İşeri, ‘Böylesi kutsal günde kan dökülüyor’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, Ramazan Bayramı dolayısıyla bugün bir açıklama yaptı. Başkan İşeri, halkın bayramını kutladığı açıklamasında, “Müslümanların bayramında kan dökülüyor” di
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, Ramazan Bayramı dolayısıyla bugün bazı açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, konu ile ilgili açıklamasında, “Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Ramazan Bayramı, Müslüman toplumlara münhasır bir bayram. Ne yazık ki böylesine kutsal bir günde, Müslümanların yaşadığı Ortadoğu ateş çemberi içerisinde. Sürekli kan dökülen ülkeler var. Niçin Müslüman ülkelerde bu denli kan dökülüyor? Kan dökülmeye neden devam ediliyor? Bunun tek bir nedeni var: Demokratik, laik, hukuk devleti yapısında olmamalarıdır. Bizlerin en büyük güvencesi demokratik, laik bir hukuk devleti olmamızdır. Bunu kaybettiğimiz an bizde de Ortadoğu ülkelerindeki yaşam kaçınılmaz olur. Şu anda ülkemizin en büyük derdi ve sorunu, terör ve adaletsizliktir. Terörle mücadelemiz birlik ve beraberlik içerisinde sürmeye devam edecek. Çünkü terör belası hepimizin ortak sorunu. Bunun yanı sıra, ülkemizde herkes ve her alan için yargıda, eğitimde, sağlıkta, sosyal yaşamımızda, işçi ve memur alımlarında, her alanda adalete ihtiyacımız var” dedi.
‘DEMOKRASİ NÖBETLERİMİZİ EVİMİZDE Mİ TUTTUK?’
Başkan İşeri, sözlerinin devamında, “Adaletin olmadığı yerde hukuk ihlalleri var demektir. Hukukun olmadığı yerde demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde barış olmaz, huzur olmaz, kardeşlik, birlik ve beraberlik duyguları azalır. Toplum ayrışır ve kamplaşır. Bunun içindir ki biz CHP olarak genel başkanımızın 15 Haziran’da başlattığı adalet yürüyüşü, şahsımıza münhasır bir adalet çığlığı değildir. Herkes için adalet diyoruz. Bu yürüyüş, kutsal bir yürüyüştür. Halkımızın özgürlüğü, hukuk alanındaki eşitliği, eşit birey olabilmenin bir haykırışıdır. Bu toplumsal demokratik normlarda bir direnme hakkıdır. Bu hak bize anayasamızca sağlanan bir haktır. Nitekim anayasamız, her bireyin izinsiz, toplu gösteri, yürüyüş ve demokratik direnme hakkı olduğunu söyler. Aynı zamanda bu haklar, uyum yasalarıyla da sağlanmış bulunmaktadır. Toplumsal tepkiler, kamu düzenini bozmadan sokaklarda aranır. Bu hep böyle olmuştur. Emekçi, işçi sınıfının sendikal hak aramaları, sokaklarda dile getirilmiştir. 15 Temmuz’daki demokrasimize yapılan hukuksuzluk, aylarca sokaklarda kınanmıştır. Demokrasi nöbetlerimizi evimizde mi tuttuk? Sokaklara çıkarak darbeyi önledik. O sokaklar, demokratik olarak haykırışımızı yükselttiğimiz yerlerdir. Bugün de ülkemizdeki her alanda var olan adaletsizliğe karşı toplumsal bir duyarlılık gösterme amacındayız” dedi.
‘ADALET İÇİN YÜRÜYORUZ’
Başkan İşeri, açıklamasının sonunda ise, “Adalete karşı değil, adalet için yürüyoruz. Bu adalet, bir gün gelir, bu hakkı aramayanların da ihtiyacı olabilir. Bugün adalet yürüyüşünde haykıran on binlerin içinde adaletsizliğe uğrayan çok az sayıda insan var. Ama o on binlerin yüzde 99’u henüz bir adaletsizlikle karşılaşmamış olmasına rağmen adaletsizliğe uğrayanların sesi olmak için yürüyorlar. Onlar biliyorlar ki bu duyarlılığı göstermezsek yarın bizler de bu adaletsizliğe uğrayabiliriz düşüncesinden başka bir şey değildir. Bu ülke bizim. Aynı gemideyiz. Bu gemi batarsa hepimiz batarız. Şunu samimiyetimle ifade edebilirim ki genel başkanımızın dünkü yürüyüşüne katıldığımda şunu gördüm: O samimiyeti beni oldukça duygulandırdı. Herkese adalet için haykırıyoruz. Provokasyonlara kesinlikle mahal verilmeyecek. Sizlere tepki gösterenleri alkışlarla karşılayacaksınız. Aksi takdirde haklı davamız yanlış anlaşılır. Nitekim dünkü yürüyüşümüz esnasında Gerede’de bir grup, rabia işaretleri ile bizleri tahrik etmeye kalktılar. Yollara Sayın Cumhurbaşkanı’nın dev posterini astılar. Biz bunlara alkış ve adalet söylemleri ile karşılık gösterdik. Kısacası bu yürüyüş kutsal bir yürüyüştür. Herkesin adaleti için yapılan bir yürüyüştür. Bu yürüyüşten hiç kimse farklı söylem ve ifadelerle nifak sokmaya kalkmaz. Bizim mücadelemiz salt kendi geleceğimizin mücadelesi değildir. 80 milyonun geleceğinin ortak mücadelesidir” ifadelerini kullandı. Erdem ŞENGÜL