‘İşitme kaybı bunamayı tetikliyor’
04 Mart 2019 10:54

‘İşitme kaybı bunamayı tetikliyor’

‘İşitme kaybı bunamayı tetikliyor’

Prof. Dr. Sennaroğlu, işitme kaybı tedavi edilmediğinde kişinin toplumdan uzaklaşarak izole olduğuna işaret ederek, “Yapılan araştırmalar ile hafif derecedeki işitme kayıplarının bile uzun dönemde kişilerde bilişsel gerileme oluşturduğu anlaşıldı” dedi. Prof. Dr. Gonca Sennaroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, işitme kaybının doğuştan olabileceği gibi kızamık, menenjit, kabakulak gibi çeşitli hastalık ve enfeksiyonlar, doğumda oksijen yetersizliği, baş ya da kafa travmaları ve bazı ilaç etkileşimleri ile yüksek sese maruz kalma gibi diğer faktörlere bağlı gelişebildiğini söyledi. Genellikle binde 1 ile 3 arasında değişen doğuştan işitme kaybı oranının, okul çağında yüzde 3'ü bulduğunu belirten Sennaroğlu, bu sorunla çevresel faktörlerden kaynaklanabilen sorunlar nedeniyle erişkin dönemde ve ileri yaş grubunda karşılaşıldığını ifade etti. Sennaroğlu, işitme kayıplarının tek kulakta da gelişebileceğine dikkati çekti. Hafif işitme kaybı bulunanların, gürültülü yerlerdeki konuşmaları, orta derecedekilerin ses şiddeti artmadan normal konuşmaları anlamada zorlandığını aktaran Sennaroğlu, ileri derecedekilerin ise kulaklarına yakın çok yüksek sesleri bile duymakta zorluk çektiğini anlattı. Küresel ve yaşlı nüfustaki artışla birlikte işitme kayıplarının da yükseldiğini dile getiren Sennaroğlu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, geçen yıl 466 milyon kişide işitme kaybı görüldüğünü söyledi. Sennaroğlu, “DSÖ'ye göre, önlem alınmazsa bu sayı 2030 yılına kadar 630 milyon işitme engelli birey olacak ve 2050 yılına kadar 900 milyon işitme engelli bulunacak. Artış eğilimi tersine çevrilmedikçe, sağlık sistemlerinde de tedavi maliyetleri önemli yer tutacak, kalifiye sağlık uzmanı ihtiyacı artacak” dedi. İşitme kaybında tedaviye geç kalındığında hastalığın ilerlediğini ve kalıcı kayıp oranının daha da artabildiğini, bu kişilerin kendilerini toplumdan izole edebileceklerini, hem psikolojik hem de fizyolojik sorunlarla karşılaşabileceklerini vurgulayan Sennaroğlu, “Konuşmaların tamamını veya bir kısmını net olarak anlamama, sık sık tekrarlama veya açıklama istenmesi, konuşmalardan ya da sosyal ortamlardan geri çekilme, etrafındakilerin yüksek sesli konuşmalarını isteme, insanların açıkça değil mırıldanarak konuştuklarını düşünme, işitme zorluğuna bağlı gün sonunda yorgun hissetme gibi durumlar söz konusu olabiliyor” diye konuştu.

‘İŞİTMEYE YARDIMCI CİHAZLARIN KULLANIMI BUNAMA RİSKİNİ AZALTIYOR’

İşitme kaybı tedavi edilmediğinde kişinin toplumdan uzaklaşarak izole olduğuna işaret eden Sennaroğlu, “Yalnızlaşma, daha hızlı bir yaşlılık sürecine götürüyor. Bu durum da demansı ve alzaymırı tetikliyor” ifadesini kullandı. Son yıllarda işitme kayıplarının demans üzerine etkisini ortaya koyan çalışmalara ağırlık verildiğini anlatan Sennaroğlu, bilimsel çalışmaların yer aldığı Lancet'te bu alanda yapılan bir araştırmanın yayımlandığını hatırlattı.Prof. Dr. Sennaroğlu, “İngiliz bilim insanlarınca yapılan 'Demansın Önlenmesi Müdahale ve Bakım' başlıklı araştırmada, dünya genelinde 47 milyon kişinin bunama problemi yaşadığı ve bu sayının 2050 yılında üç katına çıkacağının öngörüldüğü belirtildi. Bunamanın, beyin damarlarında tıkanma, alzheimer hastalığı, vitamin eksiklikleri, depresyon gibi birçok nedeninin bulunduğu, ancak işitme kaybının da bunama için bir risk faktörü olduğu ortaya konuldu. Araştırma ile hafif derecedeki işitme kayıplarının bile uzun dönemde kişilerde bilişsel gerileme oluşturduğu gösterildi. Bununla beraber, işitme kaybının tedavi edildiğinde veya işitme cihazı ve koklear implant gibi işitmeye yardımcı cihazlar kullanıldığında bunama riskinin azaldığı saptandı” dedi. Kaynak: AA

BENZER HABERLER
X