu Türkistan, Çin egemenliği altında olduğu için tamamen üstü kapalı. Filistin’deki, Myanmar’daki, Arakan’daki zulümleri biliyoruz ama Doğu Türkistan’daki bu zulümleri çok az bir şekilde görebiliyoruz. Oradaki zulümler, burada duyduklarımızdan çok daha kötü. Onun için buradaki bütün başkanlarımıza, kardeşlerimize, Doğu Türkistan’ın sesi olmaya çalışan kardeşlerimize, Doğu Türkistan için destek olmasını rica ediyoruz” dedi.  Erdem ŞENGÜL

 

BENZER HABERLER
X