İşeri, ‘Uzaktan eğitim, eşitsizliğe neden oldu’
18 Ocak 2021 18:00

İşeri, ‘Uzaktan eğitim, eşitsizliğe neden oldu’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, koronavirüs aşıları ve eğitim süreci hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, açıklamasında “Uzaktan eğitim, eşitsizliğe neden oldu” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri,koronavirüs aşılarının vurulmaya başlanması ve pandemi sürecinde eğitim hakkında bazı açıklamalar yaptı. Başkan İşeri, ilk olarak aşılar hakkında konuştu ve “Mart ayından beri Covid-19 salgını ile savaş verdiğimiz bu süreçte, nihayet aşıya kavuşmuş bulunuyoruz. Türkiye’de aşılama çalışmaları başlamış ancak herkesin etkin ve güvenilir aşıya ulaşıp ulaşmayacağı düşündürücüdür. Sağlık Bakanı, Çin’deki firmayla 50 milyon doz aşı anlaşması yapıldığını, ilk aşamada 30 milyon dozun Türkiye’ye getirileceğini söylemişti fakat gelen aşı sayısı, 3 milyon doz oldu. Bunun ne şekilde, kaç kişiye uygulanacağı, ikinci parti aşıların devreye girip girmeyeceği, aşının herkese yetip yetmeyeceği, insanlar üzerinde tedirginlik yaratmaktadır. Devletimizin maske dağıtımında yaşattığı sıkıntıları aşı sürecinde yaşatmamasını ümit ediyoruz. Şuan için 600 bin sağlık çalışanının aşı olduğu bilgisi verildi” dedi.

 ‘CİDDİ SIKINTILARIN OLMASI KAÇINILMAZ OLACAK’

Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “Sağlık çalışanlarının dışında, getirilen aşının kaç kişiye nasıl yapılacağı ve sonrasında ikinci parti aşıların devreye girip girmeyeceği belli olmadığından, aşılanan kişilerin 28 gün sonra ikinci tertip aşı olma ihtimalleri konusunda tereddüt bulunuyor. Şu durumda aşıda sıkıntılar yaşayacağımız apaçık ortadayken kendi aşımızı kendimiz üretemediğimiz müddetçe, böyle ciddi sıkıntıların olması kaçınılmaz olacaktır. Türk Gazetecilerin Çin’den paylaştığı fotoğraflardan ilaçların getirdiği kolilerin üzerinde ‘Keymen İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ’ yazdığı görülmesi üzerine Sağlık Bakanı, açıklamasında aşı tedarik sürecinde tek muhatabımız üretici firmadır. Devletimiz adına Devlet Malzeme Ofisimiz, ilgili firma ile görüşmüş ve Türkiye’deki temsilcileri olan Keymen ilaç AŞ ile de lojistik süreci takip etmiştir ve Türkiye için tek yetkili distribütör konumundadır demişti” dedi.

 ‘DEĞERLENDİRMELERİN NE KADAR ADALETLİ OLACAĞI DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR’

Başkan İşeri, açıklamasını sürdürerek “Pandemi sürecinde ekonomik krizin yanında, eğitimde de krizler yaşanmaktadır. 2020-2021 eğitim yılının ilk yarısı 22 Ocak’ta tamamlanacak. Öğrencilerimizin uzaktan eğitime tabi tutulduğu bu dönemde öğrencilerin bir kısmının derse katılımı, bir kısmının da sınav puanları ile değerlendirileceği, bunun yanında imkansızlıklar sebebiyle derslere katılamayan öğrencilerimiz varken değerlendirmelerin ne kadar adaletli olacağı düşündürücüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 42. maddesinde, ‘Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz’ ifadesi ile eğitim hakkına vurgu yapılmıştır. Pandemi sürecinde büyük bölümünü engelli çocukların ve mülteci çocukların oluşturduğu bazı kesimler, bu haklarından faydalanamadılar. Bunun en önemli nedeni, engelli ve mülteci öğrencilere yönelik eğitim hizmetlerinin farklı olmasıydı. Engelli öğrenciler için ya özel eğitim veren okullar ya da kaynaştırma öğrencisi olarak devlet okullarına gitme tercihi sunulur. Mülteci öğrenciler içinse iki seçenek bulunmaktadır; geçici eğitim veren okullar ve devlet okulları” dedi.

 ‘SİSTEMİN DİZAYN EDİLMESİNİ BEKLİYORUZ’

İşeri, “Pandemi sürecinde Türkiye’de EBA ve TRT kanalı ile eğitime devam edilirken olumsuz etkilenen öğrencilerin yanında bu iki grubun da dezavantajlı olduğu görülüyor. Sonuçta uzaktan veya dijital eğitim, özel eğitim veren okullar ve geçici eğitim veren okullar için dikkate alınmadı. Bu nedenle bu öğrenciler eğitim haklarından mahrum kaldılar. Diğer bir yandan ise özel okullara devam eden öğrenciler, bu süreçte devlet okulu öğrencilerinden farklı eğitim aldılar. Sayıları oldukça yüksek olan bu öğrenciler, bazı platformlar aracılığıyla eğitime erişim sağlayabildi. Ayrıca EBA ve TRT kanalındaki derslerin yetersizliği, iki öğrenci grubu arasında eğitim farkı yaratacaktır çünkü yaklaşık 10 aylık bu süreç, öğrencilerin eğitim hayatlarında önemli bir yer tutmaktadır. Covid-19'un Türkiye eğitim sistemine etkisini, eğitim ve ekonomik parametreler arasındaki ilişkileri incelediğimiz zaman güçlü bir bağın varlığından söz edebiliriz. Uzaktan eğitim, sosyo-ekonomik eşitsizliğin belirgin bir şekilde ortaya çıkmasına neden oldu. Yani eğitim ve eğitime erişim hakkı, Covid-19'dan dolayı önemli oranda etkilenmektedir. Genel resme bakarsak pandeminin eğitimde ortalamanın üzerinde hasara neden olacağını söyleyebiliriz. Bu faktörlerin hepsi göz önünde bulundurularak sistemin dizayn edilmesini beklemekteyiz” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X