İşeri, ‘Sözleşme, derhal uygulamaya konulmalı’
CHP Gölcük İlçe Kadın Kolları Yönetimi, parti binasında haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, “Kadın cinayetlerini önlemek için İstanbul Sözleşmesi, derhal uygulamaya konulmalı” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Yönetimi, dün parti binasında haftalık olağan toplantısını düzenledi. Toplantıya CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri ve yönetimi katılım gösterdi. Toplantıda konuşan CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı İşeri, açıklamasında “Muhabir Metin Göktepe, Ümraniye E Tipi Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy’e gitmişti ve sarı basın kartı gerekçe gösterilerek içeriye alınmamıştı. Göktepe, haber takibinde ısrarcı davranınca gözaltına alınmıştı. Yüzlerce insanla birlikte götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda şiddete maruz kalmış ve dövülerek katledilmişti. Metin Göktepe, gazeteciler üzerindeki baskıların yine yoğun olduğu bir dönemde halkın haber alma hakkı ve kamu yararı için giriştiği gazetecilik faaliyetinin bedelini hayatını vererek ödedi. Baskılara, saldırılara karşın gazetecilik mesleğinde ısrar edenlerin yolunu aydınlatan bası isimler var. İşte o isimlerden biri de Metin Göktepe’dir. Göktepe’yi katlettiler ancak daha fazla özlemle anılmaya devam edilecek. Katledilişinin yıldönümüne Muhabir Metin Göktepe’yi saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.
‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü yaklaşırken değerli basın emekçilerini kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Maalesef ilimizin Darıca ilçesinde birkaç gün önce basın emekçisi gazeteci Tülay Dağaşan, kısa bir süre önce boşandığı eski eşi tarafından tabancayla vurularak öldürüldü, katledildi. Kadın cinayetleri her geçen gün artarken haklarımıza saldıran erkek şiddetini önlemek için hiçbir şey yapılmıyor. İktidarın önleyici politikalar uygulamaması sebebiyle ülkemizde yaşanan kadın cinayetlerinin ne ilki ne de sonuncusu olacaktır. Kadınlar, bazen eşi, bazen eski eşi, sevgilisi, babası, abisi ve hatta hiç tanımadığı bir erkek tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetlerini önlemek için İstanbul Sözleşmesi derhal uygulamaya konulmalıdır. İstanbul Sözleşmesi’nin öncelikli amacı olan suçu önlemeye ilişkin uygulamalar, yok sayılamaz. Her gün en az iki kadın hayattan koparılırken yasalara sahip çıkan, her zaman katilin ve kadınları öldüren düzenin karşısında olacağız. Kadınların güven içinde yaşayacağı bir dünya için mücadele edeceğiz. Bu yaşanan vahşeti kınıyoruz. Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır diyoruz. Kadın cinayetlerini önlemek için İstanbul Sözleşmesi derhal uygulamaya konulmalıdır” dedi.
‘ADIVAR’IN MÜCADELESİ, BİZLERE MİRASTIR’
Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Türk edebiyatının en değerli isimlerinden biri olan Halide Edip Adıvar, sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir siyasetçi, milletvekili, edebiyat profesörü, akademisyen ve öğretmendir. Öyle ki Kurtuluş Savaşı’nda cephede, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında görev yapmış olması sebebiyle kendisi Halide Onbaşı olarak da anılır. Ateşten günlerin güçlü kadını, kurtuluş mücadelemizin kahraman onbaşısı, cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının öncülerinden olan Halide Edip Adıvar’ı vefatının yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz. Kadınları Yükseltme Derneği’nin kurucusu olan Adıvar’ın mücadelesi, bizlere mirastır” ifadelerine yer verdi.
‘HER TÜRLÜ ZORLUĞU GÖZE ALIRLAR’
Sözlerine son veren İşeri, “Çalışan Gazeteciler Günü, gazetecilik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için 1961’den beri 10 Ocak günü düzenlenen Türkiye’ye özgü bir kutlama günüdür. Türk basın tarihine Dokuz Patron Olayı olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasal güvence altına alındığı 10 Ocak 1961 tarihi önem taşımaktadır. 1961-1971 yılları arasında Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmış, ancak 1971’de gazetecilerin bazı haklarına getirilen sınırlamalarla birlikte bayram olmaktan çıkarılmıştır. Gazeteciler, ülkede ve dünyada meydana gelen herhangi bir olayı, durumu veya gelişmeyi yazıp insanlara duyurmakla görevlidir. Tüm bu gelişmeleri bizlere sunmak için her türlü zorluğu göze alırlar. Bugün gazeteciler belki işkence ile öldürülmüyor ancak mesleğini yapmaya çalışan gazetecilerin yaşam hakları ellerinden alınıyor. Aylarca, yıllarca cezaevinde tutma ile cezalar veriliyor. Çıkarılan sansür yasasıyla işsiz bırakılarak mesleki faaliyetlerini gerçekleştirmeleri engelleniyor. Yani tek cümle ile özetlersek gazetecilik mesleği öldürülüyor. Sadece işini yapmaya, ekmeğini kazanmaya çalışan gazetecilere saldıran her kim olursa olsun en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Gazetecilik mesleğine hak edilen değerin verilerek fikirlerin daha özgürce söyleneceği güzel günlerin olması dileğiyle kamuoyunun aydınlatılması ve bilgilendirilmesi doğrultusunda, her şartta görevleri peşinde koşan, gazetecilik mesleğinin zor şartlarına rağmen mesai kavramı gözetmeksizin büyük bir özveriyle hizmet eden öncelikle Gölcük ilçemizin basın yayın organları içerisinde çalışan muhabirinden sayfa editörüne, yazarlarından matbaasında çalışan tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Görevlerini yaparken hayatlarını kaybeden gazetecilerimizi de rahmetle anıyor, tüm basın çalışanlarımıza hayatlarında sağlık ve başarılar diliyorum” dedi. Erdem ŞENGÜL